Reklamı Kapat

Millî Gazete'nin manşeti Meclis kürsüsünde

2020 yılı bütçe görüşmeleri kapsamında TBMM'de konuşma gerçekleştiren Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Millî Gazete'nin manşetini TBMM kürsüsüne taşıdı.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Milli Gazete'nin manşeti Meclis kürsüsünde
Video için play'e tıklayın

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, TBMM'de dikkat çeken bir konuşma gerçekleştirdi.

2020 yılı bütçe görüşmeleri kapsamında konuşan Karaduman, hazırlanan bütçeye yönelik eleştirilerde bulundu. 

Saadet Partisi olarak, faizin yüksek olmasına değil, bizatihi faizin kendisine karşı olduklarını kaydeden Karaduman, "Bu bütçede kepenk kapatmak zorunda kalan esnafımız yoktur, mahsul üretemeyen çiftçimiz… Bu bütçede kepenk kapatmak zorunda kalan esnafımız yoktur, mahsul üretemeyen çiftçi, cebinde parası kalmayan öğrencimiz yoktur, ay sonunu getiremeyen memurumuz, mezarda emekliliği reva gördüğünüz EYT’li yoktur. Bu bütçede açlığa mahkûm edilen milyonlarca asgari ücretlimiz yoktur. Bu bütçe, Güvenpark’ta kendisini ateşe veren işsiz vatandaşlarımızın derdine derman olacak bir bütçe değildir." ifadelerini kullandı.

MİLLÎ GAZETE TBMM KÜRSÜSÜNDE

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, bütçeye yönelik eleştirileri sırasında kendisini dinleyen milletvekillerine Millî Gazete'nin şeker fabrikaları ile ilgili manşetini  gösterdi. TBMM kürsüsünde Millî Gazete'yi gösteren Karaduman, "Bu bütçeyi hazırlayan anlayışla, bu bütçeyi hazırlayan kapasiteyle golf sahaları yapabilirsiniz, stadyumlar, millet bahçeleri, “bacasız fabrika” dediğiniz cezaevleri açabilirsiniz. Yüzme havuzları, “İnşallah müşteri sayısı artacak.” dediğiniz hasta garantili şehir hastaneleri, geçiş garantili köprü ve otoyollar, yolcu garantili havalimanları yapabilirsiniz ancak bir tane dahi fabrika açamazsınız. Bakın, yine, diğer taraftan, şeker fabrikalarını satar Rusya’dan şeker ithal edersiniz. Vatandaşa mermi hesabı yapıp Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nı yabancı sermayeye peşkeş çekersiniz. Bu ülkeyi Kanada’nın mercimeğine, Gürcistan’ın samanına, İsrail’in tohumuna muhtaç hâle getirirsiniz" dedi.

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman'ın TBMM'deki konuşmasını izlemek için tıklayınız.

