Reklamı Kapat

HÜDA PAR'dan Dr. Afiyet Sıddıki için basın açıklamasına davet

HÜDA PAR İstanbul İl Başkanlığı, ABD tarafından kaçırılan Pakistanlı bilim insanı Dr. Afiyet Sıddiki’ye yapılan zulümlere dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması düzenleyecek.

HÜDA PAR İstanbul İl Başkanlığından yapılan açıklamada; 2003’te ABD tarafından kaçırılıp türlü işkencelere maruz bırakılan Pakistanlı bilim insanı Dr. Afiyet Sıddiki’ye yapılan zulümlere dikkat çekmek amacıyla,  24 Kasım Pazar (Bugün) saat 14:00’te İstanbul ABD Konsolosluğu önünde basın açıklaması yapılacağı belirtilerek, duyarlı bütün vatandaşlar davet edildi.

Doğru Haber'de yer alan habere göre açıklamada, “Müslüman olduğu için küresel haydut ABD tarafından alıkonulan edilen Dr.Afiyet Sıddıki ’nin mağduriyetini tüm dünyaya duyurmak amacıyla düzenlenecek olan basın açıklamasına tüm halkımız davetlidir.” denildi.

Sömürgeci ABD’nin silahlarını etkisiz hale getirmek için bir program geliştirdiği yalanıyla kaçırılan Pakistanlı Nöroloji Uzmanı Âfiyet Sıddıki, türlü işkencelere maruz kalıyor, alıkonulması da halen devam ediyor.

Afiyet Sıddıki Kimdir?

1972 yılında Karaçi’de doğan Doktor Afiyet Sıddıki, tıp eğitimini Amerika’da görmüş. MIT’de (Massachussetts Institute of Technology) tıp okumuş, nöroloji alanında çalışmış ve beyin cerrahı olarak mezun olmuş. Eğitimini tamamladıktan sonra ülkesine geri dönen Sıddıki orada başörtüsü takmaya başlamış.

Öğrenimini tamamlayarak ülkesine dönen, Dr. Afiyet Sıddıki 2003 yılında İslamabad’dan Karaçi’ye annesini ziyarete gitmek üzere üç çocuğu ile beraber hava alanına gider. O tarihten sonrada esrarengiz bir şekilde kaybolur ve sonraki beş yıl boyunca genç doktordan ve çocuklarından haber alınamaz.

Sıddıki’ye göre o gün havalimanı yolunda onu kaçırırlar. O kendisini kaçıranların çocukları Ahmed’i, Meryem’i ve bebeğini de kendisinden ayırdıklarını iddia ediyor. Onun hatırladığı son şey o gün kolundan şırıngayla bir ilaç enjekte edildiği… Daha sonra kendisine geldiğinde gözlerini bir hapishane hücresinde açar. O, o anda kendisinin Afganistan’da bir askeri üste olduğuna inanıyor. Çünkü inip kalkan uçak sesleri duyuyormuş. Sıddıki beş yıldan fazla bir zaman bu hapishanedeki hücresinde tek başına kaldığını söylüyor. Onu maskesiz ve üniformasız Amerikalılar sorgulamışlar. Günlerce ona çocuklarının dehşet dolu çığlıkları dinletilmiş. Ayrıca bu süre içerisinde o sadece bebeği Süleymanı buzlu bir camın ardından görme fırsatı bulmuş. 7 yaşındaki Ahmed’in ise kanlar içindeki fotoğrafını görmüş. Meryem’in ise yakalandığı bir hastalık sonucu öldüğü söylenmiş. Sıddıki kendisine zorla yüzlerce sayfalık kirli bomba ve virüslerle biyolojik saldırı silahları planları yazdırıldığını belirtiyor.

2003’te kayıplara karışan Dr. Afiyet Sıddıki 2008 yılında bulunur. En büyüğü dört yaşında olan ve üç çocuğuyla birlikte kaçırılan Dr. Sıddıki Pakistan polisi tarafından gözaltına alınıp ABD’ye para karşılığında satılır. Bu bilgiler, Afganistan’da Taliban tarafından rehin alınıp daha sonra Müslüman olan meşhur gazeteci Yvonne Ridley’in araştırmalarından öğreniliyor. Ridley’in Pakistanlı kadın hakkındaki araştırması, en küçüğü bir aylık en büyüğü dört yaşında olan üç çocuğuyla birlikte Karaçi’den İslamabad’a yolculuk yapmak üzere havaalanına gittiği sırada 2003 yılında ortalıktan kaybolduğunu ortaya koyuyor. Pakistanlı Doktor Afiyet Sıddıki’ye o tarihten sonra ona ne olduğunu kimse bilmiyor, sadece Amerikan basınında bu kadının Pakistan polisi tarafından tutuklanarak Amerikan güçlerine teslim edildiğine dair bir habere rastlıyor.

Amerikan istihbaratı Dr. Sıddıki’nin El Kaide ajanı olduğu safsatasıyla 11 yıldır büyük bir zulümle zindanda tutuyor. 

24 Kasım 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?