Reklamı Kapat

'Ümmetin namusuna, şerefine ve kalelerine sahip çıkmamız lazım'

Hz. Sad Bin Ebi Vakkas’ın, İslam davası uğruna verdiği mücadeleyi hatırlatan Emrullah Uysal, Müslümanların da tıpkı onun gibi ümmetin namusuna, şerefine ve kalelerine sahip çıkması gerektiğini söyledi

Doğru Haber'de yer alan habere göre Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından kasım ayının sahabe ayı olarak ilan edilmesi münasebetiyle Muş’ta "Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar: Hazreti Sad Bin Ebi Vakkas" konulu program düzenlendi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını yapan Muş Peygamber Sevdalıları Temsilcisi Muaz Tanrıkulu, günümüzde insanların hiçbir manevi değeri olmayan programlara iştirak ederken, olumsuz hava koşullarına rağmen böylesi güzel ve anlamlı bir programa katılarak salonu doldurdukları için katılımcılara teşekkür etti.

Programda Sad Bin Ebi Vakkas’ın hayat mücadelesinden kesitler sunarak konuşmasına başlayan İTTİHADUL ULEMA üyesi Emrullah Uysal, bu günkü Müslümanların da bu sahabelerin hayatlarını örnek alarak aynı fedakârlığı göstermeleri gerektiğini belirtti.

Uhud savaşında, ganimet elde etme telaşıyla okçu tepesinde verilen görevi ihmal etmesinin 70 sahabenin şehadetine vesile olduğunu hatırlatan Uysal, şöyle devam etti:

"Bizim de önemli kalelerimiz var. Kudüs önemli kalemizdir. Mekke, Medine önemli kalelerimizdir. İslam coğrafyaları bizim için önemli kalelerdir. Ahlak, namus, şeref bizim için önemli kaledir. Gerçekten biz Müslümanlar ne kadar ümmetin namusuna, şerefine, kalelerine sahip çıkabiliyoruz? O gün Allah Resulü tek başına kalıyor. 5-6 sahabe etrafında pervane gibi dolaşıyor. Dolaştıkça onlara ok değiyor, kılıç değiyor, şehid oluyorlar. Onlardan biri de Sad Bin Ebi Vakkas’tır. Allah Resulünün etrafında dolaşırken, o gün bin tane ok atıyor. Her ok atışında ‘Annem babam sana feda olsun ey Sad, at.’ diyor Peygamber Efendimiz. Hazreti Peygamberin dişi şehid olmuş, her tarafı kan… Müslümanlar perişan… O günde Sad öyle bir fedakârlık yapıyor ki o fedakârlıktan dolayı Allah Resulü ‘Annam babam sana feda olsun.’ diyor. Bu gün biz Müslümanların bunu yapması lazımdır." dedi.

"Her Müslüman bu gün olanlardan sorumludur"

Bir miyar 700 milyon Müslüman nüfusa rağmen İslam coğrafyasındaki olumsuzluklara işaret eden Uysal, "İslam ümmeti ne haldedir? İslam kaleleri, İslam dini ne haldedir? Kadınlarımızı, kızlarımızı, çocuklarımızı bir kanunla bozabiliyorlar. Yuvaları yıkabiliyor, gençlerimizi yok edebiliyorlar. Gençliğimizin eline telefonlar verip, internetler ile şunlar bunlar ile bizi perişan edebiliyorlar. Dikkat ediniz, bir avuç Müslüman buna karşı çıkıyor. İnanın bir milyar 700 milyon içinde 50 milyon Müslüman bu işe sahip çıkıyor. Peki, kıyamet gününde bunun hesabı yok mu? Var. Her Müslüman bundan sorumludur. Eğer bugün kalelerimizi imha ediyorlarsa, bizi yok etmeye çalışıyorlarsa, İslam’dan uzaklaştırmaya çalışıyorlarsa, hayasızlığı, fuhşu, zinayı, faizi, tefeciliği bütün pisliği içimize sokuyorlarsa, tekrardan bizi bin 400 yıl önceki cahiliye dönemine geri çevirip, ‘İşte sizin atanız, putunuz gelin boyun eğin.’ dedirtiyorlarsa, vallahi sorumluluğumuz var." diye konuştu.

"Sad Bin Ebi Vakkas gibi fedakârlık yapmamız gerekiyor"

"Biz görevimizi yapmıyoruz. Görevimizi 3-5 kişiye bırakmışız. Onlar yapsın… Bahaneler uyduruyoruz. Hele hele çalışan Müslümanlara da laf atıyoruz." diyen Uysal,  bugün mücadele eden Müslümanları rencide edenlerin var olduğunu ifade etti.

Müslümanları ayağa kalkarak, tıpkı Sad Bin Ebi Vakkas gibi fedakarlık yapmaları gerektiğinin altını çizen Uysal, "Aklımızı başımıza almamız lazım. Dinimizden, mukaddesatımızdan daha kıymetli hiçbir şey olmadığına inanmamız lazım. Bakın sahabe ahirette inandığı için Allah’a hakkıyla inandığı için malını, canını, hayatını, ömrünü, her şeyini İslam’a veriyor. Her şeyleri Allah içindi. Bizim de öyle olmamız lazım. Sahabeler bu fedakârlığı yaptıkları için bizler bu güne geldik. Bu yüzden bizim fedakârlık yapmamız lazım. Kurulan tuzaklara, oyunlara, sinsi hareketlere karşı mutlaka ve mutlaka Müslümanların uyanık olması gerekiyor. Peki, uyanık olmamız için ne yapmamız lazım? Bizi zifiri karanlıktan aydınlığa çıkaran Müslümanları tanımamız lazım. Kur’an, sünnetsiz; sünnet, sahabesiz olmaz." diye konuştu.

Müslümanların; Kur’an’dan, sünnetten, sahabeden uzaklaştırılmaya çalışıldığına dikkat çeken Uysal, sözlerini şöyle tamamladı:

Biz Müslümanlara düşen mutlaka bunlara sarılmaktır. Bakınız her güne bir şey var. Anneler, babalar, sevgililer, yılbaşı vesaire günleri… Bizi sürekli o günler ile oyalıyorlar. Niçin bizi oyalıyorlar? Müslümanların günü olmasın, tekrar uyanmasın, dinine sahip çıkmasın diye. Bizi yönlendiriyorlar. Oysa bizim dünyayı, insanları, Müslümanları yönlendirmemiz gerekiyor. Bunun için mutlaka gayret etmemiz, fedakâr olmamız gerekiyor.

Program, Hazreti Sad Bin Ebi Vakkas’ın hayatını konu alan sinevizyon gösteriminin adından yapılan dua ile sona erdi.

01 Aralık 2019 - Aile & Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?