Reklamı Kapat

Çinli müsteşara çağrı: İstediği kanalda tartışmaya varım

Doğu Türkistan'daki ailesinden acı haberler paylaşan Prof. Abdürreşit Celil Karluk, Çin’in Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı'nın gerçekleştirdiği basın toplantısında sarf ettiği sözlere cevap verdi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Abdürreşit Celil Karluk, Doğu Türistan'daki ailesine ilişkin geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu açıklamada yürek sızlatan bilgiler vermişti. Prof. Abdürreşit Celil Karluk, Doğu Türkistan'da bulunan aile fertlerinden acı haberler aldığını belirtmişti.

Abdürreşit Celil Karluk'un bir kardeşi işkence sonucunda felç olduğu ifade edilmişti. Karluk diğer kardeşlerinin de toplama kampında olduğunu söylemişti.

Abdürreşit Celil Karluk'un 80 yaşındaki annesinin yanı sıra yeğenlerinin akıbetinin de belirsiz olduğu kaydedilmişti.

ÇİNLİ MÜSTEŞAR BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Abdürreşit Celil Karluk'un ailesinin durumu hakkında medyada çıkan haberler büyük yankı uyandırmıştı. Özellikle sosyal medyada konu çok konuşulurken Çin’in Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Cheng Weihua geçtiğimiz günlerde Türkiye'den bir kısım basın mensupları ile bir araya geldi.

Çin’in Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Cheng Weihua'nın basın mensupları ile gerçekleştirdiği buluşmaya dair Çin'in Ankara Büyükelçiliği'nin twitter hesabında şu ifadelere yer verildi:

"6 Aralık’ta, Çin Ankara Büyükelçiliği'nin Elçi-müsteşarı Sayın CHENG Weihua, değerli Türk basın mensuplarıyla çay sohbetinde bulundu. Sayın CHENG, Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ile ilgli bilgi verdi ve sorulara cevap verdi."

Çin’in Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Cheng Weihua gerçekleştirdiği basın toplantısında Çin'in uygulamalarını meşrulaştırmaya çalıştığı görüldü.

ABDÜRREŞİT CELİL KARLUK'TAN CHENG WEİHUA'YA CEVAP

Çinli Müsteşar Cheng Weihua, basın toplantısında Prof. Abdürreşit Celil Karluk'un ailesinin durumuna da değinirken Abdürreşit Celil Karluk'tan Weihua'ya cevap geldi.

Kırım Haber Ajansı'nın aktardığına göre Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, Doğu Türkistan konusunda Çin’in, Türkiye kamuoyuna yönelik provokasyon ve algı kokan ithamları hakkında şu ifadeleri kullandı:

28 Kasım 2019’da ailemle ilgili tanıklık video ve haberleri, Twitter’da paylaşıldıktan sonra on binlerce duyarlı insan ses verdi. Twitter’ın gücü ve etkisini anlamayan, Çin’in Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Bay Cheng yandaşı medyalara beni ‘elçiliğe başvurmadı’ diye şikayette bulunmuş.

“İSTERLERSE TÜRKİYE’DE İSTEDİKLERİ KANALDA TARTIŞMAYA VARIM”

Bay Cheng’in dil üslubuna, kibrine, paylaştığı birçok yanlış, yanlı bilgilere girmeyerek şahsım ve ailemle ilgili kısımlara cevap vereceğim. İsterlerse, Türkiye’de istediği kanalda canlı yayında ilgili konuları konuşmaya, tartışmaya varım.

“KARDEŞLERİME İŞKENCE YAPILDIĞI DOĞRU MU?”

