Reklamı Kapat

Bahçeli: Projenin ismi Kılıçdaroğlu’na alternatif oluşturma projesi

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na sert sözlerle yüklenen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşanan krize dair konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesinden Orhan Karataş’a açıklamalarda bulundu. “Beştepe’ye giden CHP’li’ idddiaları hakkında konuşan Bahçeli, dikkat çeken sözler sarf etti.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye "Sözcü gazetesi yazarı Rahmi Turan’ın 20 Kasım 2019 tarihli köşe yazısı bir anda ortalığı karıştırdı. Bir kaynaktan edindiği bilgiye dayalı olarak, CHP’li bir ismin Beştepe’de Cumhurbaşkanı’yla görüştüğünü, Cumhurbaşkanı’nın da o şahsa CHP Genel Başkanlığı konusunda yardım edeceğini iddia etti. Bu yaşananlarla ilgili yorumunuzu öğrenebilir miyiz?" sorusu yöneltildi.

22 Kasım'da konuya dair düşüncelerini aktardığını ifade eden Bahçeli, "Meselenin geldiği nokta bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Bir defa yaşananlar bana göre bir kumpastan ziyade bir projedir. Bu projenin ismi de Kılıçdaroğlu’na alternatif oluşturma projesidir" dedi. Bahçeli, "Anlaşılan bu siyaset ilkelliğiyle bezenmiş kirli ve zillet üsluptan rahatsızlık duyanların bir alternatif oluşturmak için harekete geçmişlerdir. Meşru mudur değil midir, bunu bilemem. Ama ortada bir arayış olduğu kesindir" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na çok sert sözlerle yüklenen Bahçeli, "Parti içindeki hesaplaşmaları kumpas örtüsüyle kapatamazlar. Çivi tutmayan çürük tahtaların üzerinde daha fazla duramazlar. CHP sallanıyor, sallandıkça da gövde yarılıyor" diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin vermiş olduğu röportajdan ilgili bölüm şu şekilde:

Sözcü gazetesi yazarı Rahmi Turan’ın 20 Kasım 2019 tarihli köşe yazısı bir anda ortalığı karıştırdı. Bir kaynaktan edindiği bilgiye dayalı olarak, CHP’li bir ismin Beştepe’de Cumhurbaşkanı’yla görüştüğünü, Cumhurbaşkanı’nın da o şahsa CHP Genel Başkanlığı konusunda yardım edeceğini iddia etti. Bu yaşananlarla ilgili yorumunuzu öğrenebilir miyiz?

22 Kasım 2019 Cuma günü bir grup gazeteciye bu kapsamdaki düşüncelerimi aktarmıştım. Meselenin geldiği nokta bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Bir defa yaşananlar bana göre bir kumpastan ziyade bir projedir. Bu projenin ismi de Kılıçdaroğlu’na alternatif oluşturma projesidir.

Yani siz, proje olarak mı görüyorsunuz?

