Reklamı Kapat

“Aile yapımız parçalanmak isteniyor”

Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanlığı, Aile Yapımıza Yönelik Tehditler ve İstanbul Sözleşmesi adlı bir konferans gerçekleştirdi.

Ali Çağlar Tınbek
Ali Çağlar Tınbek Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

 Konferansta katılımcılara Aile Yapımıza Yönelik Tehditler ve İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik bir sunum yapan Prof. Dr. Burhanettin Can, “Kamu Baş Denetçiliği’ne en az 50 kişilik dilekçelerle itiraz ettiğinizde İstanbul Sözleşmesi ve bu tür yasaların iptaline karşı Meclis’e bu durum taşınarak gündeme getirilebiliyor. Hep birlikte bu yasa ve sözleşmenin yürürlükten kalkması için, bu adımları atmalıyız” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanlığı, Aile Yapımıza Yönelik Tehditler ve İstanbul Sözleşmesi adlı konferansı düzenledi. Bağcılar Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programın konuğu ise Prof. Dr. Burhanettin Can oldu. Programda, Türkiye’nin Ekonomi Karnesi adlı kısa bir sinevizyon gösteriminin ardından İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasanın aileleri nasıl hedef aldığı ele alındı. Konferansa Saadet Partisi ilçe Başkanı Şakir Şahin, ilçe yönetimi ve çok sayıda parti mensubu katılım gösterdi.

“FARKINA VARMADAN BAŞKALAŞIYORUZ”

Konferansın açış konuşmasını gerçekleştiren Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanı Şakir Şahin, “Bugün burada düzenlediğimiz konferans son zamanlarda her platformda tartışılmaya başlanan bir konudur. Ciddi sıkıntıların doruk noktaya ulaştığı, bir dönemde acaba neler oluyor. Yaşadığımız şehirde ve ülkede bir sorun var. Farkına varmadan başkalaşıyoruz. Aile yapımızda her geçen yıl dağılmalar artıyor. Aile içerisinde şiddetler artıyor. Cinayetler artıyor. Peki, problem nedir? Bu konular hiç konuşulmuyor” dedi. 

“KASIT AİLE YAPIMIZA”

Konferansta toplumsal eşitlik konusuna da değinen Prof. Dr. Burhanettin Can, “Öncelikle aileye yönelik bu hassasiyetiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramındaki eşitlik kelimesi, meydana getirdiği çarpma etkisinden dolayı özellikle insanlar farklı şeyler düşünemez oluyorlar. Ancak bu eşitlik durumu incelendiğinde, bir ifsat hareketi olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum küresel bir proje olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hususta 2013 yılında Sosyal Ekonomik Araştırmalar Merkezi olarak, kadın ve aile konulu bir çalışma yayımladık. Ancak derdimizi kimseye anlatamadık. Yine Türkiye’de ve dünyada kadına şiddet raporu yayımladık. O raporda da derdimizi anlatamadık. Bu konuda aileye karşı küresel darbeyi vuranların attığı en büyük adımsa, ‘özel alan, yani aile alanı şiddetin kaynağıdır’ şeklinde bu cümlelerin geçtiği master ve doktora kaynakları mevcuttur. İşte bu şekilde aile yapımız parçalanmak isteniyor” diye konuştu.

“MAKSATLIDIR VE BİLİMSEL AHLAKA UYMAYAN DAVRANIŞLARDIR”

Türkiye’de yapılan bir araştırmaya atıfta bulunan Can, “Şimdi sizlere Türkiye Cumhuriyet’inde yapılan bir araştırmadan bahsedeceğim. Bu araştırma Başbakanlık Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü’nün 2009 yılında yaptığı bir araştırma. Avrupa’dan gelen paydaşlarıyla beraber Hacettepe Üniversitesi’nin de arasında olduğu, yapılan araştırmadaki ifadeye bakın: ‘Kadınlar için en güvenilir olarak kabul edilen aile, gerçekte kadınlar için güvenilir değildir. Çünkü ailede her on kadından dördü birlikte yaşadıkları erkekler tarafından şiddete maruz kalıyorlar.’ Soru şu; birlikte yaşadıkları erkekler kim dersek, İngilizce karşılığı ‘partner’dir. Gelelim 2019 yılı Polis Akademisi’nin yayımlamış olduğu rapordaki şu ifadeye bir bakın: ‘Eş, duygusal partner’ yani metres hayatı yaşayan insanlar bunlar. Peki, eş kelimesiyle beraber neden kullanıyorlar. Burada bulunan istatistik rakamlarını yüksek göstermek adına kullanıyorlar. Bu tür araştırmalar kasıtlıdır, maksatlıdır ve bilimsel ahlaka uymayan davranışlardır” diye konuştu.

“6284 SAYILI YASA YANİ AİLEYİ YIKMA YASASI”

Programda katılımcılara İstanbul Sözleşmesi ve ona benzer kanun maddelerinin tehlikesini anlatan Burhanettin Can, “İlkokullardaki çocuklarınızın kulağını çekerseniz, çocuklarınıza terlik atarsanız, o çocuklar eğer polise telefon ederse yandığınızın işaretidir. Kıymetli arkadaşlar, tüm bunlar Lut Kavmi’ni anlatan ayetlerdir aslında. Lut Kavmi’nin işlediği çirkinlikler ‘melun’luk olarak bildirilmiştir. İşte İstanbul Sözleşmesi’nde yani 6284 sayılı yasaya göre ‘melun’ kelimesini bu kişilere kullanamazsınız. Çünkü bu bir sözel şiddete girer, iki psikolojik şiddete girer, doğal olarak suç kabul edilir. Bakın bu da başka bir ayet-i kerime, ‘Sarhoşluklar içerisinde, kör ve sersemlerdir’ diyor. Bu kelimeyi de bu kişilere kullanmak suç olarak kabul ediliyor. Ancak, daha vahim bir şey söyleyeceğim size, bakın tüm bunlar 6284 sayılı yasaya göre güvence altına alındı. Asıl vurgulamak istediğim şu, ‘rızası olmaksızın’ yani rızası olursa, zina serbest, eş cinsellik serbest olarak kanunlara geçmiş durumda. 6284 sayılı yasa yani ‘aileyi yıkma yasası’  ve 2011 İstanbul Sözleşmesi’ne göre bu konuda geçen ayet ve hadislere (mülga) yani iptal edilmiştir anlamına gelmektedir. Yani İstanbul Sözleşmesi ve onun benzeri yasalar tamamıyla Kur’an-ı Kerim’e ve hadislerin bu konu hakkındaki hükümlerinin yok sayılması anlamını taşımaktadır. Bu konuyla ilgili yapılacak bir husus var, onu belirtmek isterim. Kamu Baş Denetçiliği’ne en az 50 kişilik dilekçelerle itiraz ettiğinizde İstanbul Sözleşmesi ve bu tür yasaların iptaline karşı Mecli’se bu durum taşınarak gündeme getirilebiliyor. Hep birlikte bu yasa ve sözleşmenin yürürlülükten kalkması için bu adımları atmalıyız” şeklinde konuştu.

12 Ocak 2020 - Gündem

Muhabir Ali Çağlar Tınbek


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?