Reklamı Kapat

'Asgari ücret ne kadar olmalı?' sorusuna Saadet'ten anlamlı cevap

Asgari ücret konusuna dair konuşan Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Sevim, "Asgari ücret, bir babanın başını önüne eğdirmeyecek, bir annenin gözyaşını dindirebilecek kadar olmalı!" dedi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan 15 kişilik heyetle toplantılarına başladı. 2020'de geçerli olacak asgari ücret dört toplantının ardından belirlenecek.

Türkiye'de 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren karar öncesi Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Sevim önemli açıklamalarda bulundu.

'ASGARİ ÜCRET SEFALET ÜRETMESİN'

'Tükenmez Haber' isimli siteye konuşan Sevim, “Asgari ücretin belirlenmesi noktasında kurulan masanın yetersiz olduğunu düşünüyoruz. O masada asgari ücretle geçinmek zorunda olan kim var? Asgari ücretlinin yaşadıklarını yaşayan kim var? Çocuğuna süt alamamış kaç kişi oturuyor o masada? Alınterinin sözü ne kadar geçiyor?” diye sordu. 

Sevim, "Asgari ücret, bir babanın başını önüne eğdirmeyecek, bir annenin gözyaşını dindirebilecek kadar olmalı!" ifadelerini kullandı.

2020 için asgari ücret görüşmeleri başladı. Görüşmelerden nasıl bir sonuç çıkması bekleniyor?

Üzülerek ifade ediyorum ki, çok büyük bir beklenti içerisinde değiliz. Son birkaç yıla baktığımızda, asgari ücret artışlarında kısmi bir yükseliş olsa da, bu asla yeterli düzeyde olmadı. Bu görüşmelerden de ciddi bir iyileştirme çıkacağı kanaatini taşımıyoruz. Geçmiş bize bunu söylüyor. İşveren temsilcilerinin teklifi bize bunu söylüyor. Hatta ve hatta işçi sendikalarının dahi teklifi bize bunu söylüyor. Tabii, biz bunu herhangi bir kesimi suçlamak ya da eleştirmek adına söylemiyoruz ancak biz asgari ücret ile ilgili ilkesel olarak yoksulluk sınırının baz alınmasını talep ediyoruz. Bu hemen bu yıl gerçekleşsin demek gerçekçi değil bunu da biliyoruz. Ancak bir hedef bu ortaya konmalı ki bu yönde adımlar atılabilsin. Yoksa maalesef her görüşmenin sonu hüsranla neticeleniyor.

‘ALIN TERİNİN SÖZÜ NE KADAR GEÇİYOR?’

Asgari ücret nasıl belirlenmelidir?

Asgari ücretin belirlenmesi noktasında kurulan masanın yetersiz olduğunu düşünüyoruz. Hükümet orada, işveren sendikası orada, işçi sendikaları orada. Tamam buraya kadar güzel ancak sendikası olmayan işçileri kim temsil ediyor? Türkiye’de sendikalı olmanın ne kadar çetrefilli bir hadise olduğu zaten herkesin malumu.
Daha da ötesi, o masada asgari ücretle geçinmek zorunda olan kim var? Asgari ücretlinin yaşadıklarını yaşayan kim var? Çocuğuna süt alamamış kaç kişi oturuyor o masada? Alın terinin sözü ne kadar geçiyor? Yanılmıyorsam, geçen yıl bir güvenlik kardeşimiz masadaydı. Masanın daha fazla işçiyle yeniden dizayn edilmesi gerekiyor. Yani o masaya ruhunu işverenin,  devletin değil geçim sıkıntısını her saniye hisseden kardeşlerimizin vermesi gerekiyor. Böyle olmayınca masadan refah değil pazarlık çıkıyor. Rakamlar, istatistikler, piyasalar dikkate alınsın, kimseye haksızlık edilmesin tamam ama asgari ücret azami sefalet üretmesin.
Şunu da belirteyim, bugün asgari ücretli bir baba, bırakın çocuğunu gezdirmeyi, onunla dışarıda sosyal faaliyette bulunmayı, çocuğunun yırtılan ayakkabısını, küçük gelen pantolonunu, okulda giyeceği kıyafetini dahi alamaz! Bir ücret, bir babayı, evladının kahramanı olan bir babayı, çocuğunun ekonomik olarak en hayati ihtiyaçlarını dahi karşılayacak noktaya ulaştıramıyorsa onun adı esasen ücret bile olamaz!

