Reklamı Kapat

Cihangir İslam'dan kaçırılan KHK'lılar açıklaması

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin bazı konulara değindi. İslam, kaçırılan KHK'lılar hakkında da açıklamalarda bulundu.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen bazı kimselerin kaçırılma olaylarını gündeme taşıyan Saadet Partisi Milletvekili Cihangir İslam, TBMM'deki basın toplantısında bu kişilerin ailelerinin perişan olduklarınıkaydetti. İslam, Şubat 2019 tarihinde kaçırılan 6 KHK'lı hakkında daha önce önergeler vermiş ve Genel Kurul'da da dile getirmiştik. Ağustos ayında kaçırılan KHK'lı Yusuf Bilge Tunç’tan hala haber alınamıyor. Fakat kaçırılma olayları daha da tuhaf bir hal aldı." diye konuştu.

Kaçırılan kişilerin aylar sonra ortaya çıktığını hatırlatan İslam, "Aileye, aylardır haber alamadıkları yakınının filan karakolda, Emniyet'te olduğu söyleniyor. Bunun nasıl gerçekleştiği konusunda kimsenin bilgisi yok. Kaçırılanların hiçbiri avukat tutmak istemiyor. Durumları hakkında en ufak bir bilgi dahi vermiyor ya da veremiyor. Aileleri de bu durum karşısında şaşkınlar. 6 ay ortada olmayan biri neden avukat tutmak istemez? Nasıl bir baskı var bilemiyoruz. TBMM'nin böylesine tuhaf ve vahim bir meseleyi nasıl olup da gündemine almadığını anlayamıyoruz." ifadelerini kullandı.

YIKILAN YURT BİNASI VE ALPARSLAN KUYTUL'U DA HATIRLATTI

Konuşmasında İstanbul Kâğıthane’de kamuoyunda 'Süleymancılar' olarak bilinen cemaate ait olan öğrenci yurdunun yıkılmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Cihangir İslam, şöyle konuştu:

"Yıkım kararını AK Partili Kâğıthane Belediyesi aldı. Gerekçe olarak binanın riskli olduğu ve kaçak olarak inşa edilmesi gösterildi. Ekipler, yıkım için sabaha karşı TOMA destekli polisler eşliğinde Çağlayan Mahallesi'nde bulunan Sadabad Öğrenci Yurdu’na gitti. Yıkım ekipleri gece saat 4'te yurdu boşalttı. Hükümet daha önce aynı durumu Alparslan Kuytul grubuna ve Furkan Vakfı’na da yapmıştı. İktidara muhalif siyasi parti, kişi ve derneklere sergilenen tavır artık cemaat ve tarikatları da hedef alıyor. Alpaslan Kuytul’un siyasi değerlendirmelerinden rahatsız olunca ona çeşitli davalar açıldı, aylardır tutuklu olmasına rağmen hala ortaya ciddi bir delil konulamadı. Bunun benzerini belediyeler, ruhsat ve izin gibi konularda eksiklik bulunduğu gerekçesiyle Süleymancılara yapmaktadır.

Sormak istediğim soru şu: Eğer sayın Alparslan Kuytul ve Süleymancılar AK Parti’ye hizmet etselerdi ve seçimlerde Ak Parti’ye açık destek veren diğer cemaatler gibi davransalardı bunlar başlarına gelir miydi?

TÜRKİYE HIZLA DEMOKRASİDEN KOPUYOR

İslam, sözlerini OHAL'e tepki bildirisine imza atanlara verilen cezayı eleştirerek tamamladı:

"CHP PM'nin 2016'daki toplantısında OHAL'e tepki bildirisine imza atan 60 üyeden 35'i hakkında cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla dava açıldı. 25 milletvekili hakkında fezleke düzenlendi. Anayasal güvence altındaki düşünce ve onu ifade etme hürriyetini yokeden bu uygulamalarla Türkiye hızla demokrasiden kopuyor. O yüzden dünyada melez rejim olarak anılıyoruz artık. Yani seçim düzenleyen otoriterlik rejimi. Bu durumun sürdürülemez olduğunu herkes gibi muktedirler de görüyor. Bu iktidarın çevresinde toplanan sivil toplum da. O nedenle batan gemiyi terk etmeleri an meselesi."

15 Kasım 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?