Reklamı Kapat

Devlet Bahçeli: Kanal İstanbul'dan rahatsızlık duyanlar gayri millidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kanal İstanbul Projesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, 2011 yılında Kanal İstanbul için "Soygun düzenini sürdürecek projedir." demişti.

Büyütmek için resme tıklayın

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kanal İstanbul Projesine yazılı açıklamada bulundu. Bahçeli Kanal İstanbul projesine ilişkin, "Bu projeden hiçbir haklı ve meşru bahanesi olmadan rahatsızlık duyanlar şuursuz ve gayri millidir." dedi. Devlet Bahçeli, 2011 yılında MHP‘nin Bayrampaşa Seçim Yönetim Merkezinin açılışın programında Kanal İstanbul Projesi ile ilgili, "Güya yeni bir kanal açıyorlar, adına da ‘İstanbul Kanalı ve bu bir çılgın proje‘ diyorlar. Bu, soygun düzenini çılgınca sürdürecek bir projedir." demişti. 

"Bahçeli: Kanal İstanbul, soygun düzenini sürdürecek" haberini okumak için tıklayınız

Bahçeli, yazılı açıklamasında, Türkiye'nin bir yandan ağırlaşan bölgesel ve küresel ablukayı kırmak için yoğun mücadele halindeyken, diğer yandan maksatlı biçimde tırmandırılan iç siyasi çekişmelerle meşgul edildiğini savundu. Devlet Bahçeli, kara ve deniz sınırlarının mücavir bölgelerinden kaynaklanan tehditlere cesaretle karşı koyan, misliyle cevap veren Türkiye'nin sahte ve sanal gündemlerle oyalandığını ifade etti. 

'TÜRKİYE'DE SİYASET ŞARTLARI DEĞİŞMİŞTİR'

Devlet Bahçeli, şöyle devam etti:

MHP'nin geçmişte Kanal İstanbul ile ilgili eleştirileri, çekinceleri, ikazları yeri ve zamanı geldikçe yaptığını hatırlatan Bahçeli, "Özellikle 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'nin siyasi şartları değişmiştir. Ancak yalnızca menfi ifade ve menfur isnatlar yoluyla, hazırlanmış projeleri karalamak, hatta kurcalaya kurcalaya kundaklamak derin bir ahlak ve mensubiyet bunalımına işaret etmektedir. Her partinin program ve seçim beyannamesinde ilan edilmiş hedefleri, proje vaatleri vardır, olmalıdır, bu da demokrasinin icabıdır." ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ'DEN KANAL İSTANBUL YORUMU

Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, 27 Nisan 2011'de Kanal İstanbul Projesini milletin bilgisine sunduğunu anımsattı.

Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Aynı kategorik itirazları hızlı tren, üçüncü köprü, üçüncü havalimanı, Marmaray, Avrasya Tüneli, Osman Gazi Köprüsü’nün proje ve yapım aşamalarında da gösteren CHP ve yedekleri, Kanal İstanbul Projesini aşağılamak ve aşındırmak için adeta iftira yarışına girmişlerdir. Söz konusu projeye ucube, cinayet ve ihanet projesi diyen CHP yönetiminin hal-i pürmelali içler acısı, yürek yaralayıcıdır."

Kanal İstanbul ile ilgili açıklamalara tepki gösteren Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

"İsabetli ve tevsik edilmiş eleştiri ve teklifleri muhataplarıyla veya kamuoyuyla paylaşmak varken, 'Yapamazsınız, herkes hayır diyor, iktidar olursak para vermeyiz, projeyi iptal ederiz' demek sorumsuzluk örneğidir. Kaldı ki CHP’nin 'iktidara geliyoruz' iddiaları da uyduruk ve sakil bir hayaldir. Türk milleti bozuk, bozguncu, milli ve manevi değerlerle kavgalı, dahası imha ve iflas mümessili CHP’ye iktidar ruhsatını asla ve kat’a vermeyecektir. Arayışlar boşuna, hevesler beyhudedir."

