Reklamı Kapat

Atık tesislerinin ortasında kaldılar, çöp kokusundan taşınıyorlar

İstanbul’un ortasında kalan çöp tesisleri...

İstanbul’da 90’lı yıllarda kurulan atık tesisleri zamanla yerleşim yerlerinin içerisinde kaldı. Tesislerin olduğu bölgelerde yaşayan vatandaşlar ise çevreye yayılan yoğun çöp kokusundan rahatsız oluyor. Uzmanlar bu tesislerin yerleşim yerinde olmasının hem hijyen hem de sağlık açısından uygun olmadığını belirtiyor.

İstanbul genelinde her gün evlerden toplanan çöpler, atık aktarma merkezlerine getiriliyor. Çöpler  daha sonra  bertaraf edilmek üzere ‘düzenli depolama alanlarına’ taşınıyor. Her iki yakada İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait 4’er  atık aktarma tesisi bulunuyor. Zamanla yerleşim yerlerinin ortasında kalan bu tesislerin çevresinde ise apartmanlar, toplu konutlar ve okullar bulunuyor. Yenibosna’da bulunan atık aktarma tesisinin arka tarafında çocuk oyun parkı ve ortaokul, Halkalı’da yer alan tesisin etrafında da akan bir dere ve lüks siteler yer alıyor.

“ŞEHRİN, BİNALARIN ORTASINA BU TÜR ATIK AKTARMA MERKEZLERİ YAPILMAMALI”

Eroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu katı depolama alanlarının büyüklüğü ile övünen belediyeler oluyor. Bunu çok doğru bulmuyorum. Katı atık alanları ve transfer merkezlerinin kalabalık nüfusların olduğu, halkın yaşadığı binaların arasında olması hem hijyen yönünden hem de çevre yönünden uygun değil. Atık alanlarını büyütmek yerine onları küçültmeliyiz. Atık alanlarına gömmek yerine plastik, cam ve kağıt olarak geri dönüştürülmeliyiz. Halk sağlığını tehdit edecek, çevreyi kirletecek, şehrin, binaların ortasına bu tür atık aktarma merkezleri yapılmamalı”

“HALK SAĞLIĞI İÇİN TEHDİT OLUŞTURUYOR”

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, tesislerin geçmiş tarihlerde yapıldığına ve bu tesislerin artık işlevlerini yitirdiğine değinerek, “Bu atık aktarma tesisleri geçmiş tarihlerde yapılmış. Bu alanların çoğu bir zaman sonra teknolojideki, sanayideki ve ülke nüfusundaki hareketlilikle birlikle şehrin kalmış oluyor. Konutların arasında kaldığı zaman, bütün evlerden toplanan çöpler, bunların suları süzülerek aynı noktaya hep birlikte taşınırken ister istemez çevredeki halk sağlığı için bir tehdit oluşturuyor. Çevre için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Dolayısıyla şehrin ortasında kalmış bu yapıların da yeni bir düzenlemeye ihtiyaç var. Şu an ki yeni çerçeve içerisinde yapılması gerekiyor” dedi.

“SOKAK HAYVANLARINDAN İNSANLARA BAKTERİ TAŞINABİLİR”

TÜRK TORAKS Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram ise tesislerin şehir içinde kalmasının sağlık açısından tehlikelerinden söz etti.  Prof. Dr. Bayram, “Çok önemli bir sorun. Doğası gereği yerleşim yerlerinde olmaması gerekir. Özellikle açıkta olduğu zaman birçok riski barındırıyor. Esen rüzgarla beraber kalkacak olan partiküller, bunlar inorganik tozlar da olabilir. Yani çöpün içerisinde ne varsa bunların havalanıp yerleşim yerine taşınması, insanlar tarafından solunması riski var. Çeşitli virüsler, bakteriler, hastalık nedenleri olabilir. Bunların uzun mesafelere taşınabildiği gösterilmiş. Ayrıca yerleşim yerlerine yakın olunca sokak hayvanları da söz konusu. Onlar da çeşitli bakterileri alarak insanlara taşıyabilirler. Bu çöplerden akan suların yer altına karışma riski var. Su şebekesine geçebilir. Yakındaki tarımsal alanlara bulaşma riski var” uyarısında bulundu.

 

“KOKU, SİNEK VE KİMYASAL KİRLİLİKLER OLUŞTURUYOR”

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Dr. Baran Bozoğlu, “Atıklar başlı başına bir problem. Özellikle kentleşme ve endüstriyelleşme ile kent merkezlerinde atık yönetimi ciddi bir problem haline dönüştü. Atığın kendisi problem, atığı yönetmek başka bir problem. Bu nedenle önemli olan, atıkları yaşam alanlarından olabildiğince uzaklaştırmak. Çağdaş ve modern bir şekilde geri dönüşümü sağlayarak ekonomiye kazandırabilmek. Bunun için de artık kent merkezlerinden atıkları bertaraf eden tesislerin uzaklaştırılması lazım. Atığın buraya getirilme sürecinde hava kirliliği, gürültü kirliliği, toz gibi önemli problemler yaşanıyor. Bunların içerisinde organik atıklar, ambalaj atıkları var. Kimi zaman tehlikeli atıklar da olabiliyor. Koku, sinek gibi çeşitli patojenler ve kimyasal kirlilikler oluşturduğunu biliyoruz” diye konuştu.

 

“KIZIMI PARKA BİLE ÇIKARAMIYORUM. ÇÖPLÜĞÜN İÇERİSİNDE OTURUYORUZ”

Vatandaşlar ise özellikle yaz aylarında yayılan çöp kokusundan rahatsız olduklarını belirtti. Halkalı’da bulunan aktarma tesisinin yanında bulunan evlerde oturduğunu söyleyen Şeniz Şengel, “Çok rahatsızım. Biz beş senedir burada oturuyoruz. Yazın pencerelerimizi açamıyoruz. Buradan geçerken burnumu tutarak geliyordum. Çok rahatsızız bununla ilgili yetkililerin bir şey yapmasını istiyoruz. Kızım her sene mutlaka bir bronşit hastalığı geçiriyor. Ben buna bağlıyorum. Kızımı parka bile çıkaramıyorum. Bir an önce taşınmasını istiyorum. Buralar lüks siteler diye sattılar ama çöplüğün içerisinde oturuyoruz” dedi.

 

“EVLERDE CAMLARI AÇAMIYORUZ”

Yenibosna’da bulunan tesisin yakınında oturan vatandaşlardan, Celal Ayabak, “Evlerde camları açamıyoruz. Rahatsızlık veriyor. Şehrin içinde atık olur mu? Herkes şikayetçi burada 100 kişiye sorun 100’ü de şikayetçi olur” ifadelerinde bulundu.Şadiye Düzkalem, ise “Burada yürüyüş yaparken çok kötü koku alıyoruz. Taşınsın burası yetkilileri görsün, baksın, taşısın. Şehrin ortasında çöp mü olur?” dedi.

 

 

27 Kasım 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

galip - Siz buradan ev alırken çöp kokmuyor muydu burnunuz hiç koku almadı mı burada hasta oluruz diye düşünmediniz mi.Evleri ucuza aldınız şimdi çöpleri de siz taşıtın onun parasını da vergilerimizle biz ödemeyelim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 20:34

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?