TBMM tutanaklarına göre Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman'ın TBMM'de gerçekleştirdiği konuşma şu şekilde:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Burada 2020 yılı için görüşülen bütçe 82 milyon vatandaşımızın hayatını doğrudan etkileyecek bir bütçedir. Ancak bu bütçe teklifine baktığımızda görüyoruz ki, ifade edilen hususlara baktığımızda Türkiye, geleceği parlak bir ülkedir ve geleceği parlak olarak kalmaya devam edecektir. Ancak ne var ki, bu bütçe iktidar için artık denizin değil, kumun dahi bittiğinin göstergesi hâlindedir. Belli ki üzerinde konuştuğumuz bu bütçe, komşusu açken tok yatmamak için sermaye sahiplerinin mahallesine taşınanlar tarafından hazırlanmış bir bütçedir. Bu bütçeyi hazırlayan anlayışla, bu bütçeyi hazırlayan kapasiteyle golf sahaları yapabilirsiniz, stadyumlar, millet bahçeleri, “bacasız fabrika” dediğiniz cezaevleri açabilirsiniz. Yüzme havuzları, “İnşallah müşteri sayısı artacak.” dediğiniz hasta garantili şehir hastaneleri, geçiş garantili köprü ve otoyollar, yolcu garantili havalimanları yapabilirsiniz ancak bir tane dahi fabrika açamazsınız. Bakın, yine, diğer taraftan, şeker fabrikalarını satar Rusya’dan şeker ithal edersiniz. Vatandaşa mermi hesabı yapıp Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nı yabancı sermayeye peşkeş çekersiniz. Bu ülkeyi Kanada’nın mercimeğine, Gürcistan’ın samanına, İsrail’in tohumuna muhtaç hâle getirirsiniz.
Öyle ki 1986 yılından 2004 yılına kadar yapılan özelleştirmelerin toplam tutarı 8 milyar dolar iken son on dört yılda yapılan özelleştirmelerin toplam tutarı 60 milyar doların üzerindedir.
Bütün bunların neticesinde, 2002 yılında iktidara geldiğiniz gün nüfusun yüzde 1’i toplam servetin yüzde 38’ine sahipken bugün geldiğimiz noktada nüfusun yüzde 1’i toplam servetin yüzde 60’ına sahip hâle gelmiştir. İşte, bunun adı sömürge tipi kalkınma modelidir.
Şu elimde gördüğünüz kitabı eğer okursanız “sömürge tipi kalkınma” deyince neyi ifade ettiğimizi öyle zannediyorum ki çok daha iyi anlarsınız. Diğer yandan, üretim ekonomisini değil, ifade ettiğim sömürge tipi kalkınma anlayışını benimseyenlerin yegâne ödevi, faiz lobisine hizmet etmekten başka bir şey olmayacaktır.
Bilinir ki bizim inancımızda bir zekât müessesi vardır. Zekât, kaynakları zenginden fakire doğru aktararak toplumda gelirin adil bir şekilde paylaşılmasını sağlarken faiz tam aksine kaynakların zenginde temerküz etmesini sağlayarak gelir dağılımında adaletsizliği derinleştirir. Dolayısıyla faiz, zengini daha da zengin, yoksulu daha da yoksul yapan bir sömürü aracıdır. Bakınız, tam da burada yıllara göre bütçede faize ayrılan miktarı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bakın, 2006 yılında 45 milyar TL para bütçeden faize ayrılmışken 2020 yılı bütçesinde bunun 3 katından fazlası yani 138 milyar lira para faize ayrıldı.
2006 yılında bütçeden 45 milyar lira faize ayrılmışken… 2020 yılı bütçesinde bunun tam 3 katından fazlası… Bir daha baştan alıyorum: 2006 yılında bütçeden faize ayrılan miktar 45 milyar TL’yken getirdiğiniz 2020 yılı bütçesinde faize ayrılmak istenen miktar bunun 3 katından daha fazlası, 138 milyar TL’dir. 138 milyar TL’dir. Bakın, yatırım için ayırdığınız miktarın 2 katından daha fazlasını faizci, rantiyeci anlayışa aktarılmak istenmektedir. Faiz için ayrılan bu 138 milyar TL, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı için ayrılan toplam bütçeden daha da fazladır. Bu tablo aynı zamanda bu ülkede kaynakların nereye aktarıldığının en bariz göstergesidir.
Şimdi, siz burada “Faiz bir dünya gerçeğidir.” diyebilirsiniz ama biz diyoruz ki: “Faiz bir dünya gerçeği değil, köleliğin ta kendisidir.” Bu sebeple, biz Saadet Partisi olarak, faizin yüksek olmasına değil, bizatihi faizin kendisine karşıyız.
Diğer taraftan, bu bütçede kepenk kapatmak zorunda kalan esnafımız yoktur, mahsul üretemeyen çiftçimiz… Bu bütçede kepenk kapatmak zorunda kalan esnafımız yoktur, mahsul üretemeyen çiftçi, cebinde parası kalmayan öğrencimiz yoktur, ay sonunu getiremeyen memurumuz, mezarda emekliliği reva gördüğünüz EYT’li yoktur. Bu bütçede açlığa mahkûm edilen milyonlarca asgari ücretlimiz yoktur. Bu bütçe, Güvenpark’ta kendisini ateşe veren işsiz vatandaşlarımızın derdine derman olacak bir bütçe değildir.
Daha dün, Çorum’da 2 genç yoksulluk sebebiyle intihar etti ve evvelki gün Konya’nın Ilgın ilçesinde, yine 2 genç yoksulluk sebebiyle intihar etti. Keza, İstanbul’un Fatih ilçesindeki, Antalya’daki intihar olayları yine geçtiğimiz günlerde yaşandı. Yoksulluk toplumun geneline sirayet etmişken sizler itibarda tasarruf etmemekte ziyadesiyle ısrarcısınız. Sonuç olarak, milletimizin bu bütçeye tepkisi sizlere gösteriyorum. Bu bütçe, halkın bütçesi değil israfın, faizin ve rantın bütçesidir. Bütçeyi bu şekliyle onaylamamız, bu günaha ortak olmamız asla mümkün değildir. Bu kart, milyonlarca insanımızın yüreğinin ve vicdanının sesidir. Yine bu kart, alın terini, emeği ve hoşgörüyü tasallutunuzdan kurtarmak adınadır. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

21 Aralık 2019 - Gündem

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hasan - Iktidara güzel bir ders vermiş! Dersi dinleyip anlayan çalışkan iktidar olmayinca bu DERS den ders ÇIKARACAK OLMAYACAK, çünkü çalişkan biri yok!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Aralık 18:37

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?