Reklamı Kapat

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu'ndan dikkat çeken KHK sözleri

Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) 'e ilişkin açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu dikkat çeken ifadeler kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Halk Tv'de yayınlanan 'Siyaset Kültürü' programına katıldı. Gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

"SUÇSUZLUĞUNU İSPAT EDENLER GÖREVLERİNE İADE EDİLMELİ"

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu'na Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) 'e ilişkin de soru yöneltildi. Söz konusu soruya dikkat çeken bir cevap veren Karamollaoğlu, KHK ile görevlerinden ihraç edilenlerin mahkemeye gidip suçsuz olduklarını ispat ettikleri takdirde görevlerine iade edilmelerinin icap ettiğini söyledi.

"İNANIYORUM Kİ DEVLETİN İÇERİSİNDE FETÖ'CÜLER VAR"

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, programda yapmış olduğu açıklamalarda devletin içerisinde halen deşifre olmamış FETÖ mensupları olduğuna inandığını da söyledi. Karamollaoğlu, "Ben şuna inanıyorum ki devletin içinde hala bu örgüte mensup ama deşifre olmamış insanlar var" diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun konuya ilişkin açıklaması şu şekilde:

KHK sorunu bambaşka bir sorun. Bir insanın varsa bir suçu mahkemelerce tespit edilmeden o insanın bulunduğu görevden uzaklaştırılması suretiyle doğan bir mağduriyet. Yani istihbarat raporlarıyla veya şikayetlerle deniyor ki falanca insanın Türkiye'de 15 Temmuz'la ilgili olarak birtakım ilişkileri var. Peki bunlar ne? Onlar bilinmiyor. Ama var mı bu iddia? Var. O halde ne olur ne olmaz biz bu adamı görevinden bir uzaklaştıralım. Sonra o suçsuzluğunu ispat etsin. İşin garibi şurada yalnız o dediğimiz kişiler gidiyor suçsuzluğunu ispat ediyor ama yine de göreve iade edilmiyor. Bu sefer daha büyük bir sorun çıkıyor. Yani KHK'lar ile mağdur edilen insanların eğer hakikaten bir suçları varsa mahkemeler nezdinde bunun süratle çözüme kavuşturulması lazım. Aslında bunu ben başlangıçtan beri de söyledim. Bugün de aynen söylüyorum. 15 Temmuz gibi bir kalkışma hareketine maruz kalan iktidarlar elbette bu kalkışmanın ne olduğunu anlamak mesul olan kişileri belirlemek için kendilerine belli bir süre böyle bir hak verilmesini meclisten isteyebilirler ve istediler. Bu makul bir şey. Çünkü çabuk karar verecek, hareket edecek, zaman yok mahkemeleri çalıştırmak için ancak her zaman bilinir ki bu KHK'ları OHAL ile ilgili olarak veren meclis bunu 6 aylığına verir en fazla. 3 ay, 6 ay bu verilir. Diyelim ki 6 ayda bitmedi 9 aylık verilir, 1 yıllık verilir. Ama siz bunu 1 yılın da ötesine taşımaya kalkarsanız artık siz bu problemi çözemiyorsunuz, bahane üretiyorsunuz manasına gelir. Bir de bu sadece bir suçtan mütevellit değil hükümetle barışık olmayan kişiler, hükümeti tenkit eden kişiler de aynı muameleye tabi tutulursa o zaman iş çığırından çıkar. O zaman adaletsizlik kural haline gelir demektir bu. Buna kimse rıza gösteremez. Bundan dolayı ısrarla şunu söyledik biz, KHK'larla görevden uzaklaştırılanlar bir defa en azından hükümet mahkemeyle bunu teyit edemiyorsa o zaman şahıslar mahkemeye gidebilmeli, ki bazıları gidiyor, bazıları gidemiyor. Eğer mahkemeye gidip suçsuz olduklarını ispat ederlerse görevlerine iade edilmeleri icap eder. Ama bunun böyle olmadığını görüyoruz. Suçsuzluğu ispat edilen hapishaneden çıkarılanlar var. Görevlerine iade edilmiyor. Görevlerine iade edilmelerinin ötesinde hak mağduriyetleri devam ediyor. Biz buna rıza gösteremeyiz. Yani burası bir hukuk devleti, hukuk devleti vasfını kaybedecek kararları alma yetkisi yok. Bu keyfilikle olmaz. Çünkü keyfilik hakim oluyor. Bu sefer devletin içinde ayrı ekipler oluşuyor. Adam falancadan hoşlanmıyor veya onun makamına göz dikmiş. Hiç utanmadan yazıyor, 'Bu FETÖ'cüdür' diyebiliyor. Aradan zaman geçiyor, öyle olmadığı anlaşılıyor ama iş işten geçmiş oluyor. Bir defa bu tip ekipler var ve ben şuna inanıyorum ki devletin içinde hala bu örgüte mensup ama deşifre olmamış insanlar var. Fakat bu insanlar devletten destek görüyor. Bu insanların şikayetleri iktidar nezdinde kabul ediliyor. Bu insanlar ortalığı karıştırmakta büyük maharet sahibiler. Biz buna rıza gösteremeyiz.
Devletin içerisinde halen FETÖ'cüler olduğu yönünde bir kanaata iktidar da sahip ki sayın Cumhurbaşkanı da sahip ki hala bunu böyle devam ettirmeyi tedbir olarak gerekli görüyor. Çünkü mahkemeye gitse hemen ispat edemeyeceğini biliyor. O halde en azından ben bunları görevden alırım, bunlar bulundukları makamı iktidar aleyhine kullanamazlar diye düşünüyor. Ama tam tersi tezahür ediyor. Çünkü mağduriyetler arttıkça iktidara karşı tepkiler artıyor. Mağduriyetler arttıkça oy kaybediyor iktidar.

01 Aralık 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?