Reklamı Kapat

'Kanal İstanbul'la ilgili o detayı paylaştı: 'Kıyamet burada kopacak

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti’nin düzenlediği ve Genel Başkan Meral Akşener’in de dinleyici olarak katıldığı “Kanal İstanbul Paneli”nde konuştu

İmamoğlu, “Buradan herkese, Ankara’daki bütün yetkililere, bütün İstanbullular adına onların vicdanına sesleniyorum: Gelin aklı, bilimi deneyin. Gelin bir daha düşünün. Bakın bu yanlıştan siz dönün. Bu millet, sizi bu yanlıştan döndürmesin. Vicdanınızın sesine kulak verin. Bu insanların feryadına kulak verin. Ve bu eşsiz şehre, geri dönüşü olmayan bir ihanete kalkışmayın. Çünkü bu şehir, hepimize, geçmişimizden bize emanet edilen bu şehir, geleceğe aynı sağlıklı şekilde emanet edilsin diye teslim edildi. Umarım bunu sağlayacağız ve sizin bu şehre, bu büyük kötülüğü yapmanıza fırsat tanımayacağız” dedi.

“VATANDAŞ BİLGİ SAHİBİ OLDUKÇA ONAY VERMİYOR”

“Bu süreçte vatandaşın, bilgi sahibi oldukça, faydalarını, zararlarını gördükçe, bu projeye asla onay vermediğini de araştırmalardan elde etmiş durumdayız. Tabi bir tavrı görüyoruz: ‘Yapacağız da yapacağız!’ Başka bir tavır yok. ÇED raporu askıya çıkıyor, itirazlar veriliyor, ÇED raporuna yapılan, kurumsal, kişisel itirazlar yok sayılıyor ve ÇED raporu onaylıyor.

Biz de diyoruz ki; bizi, İBB Başkanı’nı ikna etmenize ihtiyaç yok. Bilim dünyasını ikna edin; yeterli. İstanbul vatandaşı zaten o zaman ikna olur. Ama akıl ve bilim, bu anlamda çok net tavrını ortaya koymuştur. Kanal İstanbul’un 2011’de ortaya atıldı. 2015 seçimleri geldi, ‘Şimdi o konuya girmeyelim’ dediler. 2019 yerel seçimleri geldi. Hatırlayın; zerre cümle yok. Bu kadar önemli bir seçim İstanbul’la ilgili. İstanbul’a dair bu kadar önemsedikleri, dünyada en büyük sükseyi yapacaklarına inandıkları projeyle ilgili tek bir cümle etmeden seçimi bitirdiler. Sessizce geçirdikleri bu süreçten sonra da ‘Kazmayı vuruyoruz’ diye ortaya çıktılar.”

“BUKALEMUN PROJE”

“Ben, bu projeye, ‘Bukalemun proje’ diyorum. Her renge giriyor bu proje. 2011’de Sayın Cumhurbaşkanı, bu projenin tanımını, halka hitap ederek şöyle söylüyor: ‘Bu proje, çok boyutlu bir projedir. Aynı zamanda enerji, ulaştırma, bayındırlık, eğitim, istihdam, şehircilik, aile, konut, çevre projesidir. İstanbul’u, tarımı, yeşili, hayvan ve bitki yaşamını koruma projesidir.’ Her şey var projede. Bu açıklamayı en az 10 defa okudum. Bugünün neresiyle uyuşuyor; bulamadım.

O zaman dedim ki, ‘O basit animasyon filminde, tahmin ediyorum Sayın Cumhurbaşkanı’na o dönem başka bir proje anlattılar.’ Bu proje o proje değil. Bu tanımlara uymuyor. İçinde ne ararsan var. Her şeye iyi geliyor! Ben de isyan ediyorum. Kabullenemiyorum İBB Başkanı olarak. İsyan ediyorum. Bu isyanımı milyonlar hemşehrimin duyduğunu da görüyorum. Onların da isyanını görüyorum.”

“BU SÜRECİ MUTLAKA ENGELLEMELİYİZ”

“Akılla, bilimle sağ duyuyla hukuka dayalı olarak bu süreci, çeşitli girişimlerle ortaya koyarak, mutlaka engellemeyiz diye düşünüyorum. Tabii ki çalıştaylar yapacağız, tabii ki bu konuyu tartışacağız, ÇED raporuna itiraz edeceğiz. Şu anda 100 binlik planlar askıda. 1/100.000’lik plan dediğiniz şey, bir kentin değişmez kurallarıdır.

Bu iş kapalı kapılar ardında yapılmaz. Bir proje ofisi tarafından yapılmaz. Kamuoyuna açık yapılır. 100 binlik plan, basit bir konu değildir. Buna da itiraz edeceğiz. Dün ben ettim. Etmeliyiz. Hukuki haklarımızı, sonuna kadar kullanmalıyız. 6 ilçedeki 19 mahallede insanları yerinden edilecek kişi sayısı, 316 bin kişi. 316 bin kişiyi siz, yerinden ediyor ve taşıyorsunuz. Esas problem, esas kıyamet burada kopacak. Oradaki toplum bunun farkında değil.”

18 Ocak 2020 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?