Reklamı Kapat

Erbakan Hoca D-8’le yeni bir ufuk açtı

Türkiye Cumhuriyeti Tahran  Büyükelçisi  Prof. Dr. Derya Örs,  Millî Gazete’ye özel  açıklamalarda bulundu.

Furkan Erten
RÖPORTAJ Furkan Erten Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

İran’ın başkenti Tahran’da bulunan büyükelçilik makamında İran-Türkiye ilişkilerinden Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın İran’a yönelik çalışmalarına kadar birçok konuyu konuştuğumuz Örs, “Biz ne kadar birlikte olursak, ne kadar birbirimize yardımcı olabilirsek İslam ülkeleri olarak gelecekte kendi adımıza, milletlerimiz adına bir umudumuz olur. Erbakan Hoca, D-8’le İslam ülkelerine yeni bir ufuk açtı” ifadelerini kullandı.

“İKİ ÜLKE VATANDAŞLARI ARASINDA OLUMSUZ BAKIŞ YOK”

Sayın Büyükelçi iki ülke vatandaşları arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendirirsiniz?

İran’da çok yoğun Türk televizyonu seyrediliyor. İran’da resmi rakamlara göre sadece 2 milyon kişi turist sıfatıyla Türkiye’ye gidiyor. Son 8 ayda 7 bin İranlı Türkiye’den ev aldı ve 1,5 milyar dolar para bıraktı. Türkiye’den de İran’a çok sayıda vatandaşımız geliyor. THY’nin çok sayıda seferi var. İran’dan Türkiye’ye, Türkiye’den de İran’a halk nezdinde olumsuz bir bakış yok. İki milletin bir sorunu yok.

“AMBARGOLARDAN DOLAYI BÜYÜK SORUNLAR VAR”

Ambargo İran’ı nasıl etkiliyor? Halkbank’la alakalı bir  çalışma olacak mı?

Küresel bankacılık piyasasında burası kapalı... O yüzden burada sadece kendi kartları var, o kartlar da kendi içinde işliyor. Ambargolardan dolayı büyük sorunlar var. Bu, İran’ın yaşadığı en büyük sorun. Sattığının parasını alamıyor, ithalatıyla ihracatını dengeleyemiyor. Petrol ürünlerindeki satışlar büyük ölçüde düştü. Enflasyon çok yüksek, halkın alım gücü çok düşük. Bunu uzun vadede ne kadar götürecekler bilinmiyor. Zaten Amerika’nın da uğraştığı bu. Halkı rahatsız ederek devletlerine karşı bir kitlesel tepki sağlamak. Halkbank ambargo dışı konularda elinden geleni yapmaya çalışıyor. Halkbank uluslararası sistemin içerisinde bir banka olduğu için onun da kendini koruması gerekiyor. Halkbank’ın yaptığı iş ortada. Avrupa ülkelerinin hiçbirisi İran’la bir şey yapmadığı halde biz Halkbank’la İran arasındaki uygun noktalardaki ilişkileri devam ettiriyoruz.

“BİZİ DÜŞMAN ETMEYE ÇALIŞIYOR”

İki ülkenin hem rekabeti hem de birlikteliği var. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Hayat bir rekabettir. İran ile Türkiye arasında bir rekabet var, bunu kabul etmek lazım. Bu binlerce yıldır var. Bu rekabet kavgaya dönüşmeden, biz böyle rekabet ede ede yükseliyoruz. Türkiye şimdi nükleer yarışa katıldı. Santraller yapıyor. Bütün bunlarla birlikte yükselirsek ne âlâ. Ama diğerleri bizi birlikte batırmaya çalışıyor, bizi düşman etmeye çalışıyor. İran’da çok iyi insan kaynağı var. Bütün bunlara bakıldığında Türkiye - İran ilişkilerinde halklar ve özel sektörler arasında ciddi bir sorun yok. Üçüncü ülkeler üzerinden yaşadığımız ihtilafların Türkiye ve İran ilişkilerine maalesef daha fazla menfi yetkisi var. Bunları çözebildiğimiz zaman Türkiye ile İran arasındaki ekonomik, siyasi, kültürel, iktisadi, akademik ilişkilerin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Yani işin bir de ekonomik yanı var. İran bizim için çok büyük bir pazar. Biz de onlar için iyi bir pazarız. Yani şöyle düşünün, bazı ülkelerden gelen turistler İranlıların dörtte biri kadar para harcayıp gidiyorlar. Yani bazı ülkeden gelen 5 milyon turist yerine 2 milyon İranlı turist bize daha fazla maddi katkı veriyor. İranlı vatandaş buradan biniyor, 2,5 saat sonra İstanbul’da oluyor. Türkiye’de gördüğü itibarı başka hiçbir ülkede görme şansı yok. Çünkü Avrupa’da her gün İran ile ilgili olumsuz haberler yapılıyor. Daha havalimanında sorun yaşamaya başlıyorlar.

