Reklamı Kapat

Türk akademisyenler araştırma için Çernobil’e gidiyor

Ukrayna ile yapılan anlaşma kapsamında Ankara Üniversitesi akademisyen ve öğrencileri, nükleer bilim alanında ortak çalışma yürütecekler.

Ankara Üniversitesi ile Ukrayna'daki Nükleer ve Radyasyon Güvenliği Ulusal Bilim ve Teknik Merkezi arasındaki iş birliği kapsamında Türk ve Ukraynalı akademisyenler, nükleer bilimler alanında ortak çalışmalar yürütecek.

Türk akademisyen ve öğrenciler Ukrayna'daki nükleer santrallerde ve Çernobil faciasının yaşandığı bölgede bilimsel araştırmalar ve gözlem yapacak.

Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Niyazi Meriç, konuyla ilgili, "Bu iş birliği, Ukrayna'daki nükleer santrallerde rahatlıkla deney yapma, oralardaki uzmanların bilgi birikiminden yararlanmamıza imkân sağlayacak" değerlendirmesini yaptı.

20'nci yüzyılın felaketi

Ukrayna’nın Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali'nde 26 Nisan 1986 günü saat 01:23’te iki büyük patlama meydana geldi.

25 Nisan’da yapılan bir deney sırasında meydana gelen kazaya gerekçe olarak reaktörlerin hatalı tasarımı ve deney için gerekli önlemlerin alınmamış olması gösterilmişti.

Ukraynalı yetkililer tarafında başlangıçta gizli tutulan kaza ilk kez, 28 Nisan’da kendi nükleer santrallerinde radyasyon alarmı alan İsveç tarafından duyurulmuştu.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre yayılan radyasyon miktarı Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının toplamından 200 kat fazlaydı.

Yirminci yüzyılın en büyük felaketi sonrası 1986-1990 yılları arasında 25 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

15 Aralık 2000'de, 15 yıl boyunca çevreye büyük miktarlarda radyasyon yaydığı iddia edilen Çernobil Nükleer Santralı'nın 3 numaralı son reaktörü de kapatıldı.

Kazadan sonraki ilk aylarda, radyoaktif madde oranı yüksek sütlerden içen çocuklar arasında 2002 yılına kadar 4 binden fazla tiroid kanseri teşhis edildi.

Kanser vakaları Karadeniz'de üçe katlandı

Çernobil felaketi, Türkiye’de özellikle Karadeniz ve Trakya bölgelerini etkiledi.

Dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral, çaylarda radyasyon olduğu iddialarını yalanlamak için kameraların önünde çay içse de bu, bölgede kanser vakalarının arttığı gerçeğini değiştirmedi.

Çernobil’deki patlamanın arkasından, Başbakan Turgut Özal gazetecilerin radyasyonlu çay ile ilgili sorularına karşılık “Radyasyonlu çay için. Lezzetli oluyor. Azıcık radyasyonlu çay çok faydalıdır” demişti.

Kanser vakaları, Marmara Bölgesi'nde 1986-1987 arası yaklaşık iki kat, Karadeniz'de ise 1995'ten sonra yaklaşık üç kat arttı.

Kaynak: AA

08 Aralık 2019 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?