Reklamı Kapat

Ertuğrul Günay'dan 'Siyasete dönecek misiniz?' sorusuna yanıt

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay TV5'de Hamza Yardımcıoğlu'nun sunduğu Gizli Dosya Programına konuk oldu.

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay TV5'de Hamza Yardımcıoğlu'nun sunduğu Gizli Dosya Programına konuk oldu.

Son dönemdeki siyasi gelişmelere ve bakanlığını yaptığı AK Parti'nin bugün geldiği durumu değerlendiren Günay, “3Y ile mücadele. Şimdi 2002'de yola çıkılmış, 2003'te iktidara gelinmiş aradan geçmiş 17 sene değil mi? Bugün gelinen noktada yasaklarla mücadele denilen bir kavram var mı? Yasakçı bir iktidar ile karşı karşıyayız. Yoksullukla mücadele; “canım iş arayan yok, iş beğenmeyen çok” deniliyor.

Canım yoksulluk, genç insanın işsizliği çok temel bir sorundur. Genç insanın işsizliği, bu ülkeye yönetmeye niyetlenen bir insanın gece uykusunu karçırmalıdır. Önemli bir şey bu. Alay ediliyor bir anlamda. Yolsuzlukla mücadele, yolsuzluk diyen bir anlamda devlet düşmanı diye algılanıyor, suçlanıyor. Tamamen söylediklerinin tersine dönüşümün somut, mücessem örneğiyle karşı karşıyayız” dedi.

Ertuğrul Günay'ın gündeme dair yaptığı açıklamalar şöyle:

Böyle bir dönemde iktidarın yol verdiklerinden gözükmektense...

Son dönemde televizyon programlarında yer almamasına yönelik bir sorya Günay: Türkiye'de tabii televizyon sayısı çoğaldı ama oldukça kapalı bir dönemden geçiyor. Yani kimler konuşacak televizyonda ya da kimler konuşmayacak. Aslında iktidar adına da muhalefet adına da konuşacakları bir merkezden belirliyorlar. Galiba o merkezde ismi çizili olanlardan birisiyim. Bundan da şikayetçi değilim. Yani böyle bir dönemde iktidarın yol verdiklerinden gözükmektense, bir miktar çekindiklerinden gözükmek, galiba insanın kişisel tarihi için ileride yazılacak olumlu bir puan.

Aktif siyasete dönecek mi?

Aktif siyasete dönecek misiniz, sorusuna Günay: 80 ile 87 arasında yasaklıydık. 95 ile 2000 arasında CHP'den yine böyle bir protesto edip, ayrılmıştım. Şimdi 2015'ten bugüne yeniden bağımsızım. Toplasanız 15 yıl milletvekilliğim, 15 yılda bağımsızlığım var benim. İşte arada 10-15 yılda bir aktif siyaset kalıyor. Yeniden yani particilik siyasetine döner miyim anlamında.

Şu anda beni bu açıdan heyecanlandıran bir şey yok, bir parti yok ama içimden daha iyi olsun istediğim partiler var. Bir değil, birkaç farklı alanlarda olmalarını istediğim partiler var ama içine girer ve çalışır mıyım? Umarım arayışlar var yeni. Onlardan birisi bu heyecanı bende de, benim gibi siyasete dışarıdan bakan insanlarda da umarım, dilerim yaratır da bende bir ucundan tutarım ama şu anda siyasete biraz daha yukarıdan ve dışarıdan bakmayı daha doğru buluyorum.

Tamamen söylediklerinin tersine dönüşümün somut, mücessem örneğiyle karşı karşıyayız
Muhalefette başka türlü söyleyip, eline güç geçtikçe bozulmanın, yozlaşmanın somut örneğiyle karşı karşıyayız. Yani günlük siyasetten bağımsız anlatmaya çalışıyorum bunları. Türkiye'nin siyaset sosyolojisi çerçevesinde anlatmaya çalışıyorum. Şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi gelirken; yolsuzluklara karşı, yoksulluğa karşı ve yasaklara karşı. Çok güzel bir slogan. Bir kere adı Adalet ve Kalkınma... Hakikaten Türkiye toplumunun temel ihtiyaçları, güzel bir isim belirleme. Kısaltması, Ak, ne kadar güzel. Sonra ne hedef? 3Y ile mücadele. Şimdi 2002'de yola çıkılmış, 2003'te iktidara gelinmiş aradan geçmiş 17 sene değil mi? Bugün gelinen noktada yasaklarla mücadele denilen bir kavram var mı? Yasakçı bir iktidar ile karşı karşıyayız. Yoksullukla mücadele; “canım iş arayan yok, iş beğenmeyen çok” deniliyor. Canım yoksulluk, genç insanın işsizliği çok temel bir sorundur. Genç insanın işsizliği, bu ülkeye yönetmeye niyetlenen bir insanın gece uykusunu karçırmalıdır. Önemli bir şey bu. Alay ediliyor bir anlamda. Yolsuzlukla mücadele, yolsuzluk diyen bir anlamda devlet düşmanı diye algılanıyor, suçlanıyor. Tamamen söylediklerinin tersine dönüşümün somut, mücessem örneğiyle karşı karşıyayız.

Türkiye parçalanmaya götürülüyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam'a hain demesinin sorulması üzerine Ertuğrul Günay: Şöyle bir kaygı duyuyorum. Bilerek, bilmeyerek Türkiye parçalanmaya götürülüyor. Bilerek, bilmeyerek... Gaflet ve dalalet diyorlar ya buna. Gaflet uykudur yani bilmeden. Dalalette bilmeden. Bilerek, bilmeyerek Türkiye parçalanmaya götürülüyor.

Yani parlamentoda bir siyasi partinin öteki siyasi partiye hain deme hakkı yoktur. Bütünü milletvekili ve tamamı TBMM sıfatı taşıyor. 15 Temmuz gecesi herkes o çatının altındaydı değil mi? Eğer son ezber üzeriden söyleyecek olursak. Ve bu sözler yakışıksızdır diye ne meclis başkanı var, ne ülkenin cumhurbaşkanı var.

Emredersiniz efendim diyen alçak profilden bir başbakan...

Başkanlık sistemine geçiş sürecini anlatan Günay: Bakın ne oldu? Bir başbakan getirmişti. Getirdiği başbakan: Ya bu başkanlık sistemini Türkiye galiba istemiyor, dedi bir eşikte ve onun bedelini bir sene içinde ödedi. Başka bir başbakan getirdi. Emredersiniz efendim diyen alçak profilden bir başbakan getirdi. Başbakan ya, ona da tahammül etmedi. Onu da aldı. Kaldırdı başbakanlığı falan. Her şey bir merkezden kontrol edildi, Niye? Partide itiraz olmasın.

03 Aralık 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?