“KÜRESEL KAVGALARDAN DOLAYI GÜZELLİKLER GÖZ ARDI EDİLİYOR”

Efendim siz de Fars dili ve edebiyatı mezunusunuz. İki ülkenin sanat ve edebiyat alanı çok kuvvetli. İki ülke arasındaki edebiyat ve sanat ne durumda?

Burada Türk yazarlardan çok popüler olanlar var. Modern isimlerden de tanınan insanlar var. Bunlar kendi doğal mecrasında devam ediyor. Bunlar için devletlerin illa bir şey yapmasına gerek yok. Özel sektör anlamında Türkiye insanı İran’ı takip ediyor. İran insanı Türkiye’yi takip ediyor. Bizim bunun üstüne devletler olarak yapacağımız şeyler bunları kolaylaştırmak, bunları alanlarını artırmak, bir kısmını müziğe taşımak, bir kısmını sinemaya taşımak, görsel sanatlara taşımak olur. İranlılar sanatçı, şair, yazar insanlardır. Özellikle grafik tasarım anlamında çok başarılılar. Sadece Tahran’da 300-400 tane sanat galerisi var. İran, güzel bir ülke ama bu güzellikleri maalesef coğrafyamızın siyasi ve iktisadi şartlarından kaynaklanan küresel kavgalardan dolayı çok zaman göz ardı ediliyor.

“ERBAKAN HOCA YENİ BİR UFUK AÇTI”

Erbakan Hocamız için Türkiye, İran, Pakistan çok önemliydi. D-8 olmak üzere de birçok adım attı. Siz ne söylersiniz bu üç ülkenin birlikteliği için?

Allah rahmet eylesin, Erbakan Hoca bu yapılanmayla yeni bir ufuk açtı. Müslüman ülkelerin kendi aralarında siyasi ve iktisadi güçlerini birleştirmelerinde bir ufuk açtı. Türkiye, İran, Pakistan bu 3 ülkenin söz sahibi olma iddiası, zaten baskıyı artıran şey. Bu yüzden bizi sosyal, siyasi, iktisadi problemlerle, bitmek bilmeyen terör olaylarıyla, ayrışmalarla oyalayıp bölüp, ekonomimizi bir noktada tutma hevesindeler. Bütün dertleri İslam ülkeleri arasına fitne atıp bir 100 yıl daha kendilerini korumak kollamak ve bizim kaynaklarımızı sömürmek. Biz ne kadar birlikte olursak, ne kadar birbirimize yardımcı olabilirsek İslam ülkeleri olarak gelecekte kendi adımıza, milletlerimiz adına bir umudumuz olur.

“ERBAKAN HOCA HAYIRLA YÂD EDİLİYOR”

İran’da Erbakan Hocamıza sevgi ve hürmet var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erbakan Hoca’nın iktidar olduğu ve olmadığı her dönemde İranlılarla ve İran’la iyi ilişkileri vardı. Rahmetli Erbakan Hoca’nın yakın ve sıcak bir duruşu vardı. İran’ın bir güç olduğunu, Türkiye ile birlikte hareket ederse, Pakistan da dâhil olursa bir ortak kuvvet olabileceklerini her zaman gösterdi. İran tarafında da Erbakan Hoca’ya yönelik sevgi, saygı her zaman devam ediyor. Çeşitli dönemlerde İran’a sahip çıkışı ile İran Türkiye arasında ilişkilerin önemini erken kavramış bir siyaset adamı olarak burada Erbakan Hoca takdir ediliyor, seviliyor, hayırla yâd ediliyor. Bütün partilerinin Saadet’in, Fazilet’in, Refah’ın burada iyi ilişkileri bulunuyordu. Zaman zaman Saadet Partisi’nden de vekiller veya başkanlar çeşitli vesilelerle İran’a geliyorlar. Yani olumlu bir şey var aralarında. Devletimizin, tabii siyasetin içerisinde bizim için bu da olumlu bir şey.

17 Kasım 2019 - Dünya

Muhabir Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hadra - Ne demişler? Ar sahibine göre kişner! Planı, Projeyi çizen uygularsa eser ortaya çıkar, Birileri gelip bende bilirim derse işte bu hale gelir: Irak,Suriye ,Filistin işgal edilir, Zenginlik kaynakları (Petrol,Enerji,Petro-Kimya vs vs ) gasp edilir,yağmalanır, hak sahiplerinin kimisi hapse atılır,Kimisi işkence altında şehit olur, Kimisi ilk etapta şehid edilir. Kimisi aç-sefil bırakılır, Kimisi ise yalaka olmasından işgalcilerle işbirliği yapar ve ah ile vah ile alemi islam işgal altında bu duruma düşer

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Kasım 10:59

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?