Aynen öyle. Şu şekilde tavzih etmek mümkün:
CHP Genel Başkanı siyaseti körleştiren ve kötüleyen bir zihniyet ve dibe battı. Ülkemizin içeride istikrarsızlaştırılması, dışarıda da itibarsızlaştırılması için kaygı verici bir arayışın içine gömüldü.
Düşünebiliyor musunuz, Türkiye’de can ve mal güvenliğinin olmadığını söylüyor.
Bu Kılıçdaroğlu kime hizmet ediyor? Kimlerin hesabına çalışıyor?
Dünyanın hangi demokratik ve medeni ülkesinde devletini/ülkesini karalayan, kundaklayan ve hassasiyetlerini kurcalayan bir muhalefet anlayışı vardır?
İşi gücü, yalan dolan.
Terör örgütleriyle al takke ver külah içinde. FETÖ’ye tamam demiş, bunu bizzat kendi partisinde üst mevkilerde bulunan siyasetçiler itiraf ediyor.
Pensilvanya’yla uzaktan paslaşıp, yakından temas kuruyor. PKK ve YPG, Kılıçdaroğlu’nun aklını başından almış, oyuncağa çevirmişler!
Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, Türkiye’nin karşısındaki mihrak haline gelmiştir.
Kaynağından ve kökünden tamamen kopmuştur. Atatürk’ün mirası yağmalanmıştır. Yabancı başkentlerin esaretine giren bir CHP söz konusudur. Bununla birlikte muhasım lobilerin tasallutu altındadır.
Kılıçdaroğlu günden güne erirken, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal dengelerini de bozmanın çabasındadır.
Terörle mücadeleye köstek olan, itiraz eden, devamlı engel çıkaran kendisidir. Fırat Kalkanı Harekâtı başlar, ne işimiz var bataklıkta der. Zeytindalı Harekâtı başlar, ‘Sakın Afrin merkeze girmeyin’ diye seslenir. Barış Pınarı Harekâtı’na karar verilir, ‘İçim yana yana destek oluyorum’ diye sitem ve şikayet eder. YPG dersiniz, ‘Bize mi saldıracaklar’ diye çıkışır. Hendek kazan teröristlerden bahsedilir, ‘Ne hendeği’ diyerek şaibeli tavır gösterir. Teröre bulaşmış, terör örgütüyle emel ve eylem birliği yapmış HDP’li belediye başkanları görevlerinden uzaklaştırılır, darbe çığırtkanlığı yapar.
Asıl darbe girişimi olan 15 Temmuz’a tiyatro diyerek 20 Temmuz’u öne çeker.
‘Siyasette kumpas var’ der, 2018 yılında İYİ Partiyle eş güdümlü kumpaslarını aklına bile getirmez.
Bu Kılıçdaroğlu’nun günahları saymakla bitmez. HDP’ye kucak açıp, Atatürk sevdalılarını dışlayan, bölücülerle aynı hizaya girip milli birlik ve kardeşliği dinamitleyen CHP’nin başındaki bay zattır.
Muhtelif ülkelerdeki muhalefet yöntemlerini yaralayıcı ve sarsıcı bir dille sahip çıkan, hakaret ve hıyaneti allayıp pullayan bellidir.
Hatta sekiz ülkede baş gösteren siyasi ve toplumsal infiallerin bir benzerini, bir melez halini Türkiye’ye taşıma emelinde ve hevesinde olan sorumsuz birisiyle milletimiz karşı karşıyadır.
Bu nedenle demiştim ki, Bolivya’yı Türkiye’ye taşımaya niyet edenler bedelini ağır öder.
Kılıçdaroğlu denetim ve kontrolden çıkmıştır.
Türkiye’yi uçuruma çekmek maksadıyla yaptığı çirkeflikleri ve çirkin siyaseti milletimiz reddetmektedir.
Anlaşılan bu siyaset ilkelliğiyle bezenmiş kirli ve zillet üsluptan rahatsızlık duyanların bir alternatif oluşturmak için harekete geçmişlerdir.
Meşru mudur değil midir, bunu bilemem. Ama ortada bir arayış olduğu kesindir.
Beştepe’de Sayın Cumhurbaşkanı’yla gizemli bir CHP’linin görüştüğü yalanını ilk servis eden çürümüş ve iftiralarıyla sivrilmiş Rahmi Turan’dır.
Kaynağı da son derece şüphelidir. Sonunda yazan da, kaynak da, suçlanan da, suçlayanlar da konuşmuştur. Akıl tutulması had safhadadır. Ortalık karmakarışıktır. İşin tuhaf yanı, Kılıçdaroğlu’nun Rahmi Turan’ın iddiasına inanması, ama isim vermekten kaçınmasıdır.
Cumhurbaşkanı, ‘Külliyen yalan’ diyor, Muharrem İnce, ‘Kendimi yakarım ve CHP’de çete var’ diyor, kaynak ‘Israrlıyım’ mesajı veriyor, Rahmi Turan ‘Hata yaptım’ diye yazıyor, Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamalarda, 9 Kasım saat 01.15’de gizemli CHP’liyi taşıdığı iddia edilen araçların olmadığı, teşhir edilen plakaların kullanılmadığı dahi söyleniyor, o halde kumpas bunun neresinde? Kılıçdaroğlu’nun bildiği ve inandığı nedir?
CHP Genel Başkanı bir defa kendi arkadaşlarına güvenmiyor. CHP üzerinde pek çok kumpas yapıldığını dile getiriyor. Bana göre yanılıyor. Krize ve kaosa oynadıkça açık veriyor.
Kendi partisindeki alaborayı göremiyor, görmek istemiyor. Bay Kemal’in suyu ısınıyor, kendisine alternatif oluşturma süreci farklı metot ve kanallarla devam ediyor. Bizim dışarıdan gördüğümüz budur. Süreç nasıl ilerler bilemem, çok da dert etmem. Su akar mecrasını bulur. Fakat bir gerçeğin altını tekraren çizmek isterim: Kılıçdaroğlu milli güvenlik sorununa dönüşmüştür. CHP’nin gelenekleri ve gerçekleri bu şahsı artık taşıyamıyor.
Dilinin ayarı kaçtığından densizliği de tavan yapmış durumda. Terör örgütleriyle girdiği mesai onun çuvallatmış, Atatürk’ün ahı tutmuştur. CHP’de kaynayan kazanlar artık kapak tutmaz, sular durulmaz, kanamaya yol açan yüksek basınç dinmez.
Parti içindeki hesaplaşmaları kumpas örtüsüyle kapatamazlar. Çivi tutmayan çürük tahtaların üzerinde daha fazla duramazlar. CHP sallanıyor, sallandıkça da gövde yarılıyor.

26 Kasım 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

kalbikırık - Bir amiyane tabir vardır ..Hadi ordan hadi lafa bakarım laf mı diye birde söyleyene bakarım...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 18:29

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?