TV5'te katıldığı 'Buyurun Başlıyoruz' programında konuşan Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, 17-25 Aralık sürecinde dönemin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın Hürriyet Gazetesi'nin Ankara temsilcisi ile yaptığı telefon görüşmesinde sarfettiği "Bakara-makara" sözlerini gündeme getirerek, kamuoyunun bu durumun fikri takipçisi olması gerektiğini söyledi. O dönem Hürriyet Gazetesi'nin Ankara temsilcisi olan kişinin, bugün TRT'de programlara katıldığını ve Egemen Bağış'ın da Prag'a Büyükelçi olarak atandığını söyleyen Kurdaş, "Bunun bir hesabı olması gerekirken, maalesef bugün Egemen Bağış ve bu şahıs ödüllendirilmiş durumda" ifadelerini kullandı.
İşte Mustafa Kurdaş'ın konu ile ilgili açıklamaları:
"17-25 Aralık sürecinde çıkan tapeleri, benim dinlememe gerek yoktu. Zaten neyin ne olduğunu herkes biliyordu. Mesela biz tape sürecinde, bir muhalif gazete olarak bu tapeleri hiçbir şekilde yayınlamadık. Çünkü bir maksatla kullanılıyordu. Milli Gazete sadece bir tapeyi manşet yapmıştır. O da Egemen Bağış'ın Bakara suresine, Kur'an'ı Kerim'e hakarete yeltenmesiyle ilgili bir telefon konuşmasıydı. Biz bunu yayınladık ve çok da etkili bir şekilde manşet attık. Bu da o konuyla ilgili tek manşetimizdi. Sonra da Aydın Doğan'ın Hürriyet Gazetesi, Egemen Bağış'ın muhatabı olan o Ankara temsilcisini görevden aldı. Böylelikle bu durum da teyit edilmiş oldu.
"Aydın Doğan'ın cezalandırdığı kişi TRT'de programlara çıkıyor"
Bugün Egemen Bağış, Prag'ta Büyükelçilik yapıyor. Siyasete getiremediler. Çünkü bu konu her zaman onun karşısına gelecekti. Zihinlere kazınmış bir konudur. Her cuma attığınız twitler ile bakara makara diye dalga geçip, bununla ilgili bir gazetenin Ankara temsilcisi ile konuşma yapıyorsunuz. Bunun da bir hesabı olması gerekiyordu. İşte o gün Hürriyet'in ve Aydın Doğan'ın cezalandırdığı bu kişi, bugün TRT'de çıkıyor. Bu adamı nasıl programlara çıkarırsınız? Bu iade-i itibar üstünde bir şeydir. Taltif var burada.
"Fikri takip bakımından önemli bir konu"
Belli ki Egemen Bağış Prag'a giderken, bu şahsın elinden de tutulmuş. Kimin himmetidir bilemem. Genelde bu himmet işleri Tayyip Bey'den habersiz yapılıyor gibi gösteriliyor. Tayyip Bey'in hiç haberi olmuyor nedense...
Bu konunun tekrar kamuoyunun gündemine gelmesi gerekiyor. Yani Egemen Bağış ve Hürriyet'in o günkü Ankara temsilcisi, bugün neredeler, ne yapıyorlar? Benim için fikri takip bakımından önemli bir konudur. Maalesef biri Prag'ta Büyükelçi, şükür siyasete giremedi. Ama öbürü bugün milletin televizyonu olan TRT'de, benim de vergi verdiğim televizyonda gelip konuşma müsadesi alabiliyor."