‘ASGARİ ÜCRET YOKSULLUK SINIRINDA OLMALI’

Saadet Partisi ‘asgari ücretin’ ne kadar olmasını istiyor?

Asgari ücretin yoksulluk sınırında olması şart. Bugün için bu rakam da 6 bin 700 lira civarında. Bir evde bırakın tek asgari ücretlinin çalıştığını iki asgari ücretli bile çalışsa bu rakamın yanından geçemiyor. 3 asgari ücret dahi buna yaklaşamıyor. Öte yandan, 6 bin 700 lira asgari ücret bugün verelim diyemiyoruz belki ama bunu örneğin 5-6 yıllık bir vadede ulaşılması gereken bir hedef olarak önümüze koymalıyız. Bunu sadece işverenlerin sırtına yüklemek de olmaz, örneğin ilk olarak, geçmişte meclisteki partilerin uzlaştığı asgari ücretten vergiyi kaldırarak bu işe de başlayabiliriz.
Güçlü üretim hamleleriyle işe başlayabiliriz. Kaynakları rantiyeye değil toplumun tamamına yayarak bu işe başlayabiliriz. Evet, ülkemizde bir ekonomik kriz var ama bazı şeyleri yapmak için inanın büyük adımlara değil cesur adımlara ihtiyaç var. O cesaret sergilendiğinde sonucun ne kadar müspet olduğunu da geçmişte tecrübe ettik. 
Biz 1996’da iktidara geldiğimizde, Erbakan Hocamız asgari ücretliye yüzde 101 oranında zam yapmıştı. Burada niyetler, burada ilkeler devreye giriyor. Elbette ki kimseye kötü niyetli demiyorum ama bizden başka kimsenin böyle bir hedef koyduğuna da şahitlik edemiyorum. Özetle asgari ücret, bir babanın başını önüne eğdirmeyecek, bir annenin gözyaşını dindirebilecek kadar olmalı!

‘KİMSENİN CİDDİ BİR UMUDU VE BEKLENTİSİ YOK’

İstanbul gibi büyük bir işçi kentinin il başkanı olarak görev yapıyorsunuz, temasta bulunduğunuz işçiler asgari ücret görüşmelerini nasıl takip ediyor, gözlemleriniz nelerdir?

Kimsenin ciddi bir umudu, ciddi bir beklentisi yok. Elbette ki görüşmeleri merakla takip ediyorlar ama bir şeylerin değişeceğini düşünmüyorlar. Ben size daha başka bir şey de söyleyeyim. Bugünkü asgari ücret açlık sınırının dahi altında. Bugün ülkemizde geçerli olan bu vahşi kapitalist düzen, birçok kardeşimizde bu durumu sorgulayacak mecal dahi bırakmıyor.
Şunu da ifade etmiş olayım, bu ülkede asgari ücretin altında dahi çalışmak zorunda kalan insanlarımız var! Bununla da etkin mücadele edilmeli.

‘İŞÇİ KARDEŞLERİMİZLE YÜRÜMEYE HAZIRIZ’

Bu süreçteki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Biz bu meselenin takipçisiyiz. Genel Merkezimizden, ilçe teşkilatlarımıza kadar takipçisiyiz. Aynı zamanda asgari ücretle geçinen pek çok mensubumuz olması hasebiyle de biz bu meselenin tarafıyız da aynı zamanda. Bu konuda atılan adımları, atılması gereken adımları, atılması gerektiği halde atılmayan adımları takip ediyoruz.
Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu’nun bu konuda açıklamaları var. Kamuoyunda farkındalık oluşturmak adına hem Genel Merkezimizin hem de Gençlik Kollarımızın sosyal medya çalışmaları oldu. İstanbul olarak ilçe ilçe gezip bu konuda açıklamalarda bulunuyoruz. Bunların yanı sıra gerçekleştirdiğimiz her çalışma bir asgari ücret çalışması aslında. Çünkü iktidara geldiğimizde bu meselede kalıcı çözümü üreteceğimize inanıyoruz. Buradan sendikalara da çağrı yapmak istiyorum. Gerek bu görüşmeler sırasında gerekse sonrasında, işçi kardeşlerimiz için atılacak her olumlu adımda onlarla birlikte yürümeye hazırız!

20 Aralık 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Birisi - Asgari Ücret:

Ülkenin en tepesindeki ne kadar alıyorsa en altındaki de o kadar almalı, bundan başka miktarların hepsi zulümdür. Bir vatandaşın, kendi seçtiği işçiden (başkandan) daha az maaş alıyor olması tamamen saçmalıktır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Aralık 16:06

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?