Reklamı Kapat

Dikkat çeken yazı: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kardeşleri malum zat oldu

Gündemde 'İstanbul Şehir Üniversitesi' üzerinden yaşanan tartışmalar kamuoyunun dikkatini çekerken medyanın önemli kalemleri AKP üzerinden gelişen olayları köşelerine taşıdı.

'İstanbul Şehir Üniversitesi' üzerinden ortaya çıkan gelişmeler medyada geniş yer tutmaya başladı.

Yeniçağ gazetesi yazarı Murat İde, son günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP'den ayrılan eski AKP'liler arasında 'İstanbul Şehir Üniversitesi' üzerinden yaşanan tartışmaya ilişkin 'Menfaat Kardeşliği' başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AKP'den ayrılan kişiler için geçmiş dönemde 'kardeşim' diye hitap ederken meydan gelen görüş ayrılıklarından sonra 'Malum zat' şeklinde hitap ettiğini ifade eden Yeniçağ yazarı İde, şu ifadelere yer verdi:

"Dedi ki Tayyip Erdoğan; Şehir Üniversitesi üzerinden kamu bankasını dolandırmaya kalkıyorlar...
Kim için dedi? "AK Parti'nin genel başkan adayı Ahmet Davutoğlu kardeşimdir." dediği Ahmet Davutoğlu için...
Dedi ki Tayyip Erdoğan; Bu Şehir Üniversitesi meselesi için, selef olan Cumhurbaşkanı da beni aradı. Kusura bakmayın dedim...
Kim için dedi? 2007'de; 'Cumhurbaşkanı adayımız kardeşim Abdullah Gül'dür.' dediği Abdullah Gül için dedi...
Gerçi daha önce dediği gibi, 'Birileri' demedi. Ama "11. Cumhurbaşkanı" da demedi. 'Selef' deyip geçti."

"HESAPLAŞMA SİYASİ DEĞİL HUKUKİ OLMALI"

Yazısına Ahmet Davutoğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hitaben 'Mal varlıkları açıklansın' açıklamasıyla devam eden Yeniçağ yazarı İde, "Ahmet Davutoğlu resti gördü, "Mal varlıkları açıklansın" falan dedi. Bunlar hep işin medyatik boyutu. Karşılıklı taşlar atılıyor. Millet tenis maçı izler gibi, bir o yana bir bu yana bakıyor.17 yıldır susan bazı arkadaşların dili çözülüyor, falan filan. Bu kakafonide şu noktayı kaçırmayın derim. Eğer Türk Milleti'nin malı olan bir kamu bankası dolandırılmak istendiği iddiası, 'Siyasi bir hesaplaşmanın' malzemesi değildir. Bu, bildiğin 'Hukuki bir hesaplaşmayı' gerektirir" dedi.

Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'nun karşılıklı suçlamalarının mecrasının siyaset değil hukuk olması gerektiğini söyleyen Yeniçağ yazarı İde, yazına şu şekilde devam etti:

"Düne kadar karnından konuşanların, bugün dilleri devreye girmişse, insanın gözü doğal olarak cesur ve yeminine sadık bir 'Savcı' arıyor.
Çünkü bu hesaplaşmanın adresi toplantı salonları değil, mahkeme salonlarıdır. 
Bir taraf 'Üniversite arazisi üzerinden dolandırma' girişiminden bahsediyorsa, diğer taraf, 'Mal varlıkları açıklansın' diyorsa, bir bildikleri var demektir.
Ve o bildikleri neyse, kendilerinden çok, milletin hazinesini, milletin parasını ilgilendiriyordur. Dolayısıyla, evelemeye gevelemeye gerek yok, herkes bildiğini anlatmak zorundadır.
Bülent Arınç'ın deyimiyle, 'Türkiye bağırsaklarını temizlemek zorunda'dır. İlk sortilerden anlıyoruz ki, çoook birikmiş çok. Ben demiyorum, biriktirenler diyor."

10 Aralık 2019 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

04

Zeki Maboçzade - vay be, bu siyaset ne acip bir şey....

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 10 Aralık 11:56
03

Adnan - Bülent arınç nerdesin Türkiye bağırsaklarını temizler mi?

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 10 Aralık 11:32
02

Recep Bayrak - Ben buyazıdan anlıyorumki bu kardeşler senelerce beraberler idi ve devlet yönetimindelerdi orta yerde bir şeyler varsa hepsi de biliyor demektir bekleyelim görelim demekki devletin yüksek kademeleride kendi içlerinde birşeyler biliyor demektir.. .

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 10 Aralık 08:32

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?