Bay Cheng Weihua, esas soruma cevap vermiyor. Ailemdekiler: Annem Havahan Mehmet, Kardeşlerim: Turdihaci, Abdülhemit, Abducappar, Abdülgaffar ve çocukları nerede? Kamplarda mı? kardeşlerime işkence yapıldığı doğru mu?
Ya kendi söyleminiz ile ‘aslen Uygur/xinjianglı’ dersiniz veya medeni bir şekilde köken kurcalamadan konuya geçersiniz. Elbette bir bilim insanına, akademisyene saygınız varsa o kadar küçümseyici tonlama ve incitici tavırlar sergilemeden medeni bir şekilde konuyu anlatırsınız.
Türk vatandaşlığına geçtikten sonra, Çin vatandaşlığından çıkmak için konsolosluğunuzda gerekli tüm işlemleri yaptım. Evraklarımın tamamı elçiliğinizin konsolosluk biriminde mevcuttur. İsterseniz işlemi yapan ilgili memurun ve ateşenin bilgilerini verebilirim.
Sayın Müsteşar, Türkiye’deki bazı elçiliklere girenlerin Cemal Kaşıkçı örneğinde feci akıbete maruz kalabileceği biliniyor. Eğer resmi güvence verirseniz, ben değil şu an Türkiye’de on binlerce insan akrabasının durumunu öğrenmek için başka yere değil elçiliğinize akın edecektir.
Bay Cheng, medeni dünyada sosyal medya kısılan veya kıstırılan seslerin duyurulması için önemli bir mekandır. Bunun tersinin düşünülemediğini (Neden size gelmediğimi) de lütfen siz düşünün. Twitter olmasaydı belki bu kadar masraflı açıklamayı da yapmayacaktınız.
Bay Cheng ‘Sorunun olmadığını söylemiyorum, olup olmadığını gerçekten bilmiyorum.’ ve ‘Twitter’den anladık, biz ona yardımcı olmak istiyoruz, biz sorduk haber bekliyoruz’ diyor. İletişim o kadar gelişmiş Çin’de, Bu haber, neden bu kadar uzamaktadır? Sabırsızlıkla bekliyorum.
Diplomatsınız, lütfen mesleğinizin etik sınırlarını zorlamayın, ben seviyenize ne yazık ki düşemiyorum. Aldığım gücü sorgulamışsınız kendinizce, ima ettiğiniz güçler ve örgütlerle asla işim olmaz. Ben bir akademisyenim ve etrafımda milyonlarca insanlık onurunu yitirmemiş insanlar var.
25 yıldır Çin’de, Avusturalya’da, ABD’de, İtalya’da ve Türkiye’de çeşitli milletlerden yetiştirdiğim, eğittiğim, ders verdiğim, etkilediğim farklılıklara saygılı, çoğulculuktan yana, insan haklarına saygılı binlerce medeni talebem var. Benim gücüm işte onlardır.
Benim gibi insanların amacı; Çin’i olduğu gibi, her yönü ile insanlara objektif anlatmaktır. Çin-Türk ilişkilerinin eşit, saygılı olmasını istemektir. Türk-İslam dünyasıyla sağlıklı ilişki kurmanızın yolu: kontrolünüzdeki Türk soylulara özellikle 1994’ten beri uygulamakta olduğunuz gayri insani politikalarınızdan derhal vazgeçmekten ve kâğıt üzerindeki yasalarınızı tam tamına uygulamaktan geçer. Bunu Pekin’de de söylemiştik.
Bu çok gülünç iddialardan ve bu seviyesiz hatanızdan dolayı üstleriniz, belki sizi Çin’e geri çekebilir. Bay Cheng, elinizde bulunan aile üyelerimle ilgili Twitter çıktılarını iyi okumamışsın, beş kardeşim Doğum Kontrol Politikası uygulanmadan önce doğmuştur.
Medeni dünyanın şikâyet ettiği durum ise 1985 sonrası özellikle faşist uygulamaya dönüşen 1994 sonrasıdır. Bence, bu alanda çok çalışmalısınız, küstahlığın da sınırı vardır.
Bay Cheng, şunu da hatırlatmak isterim, lütfen 12 Mukam’ı izleyiniz Uygurların nasıl bir millet olduğunu orada görürsünüz. Sizin Yueju ve Jingju’lerinizden farklı olarak, 12 Mukam’da tek bir tane ‘öldür’ veya ‘intikam’ sözcüğü göremezsiniz. Uygurlar o kadar barışsever, hayatlarını huzurla yaşamayı seven dünyanın en mutedil bir milletidir. Ben bir akademisyen olarak başta gayri medeni ülkelerce sürdürülen devlet terörü olmak üzere terörün her türlüsüne şiddetle karşıyım.

09 Aralık 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Bahri - Çinlilerin anlayacağı tek dil:Kürşat'tır. O'da elimizde kalmadı.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 16:41
01

Ömeri - İnsanlara eziyet eden zalim devletlerin ezdikleri ile konuşup tartıştıkları görülmemiştir.

Çin devleti de zalimliğine devam edecektir tüm güçlüler gibi ???

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 13:36

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?