Reklamı Kapat

“Sabun maddi kirleri, Millî Gazete manevi kirleri temizler”

Büyük mutasavvıf ve âlim Sultan Baba, vefatının 28’inci yıldönümünde rahmetle yâd ediliyor.

Haber Merkezi
Haber Merkezi Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Hayatını Hakk davaya adayan büyük âlim İhsan Tamgüney Hocaefendi, talebeleri ve sevenleri tarafından Türkiye’nin çeşitli yerlerinde dualar ve Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle yâd ediliyor.

Sultan Baba, dükkânına gelenlere bir sabun ve bir Millî Gazete hediye ederek, “Sabun maddi kirlerinizi, Millî Gazete manevi kirlerinizi temizler” diye insanlara hakikat yolunu anlatırdı.

Sultan Baba olarak bilinen büyük mutasavvıf ve âlim İhsan Tamgüney Hocaefendi, Hakk’a yürüyüşünün 28’inci yıldönümünde rahmetle yâd ediliyor. 87 yıllık ömrünü İslam’a adayan ve binlerce talebe yetiştiren Sultan Baba, dualarla anılıyor. Dükkânına gelen herkese bir sabun ve bir de Millî Gazete hediye eden, Sultan Baba olarak bilinen İhsan Tamgüney Hocaefendi, “Bir gün bu partinin bayrağı altında kimse kalmasa, yalnız bir kişi kalsa, biliniz ki o biziz” diyecek kadar davasına bağlı bir âlimdi.

HAYATINI İSLAM’A ADADI

Hayatını İslam’ı anlatmaya adayan Sultan Baba’nın, halk içinde sevilen bir kişiliği vardı. Sıkıntısı olan herkes Sultan Baba’nın kapısını çalardı. Sultan Baba, çok sayıda okul, Kur’an kursu ve cami yapılmasına vesile oldu. Memleket meseleleriyle de yakından ilgilenir, talebelerine yol gösterirdi. Sultan Baba, 24 Kasım 1991’de sevenlerinin arasından ayrılarak ebedi âleme göç etti. Sultan Baba’nın dolu dolu geçen hayatıyla ilgili bazı bilgiler şöyle: Eğitime önem verirdi. Binlerce talebe yetiştiren Sultan Baba, açtığı Kur’an kursları ve okul gibi müesseselerle gençlerin eğitimine önem verirdi. Ayrıca cihat konusuna dikkat çekerek ilim, kültür ve manevi yönlerine vurgu yapardı. Bütün Allah dostları gibi İhsan Tamgüney de merhameti, yardımseverliği, adaleti ve İslam’ın emrettiği diğer güzel vasıfları üzerinde taşıyordu. 1904 yılında Artvin’in Arhavi ilçesinde dünyaya gelen Sultan Baba, 2 yaşında babasını ve 6 yaşında da annesini kaybetti. Yetim ve öksüz olarak büyüyen Sultan Baba, 1954 yılında İstanbul’a gelerek Zeytinburnu ilçesine yerleşti. Dağıstanlı Şeyh Şerafeddin-i Veli Hazretleri’nin manevi tasarrufunda yoğrulan Sultan Baba, onun vefatından sonra halkı irşad vazifesine başladı. Binlerce talebe yetiştiren Sultan Baba, herkesin derdini dinler, sıkıntısı olanlara nasihat vererek çözmeye çalışırdı.

“BİR GÜN BU PARTİNİN BAYRAĞI ALTINDA KİMSE KALMASA, YALNIZ BİR KİŞİ KALSA, BİLİNİZ Kİ O BİZİZ”

Dünya meselelerinde de insanlara yol gösteren Sultan Baba, Müslümanlar üzerindeki zulmün, Yahudi kaynaklı olduğuna dikkat çekerdi. Dünyadaki Siyonist ve Haçlı ittifakıyla kurulan sömürü düzeninin, ancak Müslümanların maddi manevi cihadıyla yıkılacağını söylerdi. Bunun için de Müslümanların devlete talip olmalarını, Osmanlı ruhunun canlanması gerektiğini dile getirirdi. Her şeyde sünnete uyardı o, sünnet-i seniyyeyi hayatının her noktasında uygulardı. Yatsı namazından sonra yatar ve gece tekrar kalkıp vitirle beraber teheccüt namazı kılardı. Sabah namazına kadar 5 cüz Kur’an okurdu. Her Cuma günü, ümmet-i Muhammed için bir hatim bağışlardı.

ERBAKAN HOCA’YA DERİN BİR MUHABBETİ VARDI

Sultan Baba’nın Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a derin bir muhabbeti vardı. Sultan Baba, Erbakan’ı o kadar çok severdi ki, yanına ders almaya gidenlere önce Refah Partisi’ne üye misiniz diye sorardı. Bir kimsenin büyük bir mertebeye bağlı olup olmadığını anlamak için ona Erbakan’ı sorun derdi. Zira o hak için çalışıyor. Doğru yoldadır. Eğer bir insan Erbakan’ı tanımaz ya da hakkında ileri geri konuşursa, o kişiden uzaklaşın uyarısında bulunurdu. “Bir gün bu partinin bayrağı altında kimse kalmasa, yalnız bir kişi kalsa, biliniz ki o biziz” derdi. Oğlu Hüseyin Tamgüney de Sultan Baba’nın çizgisini anlattığı bir örnekle şöyle  pekiştiriyor: “Bir gün Çalışma eski Bakanı Fehmi Cumalıoğlu, Abdullah Tomba ve Süleyman Arif Emre abi Sultan Babamı ziyarete geldiler. Sultan Babam onlara dedi ki: ‘Bu parti (MSP) sadece sizin değil, bu milletin partisidir. Çünkü bu partiyi maneviyat kurdurdu. Bir gün bu partinin bayrağı altında kimse kalmasa, yalnız bir kişi kalsa, biliniz ki o biziz.’ Sultan Babamın bu sözünü de onun soyundan gelen bizler ve onun talebelerine bir vasiyet olarak kabul ediyoruz. Onun için elhamdülillah çizgimizde bir sapma yoktur. Sultan Babamı mürşid bilenlerin bu vasiyete uymak boyunlarının borcudur. Hiçbir maddi çıkar ve hesap gütmeden bize düşen bu emir doğrultusunda yürümektir. Sultan Babamız hesabi değil, hasbiydi. O Füyuzat-i Rabbani doğrultusunda gidişatını yönlendirirdi.”

HERKESE BİR SABUN VE BİR MİLLÎ GAZETE

Sultan Baba’nın oğlu Ahmet Tamgüney’in anlattığı anekdot Sultan Baba’nın dünya görüşünü de özetliyor: “Sultan Baba kendisini ziyarete gelen herkese dükkânından boş çıkmamalarını öğütler, mutlaka bir kalıp sabun ve bir Millî Gazete almalarını isterdi. Böyle bir istekle ilk defa karşılaşanların aklına: ‘Haydi sabun ne ise de, niçin Millî Gazete alayım?’ sorusu gelirdi.

Adam bunu sorar gibi Sultan Babamın yüzüne bakınca; Sultan Baba, şu cevabı verirdi: ‘Al evladım, bir tane de Millî Gazete al. Sabun; maddi kirlerini, Millî Gazete manevi kirlerini temizler” diye gelen insanlara hak davayı anlatan bir âlimdi.

25 Kasım 2019 - Gündem

Muhabir Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

eren - rabbim razi olsun,mekanini cennet etsin,rahmetyle muamele etsin,şimdiki munafiklardan muhafaza etsin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 09:18

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?