MHP Genel Başkanı Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:

"CHP Genel Başkanının, CHP'li sözcülerin ve CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının tezviratla ve kulaktan dolma bilgilerle Kanal İstanbul Projesine cephe açmaları bir defa demokrasi ayıbı, siyasi ahlak kaybıdır. Geçmişte, 'Üçüncü köprüye ne gerek var?' diyen, üçüncü havalimanını eleştiri yağmuruna tutan Sayın Kılıçdaroğlu, yapılan yol, köprü, tünel ve havalimanlarını kullanımdan imtina ederse bu elbette kendi bileceği bir şeydir. Paralel emellere meraklı olan CHP Genel Başkanının paralel kanallar açıp, parabol yollar yapıp, paramiliter düşler kurmasının önünde de hiçbir mani hal yoktur."

REFERANDUM ÇAĞRILARI HEZEYANDIR

Kanal İstanbul Projesiyle ilgili referandum çağrılarını hezeyan olarak nitelendiren Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir siyasi partinin seçimden önce vaatlerini sıralayıp iktidara geldikten sonra sözünü tutması milli iradeye saygının gereği, demokrasiye bağlılığın neticesidir. CHP'nin bunu anlaması oldukça zor ve zahmetlidir. Kanal İstanbul; Karadeniz ile Akdeniz arasında geçit olan İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiğini rahatlatmak için İstanbul'un Avrupa yakasında Karadeniz ile Marmara Denizi arasında 43 kilometrelik yapay bir su yoluyla açılacak projenin ismidir."

KANAL İSTANBUL, İSTANBUL BOĞAZI'NIN YÜKÜNÜ HAFİFLETECEK

Bahçeli, "İstanbul Boğazı'nın trafik yükünün azaltılması için tankerlerin, tehlikeli yük taşıyan gemilerin ve bir kısım ticaret gemilerinin Kanal İstanbul'dan geçişe yönlendirileceği anlaşılmaktadır." ifadelerini kullanarak, projenin ÇED raporunun hazırlandığını, ardından onaylandığını ve askıya da çıkarıldığını belirtti. 

Bahçeli, şunları kaydetti: 

"Bu hakkın devri beka sorununa davetiye çıkaracaktır. Kanal İstanbul’un yönetimi ve rejimi iyi yürütüldüğü takdirde Türkiye'nin eli güçlenecek, jeostratejik imkan ve kabiliyeti perçinlenecektir. Şu anda dünyada gerek ticari ve ekonomik amaçlarla, gerekse siyasi ve askeri kaygılarla inşaatı süren pek çok kanal çalışması malumdur, mevcuttur."

KANAL İSTANBUL'U ELEŞTİRENLERİ "GAYRİ MİLLİ" OLARAK NİTELEDİ

Kanal İstanbul projesinden hiçbir haklı ve meşru bahanesi olmadan eleştirenleri "şuursuz" ve "gayri milli" olarak niteleyen Bahçeli, "Elbette mezkur projenin bütün yönleri çok iyi analiz edilmeli, fizibilite çalışmalarıyla birlikte çevreye, ekolojik dengeye, stratejik hedeflere, çok taraflı antlaşmalara ne getirip ne götüreceği basiretle hesap edilmelidir." ifadesini kullandı.

MONTRÖ SÖZLEŞMESİ TÜRKİYE'NİN MİLLİ GÜVENLİĞİNE DESTEKTİR

Devlet Bahçeli, açıklamasına şöyle devam etti:

