Reklamı Kapat

Ülkemizin saadeti için çalışacak kadro

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 7’nci Olağan Büyük Kongre sonrası ilk GİK Toplantısı’nda konuştu… Başkanlık divanı açıklandı...

Bünyamin Güler
Bünyamin Güler Tüm Haberleri
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Saadet Partisi, 7’nci Olağan Büyük Kongre sonrası ilk Genel İdare Kurulu Toplantısı’nı (GİK) gerçekleştirdi. Yoğun bir katılımla Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen GİK toplantısında yeni dönem Başkanlık Divanı üyeleri (genel başkan yardımcıları) kamuoyuna tanıtıldı. GİK üyelerine hitap eden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 7’nci Olağan Büyük Kongre sonrası ilk toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, “Sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada barışın, huzurun ve saadetin tesis edilmesi için çalışan ve bunu 50 yıldır dillendiren tek siyasi görüşüz. Bu ideal uğruna birçok gayret gösteren büyüklerimiz oldu. Ama onların bıraktığı mirasa inşallah bizler sahip çıkacağız” dedi.

DÜNYA, BİRBİRİNE YAKIN KÖYLERE DÖNDÜ

Bütün insanlığının saadeti için çalışmanın bir ayrıcalık olduğunun altını çizen Karamollaoğlu, “Çünkü artık dünya eskisi gibi değil, küçüldü. Artık dünya adeta birbirine yakın köylere döndü. Böyle bir ortamda sadece bir ülkenin, bir bölgenin huzur içinde kalacağını beklemek hayal olur. Şu an dünyada ciddi bazı problemler var. Ekonomik ve teknolojik güce sahip olanlar, silah gücüne sahip olanlar kendi ideallerini ve düşüncelerini, menfaatlerini koruyabilmek için bütün dünyayı kontrol etme gerektiği takdirde baskı uygulamaktan çekinmeyecek bir anlayışa sahipler. Yaşayarak görüyoruz bunu. Bir ucunda Amerika var, Avrupa var, Rusya var. Şimdi ortaya bir de Çin çıktı. Geriye kalan devletleri nereye koyarsak koyun bir hükmü yok. Atladık, tabii bir de İsrail var. Ne yazık ki bu söylediğimiz ülkelerin neredeyse tamamı İsrail’in yaptığı zorbalıkları iyiymiş gibi takdim etme, onları destekleme ve onlara arka çıkmakta gayret gösteriyorlar” diye konuştu.

SAADET İÇİN EZENİN VE EZİLENİN OLMAMASI GEREKİR

Dünyada eğer biz saadet istiyorsak ezenin ve ezilenin olmaması icap eder” diyen Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Hakkın üstün tutulması icap eder. Adalete herkesin riayet etmesi icap eder. Bu değerlerin korunabilmesi için de elbette güçlü bir ele veya ülkeye veya da topluluğa ihtiyaç var. Zalimler güçlenecek, varlıklı olanlar güçlenecek ama mazlumlar ezilecek ve buna da ‘adalet’ denilecek. Bizim buna rıza göstermemiz mümkün değil. Dünyada barışın ve huzurun olması kâmil manada hakkın üstün tutulmasıyla mümkün. Kâmil manada adaletin tesisiyle mümkün. Kâmil manada insanların hayatlarını idame ettirecek mali imkânlara sahip olmasıyla mümkün. Varsa kıymetli varlıkları bunu paylaşmakla mümkün. Aramızda bir problem çıktığı zaman biz bunu savaşarak çözmeye veya kavgayla çözmeye kalkarsak bugünkü şartlarda genelde zalimler hep galip gelirler. Onların derdi, hak, adalet hukuk ne yazık ki değil. Hak, adalet, hukuk dillerinde sadece ve sadece bir menfaatin korunmasından öteye geçmiyor. Yeri geldiğinde kendi koydukları kuralları ve prensipleri çiğnemekten geri durmuyorlar.”

DÜSTURUMUZ MİLLİ GÖRÜŞ’TÜR

“Biz bütün dünyadaki insanların saadeti ve huzuru için çalışmayı şiar edinmişiz” diyen Karamollaoğlu, “Elbette biliyorsunuz ki; böyle bir büyük ideal önce kendi bulunduğun ülkedeki hakları olgunlaştırmakla başlar. Yoksa biz bunu sadece bir ideal olarak takdim edersek, ne zaman nerede hangi adımları atacağımızı bilemezsek başarılı olmamız mümkün olmaz. Yine başka hiçbir zihniyette görmediğimiz bir anlayışımız var bizim. Bunun adına da ‘Milli Görüş’ denir. 50 yıldır da bu davaya sahip çıkan siyasi kuruluşlar oldu. Temelimizde ne var? Biz ahlaki ve manevi değerleri öne çıkarırız. Mutlaka adalet de bunun içindedir, eğitim de bunun içindedir, paylaşım da bunun içindedir, sağlığın herkese ulaşmasının tesis edilmesi de bunun içindedir. Fikir, düşünce, inanç hürriyeti de bunun içindedir” diye konuştu.