"Bilhassa Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin ihmali, hafife alınması pek çok badireyi ortaya çıkaracaktır. Ülkemizin Montrö'den mülhem elde etmiş olduğu egemenlik haklarından vazgeçmesi düşünülemeyecektir. Kanal İstanbul Projesi’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı tecrübe, birikim ve kazanımlar dikkate alınarak temin edilmesi hayati önem ve değerdedir. Sözleşmenin, Karadeniz'e kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemilerinin bu denizde varlık göstermelerini kısıtlayan hükümleri şüphesiz Türkiye'nin lehine, milli güvenliğe destektir. Ayrıca, Karadeniz'e kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemilerine getirilen bu kısıtlama, bu denizin emperyalist devletler arasında rekabet ortamı haline gelmesini de engellemektedir.
Kanal İstanbul Projesi'nin ABD donanmasının Karadeniz'e çıkışının ve yerleşmesinin önünü açmak için hazırlandığını söyleyenler sadece yalancı değil, aynı zamanda müfteridir. Mesele rant değil, milli anttır, böyle de olmalıdır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi, daha önce Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nin Türk Boğazları için getirdiği 'askersizleştirme' gibi Türkiye'nin güvenliğine yönelik zafiyetleri ve Boğazlar Komisyonu gibi egemenliğini kısıtlayıcı hükümleri ortadan kaldırmıştır."

Bahçeli, sözleşmenin düzenlenme amacını "Lozan Barış Antlaşması'nın 23. maddesi ile ortaya konan boğazlardan özgürce geçiş ve gemilerin gidiş-gelişi ilkesini Türkiye'nin güvenliği ile kıyı devletlerinin Karadeniz'deki güvenliği çerçevesinde koruyacak bir biçimde düzenlemek." olarak özetledi.

MONTRÖ'NÜN TARTIŞILMASI BEKA SORUNU

MHP'ye göre, Montrö'nün tartışılmasının Türkiye için tehdit ve beka sorunu olduğuna vurgu yapan Bahçeli, "BM Deniz Hukuku Sözleşmesi gereğince, gemiler boğazlardan transit geçme hakkını ücret ödemeden kullanma hakkına sahiptir. Eğer Kanal İstanbul, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne tabi olursa Türkiye hiçbir şekilde geçişlerden de ücret alamayacaktır." ifadesini kullandı.

Demokrasi ahlakı içinde samimi eleştirilerin olması gerektiğine işaret eden Bahçeli, açıklamasını şöyle tamamladı:

"Yaptırmam, yapamazsınız demek yerine muhtemel risk ve olumsuzlukları ortak akıl ve ortak iradeyle belirleyip Türkiye'nin ufkunu aydınlatmak, Türk milletinin geleceğine hizmet etmek namuslu her siyaset adamının görevidir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin yaptığı da yapacağı da budur, bu olacaktır. Türk milletine vadedilmiş projelere ön yargılarla karşı gelmek, hiçbir öneri getirmeden baştan tepki göstermek, müflis ve tükenmiş siyasetçilerin harcıdır. Yapılanı alkışlamak, yapılacak olanları iyi niyetli düşüncelerle, yapıcı eleştirilerle desteklemek Türkiye sevdasıyla yanıp tutuşanların haysiyetidir."

24 Aralık 2019 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

09

Ankaralı - Bahçeli seni bir türlü anlayamadım gitti inan.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Aralık 21:31
08

Ahmet Eskir - Erdoğan aklının başından almış bu adamın

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 25 Aralık 08:17
07

Mahmut Aydın Akdemir - Bahçeli Mevlevi degil ama çok iyi döner Bir zamanlar ecevitin evlatlığıydı şimdi rte nın

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 25 Aralık 01:37
05

kalbikırık - Koltuk deyneklerinin görünüşü değişmiştir . eskiden en iyi ağaçlardan yapılır ve bir değeri vardı şimdi insanlar menfaatleri icabı koltuk değneği oluyorlar ve hiç bir değerleri yok ...

Yanıtla . 10Beğen . 0Beğenme 24 Aralık 17:39
04

ts - bunların kafası sulanmış bir gün başka diğer gün başka konuşuyor..

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 24 Aralık 16:22
03

Hüseyin - Süleyman Demirel vardı "Dün, dündür; bugün bugündür" diyen ! Şimdi her taraf Demirel oldu !

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 24 Aralık 15:45
02

İSMAİL - Gayri milliler el kaldırsın yoklama alıyorum.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 24 Aralık 15:44
01

Hayati Otyakmaz - Türkiye'nin ve Türk Dünyası'nın en büyük bekâ sorunu Bahçeli ve bugün ülkeyi yöneten (!)lerdir.

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 24 Aralık 15:24

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?