BU DÖNEM İKTİDARA HAZIRLIK DÖNEMİ OLACAK

Bu dönemin iktidara hazırlık dönemi olduğuna vurgu yapan Karamollaoğlu, “İnşallah bu dönemde her sahada ne yapmamız gerektiğini, bizlere araştırarak getirecek, politikalar oluşturmamızı sağlayacak bir ekip, bir kadro oluşturmayı da bu sebeple de önemli gördük. Bu dönem iktidara hazırlık dönemi olacak. Ahlaki ve manevi değerleri güçlenmiş, maddeten kalkınmış, huzuru sağlamış, kendine yeterli hale gelmiş bir ülke dünyada da barışın tesisi için şahsiyetli bir dış politika izlemek mecburiyetindedir. Şahsiyetli bir dış politika başkalarının etkisi altında kalmadan, adaleti tesis etmek, adil bir paylaşımı dünyada da sağlayacak bir çalışmanın adıdır. Onun için önce bize benzeyen ülkelerle başlayacağız ilk önce. Zalimlerle işbirliğini zirveye çıkardığınız zaman ya onların bir unsuru olursunuz ya da onlar gibi olursunuz” dedi.

BU GİK DÖNEMİNDE BÜYÜK OLASILIKLA SEÇİME GİDECEĞİZ

Yeni dönemin ilk GİK toplantısında ‘Biz kimiz?’ sorusunun cevabını hatırlattığını ifade eden Karamollaoğlu, “Şu anda içinde bulunduğumuz şartlara geldiğimiz zaman öyle geliyor ki bana; bu Genel İdare Kurulu döneminde Türkiye büyük ihtimalle seçime gidecek. Elbette iktidar bunu sonuna kadar götürebilir, yarın da seçim yapabilir. Ama şartlar sanki iki sene içerisinde seçimin olabileceği kanaatini bizde doğuruyor. Onun için de çalışmalarımızı hızlandırmaya, ülkenin problemlerinin tamamını göz önüne alarak, nasıl çözeceğimiz konusunda hedeflerimizi belirlemeye, sonra da bu hedeflerin gerçekleşebilmesi için çalışma metotlarımızı tespit etmeye mecburuz. Onun için politika kurullarımız çok büyük önem taşıyor. Her birimiz mümkün olduğu kadar bu çalışmalara katkıda bulunmaya gayret gösterecek” diye konuştu.

DIŞARIYA GÖBEĞİYLE BAĞLI OLANLAR MİLLİ BİR EĞİTİM İHDAS EDEMEZLER

Kargaşa ortamının ve kutuplaşmanın ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çeken Karamollaoğlu, “Biz herkese elimizi uzattık. Herkesin derdiyle dertlenmeyi bir görev biliyoruz. Elbette ölçülü olacağız. Bazı fikirleri birdenbire söylemek insanlarda şok etkisi meydana getirebilir. Ama adım adım bütün gerçeklerin rahatlıkla tartışılabileceği bir ortamı sağlamak bizim boynumuzun borcudur. Eğitim buna göre düzenlenecek. Eğitimi biz düzenleyeceğiz, bu ülkenin evlatları düzenleyecek. Dışarıya göbeğiyle bağlı olanlar Türkiye’de milli bir eğitim ihdas edemezler. Siyasi ittifaklar da böyle. Biz başkasının boyunduruğu altına girdiğimiz takdirde kendi benliğimiz ortadan kalkar. Kendi kimliğimiz ortadan kalkar” şeklinde konuştu.

NE YAPIP EDİP ADALETİ TESİS ETMELİYİZ

“Ne yapıp edip adaleti tesis etmeliyiz” diyen Karamollaoğlu, “Liyakat olmadan olmaz. İstişare olmadan da olmaz. Ondan sonra güzel ahlak, dürüstlük, fedakârlık gelir. Benlik duygusundan uzaklaşmak gelir. Kamu malına herkesin sahip çıkması gerekir. Kimsenin babasının malı değildir. Kamu malı dediğiniz 82 milyon insanın hakkının olduğu maldır. Bunu yönetimdekiler, kendi keyifleri ve makamları için kullanamazlar. Bu, güzel ahlakın ve dürüstlüğün bir gereğidir. Kalifiyeli kaliteli insan yetiştiremiyoruz, eğitim sistemimiz darmadağın olmuş. Adalet ve sağlık müesseseleri öyle bir hale gelmiş ki birilerinin kazanç kapısı adeta. Sağlık kazanç kapısı olmaz ya” diyerek iktidarın mevcut politikalarını eleştirdi.

YENİ BİR BESMELE ÇEKİYORUZ

Besmeleyi çekerken, tekrardan ilkeleri hatırlattığını ifade eden Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Bir işe başlarken nasıl besmele çekiyorsak kendi değerlerimizi anlatırken de yine bir besmele çekiyoruz. Yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemde bu görevi üstlendiğiniz için hepinizi tebrik ediyorum. Yeni çalışma döneminde başarılar diliyorum. Bu yeni dönemin hayırlara vesile olmasının Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyorum.”

21 Kasım 2019 - Siyaset

Muhabir Bünyamin Güler


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?