Reklamı Kapat

Daha ne bekleniyor

Meclis’te AB sevdasına maneviyatımıza darbe vuran onlarca yasa çıkartıldı ama hiçbiri 26 Eylül 2004’teki “Zinanın serbest bırakılması” kadar toplumsal çöküntüye sebep olmadı.

Dursun Ali Bulut
Dursun Ali Bulut Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Türkiye, AB sevdası uğruna milli manevi değerlerinden taviz üstüne taviz verdi. AB’nin fasıllar ve müzakereler başlığıyla dayattığı ifsat projelerinden en yıkıcı olanı ise hiç kuşkusuz zinanın serbest bırakılması oldu. 3 Kasım 2002 tarihinde hükümeti devralan AKP, Avrupa Birliği’nin “Müzakereleri başlatmayız” tehdidine boyun eğerek, 26 Eylül 2004’te Meclis’te kabul edilen yasayla zinayı serbest bıraktı.  Tıkanan görüşmeleri aşmak için AB’nin dayatmasına boyun eğen hükümet, Cumhuriyet tarihinde ilk kez zinayı suç olmaktan çıkarttı. O dönem AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen ise konuyu, “Başbakan zina cezasının kaldırılması konusunda güvence verdi. Türkiye’nin önünde artık hiçbir engel kalmadı” sözleriyle özetlemişti. Her ne kadar iktidar çevresi ve medyası zinayı serbest bırakan yasa mevcut iktidar döneminde çıkartılmadı dese de Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz yıl partisinin TBMM’deki grup toplantısında, AB üyelik sürecinde zinayı serbest bırakmada yanlış yaptıklarını ifade etti. Bu itiraf niteliğindeki açıklamanın ardından Erdoğan 2 Mayıs 2019’da da zinanın serbest bırakması sonucu ortaya çıkan  toplumsal ifsada dikkat çekti. Erdoğan son olarak dün de dindar nesil yetiştiremezsek yazık olacağına işaret etti.

ZİNANIN SERBEST BIRAKILMASI TOPLUMU TEMELDEN SARSTI

Aile yapımızı temelinden sarsan ve Allah’ın (C.C.) emrine karşı açıkça muhalefet olan zinanın serbest bırakılmasıyla birlikte ahlaksızlığın önü açıldı. Geçen 15 yılda zinanın serbest olması, ahlak ve maneviyata yönelik hiçbir düzenlemeye imza atılamaması milli ve manevi değerlerimizden hızla uzaklaşılmasıyla toplumsal yozlaşmaya neden oldu.

ERDOĞAN: ZİNA KONUSUNDA YANLIŞIMIZ OLDU

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Şubat 2018 Salı günü partisinin TBMM’deki grup toplantısında tarihi bir itirafta bulunmuş ve bir gazetecinin, çocuk istismarına dair düzenlemelerle ilgili sorusuna, “Çocuk tacizleri, bunlar tabii asla bağışlanabilir, görmezden gelinebilir konular değil. Şu anda 6 arkadaşımız bu konuyla ilgili çalışmalarını başlattılar. Zina konusunun da yeniden ele alınmasının çok çok isabetli olacağı düşüncesindeyim, çünkü bu toplumun manevi değerler noktasında farklı bir konumu var. Biz AB sürecinde, bu bir özeleştiridir, onu söylemek zorundayım, bu konuda bir yanlışımız oldu ki zina ile ilgili düzenlemeyi de yapmak suretiyle tacizler, vesaireler, bunları belki de aynı kapsam içerisinde değerlendirmemiz lazım” cevabını vermişti. Erdoğan’ın sözlerinin ardından geçen bir yılda ne Meclis’e bir kanun teklifi sunuldu ne de ahlaki bir düzenlemeye imza atıldı.

“ÇEKİRDEK AİLEYİ ÇÖZÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tarihi itiraftan bir yıl sonra 2 Mayıs 2019’da Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Aileye Değer Türkiye’ye Değer” ana temasıyla düzenlenen 7. Aile Şûrası’na gelinen ahlaki ve manevi çöküntüye bir kez daha dikkat çekti. Mahremiyet algısı yozlaşırken maalesef mahrem alan kavramının gün geçtikçe anlamını yitirdiğini dile getiren Erdoğan, “Önceki dönem nasıl geniş aileyi adeta ortadan kaldırmışsa bu yeni dönem de çekirdek aileyi çözüyor, yıkıyor” ifadelerini kullandı.

EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLERİN NORMAL SAYILDIĞI SANCILI BİR SÜREÇLE KARŞI KARŞIYAYIZ

7. Aile Şûrası’nda, insan fıtratına aykırı sapkın ilişkilerin belli çevreler tarafından kasıtlı şekilde meşrulaştırılmaya çalışılmasının da aile kurumuna yönelik ana tehditler arasında yer aldığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nikâh akdinin değersizleştirildiği, evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı, boşanmanın adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıyayız. Sürekli haz peşinde koşan hedonist ve egoist bir insan tipinin yüceltildiği bu gayrı ahlaki hayat tarzı maalesef etkisini ülkemizde her geçen yıl daha fazla gösteriyor.” Devletin en üst makamının tespit ettiği bu acı gerçeklerin ortaya çıkmasının en büyük nedeni hiç kuşkusuz zinanın yasak olmaktan çıkartılması.

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİNE HOCA BULUNMUYOR DERSEM, YALAN SÖYLEMİŞ OLMAM

Erdoğan son olarak dün de manevi değerlere ve dindar nesle dikkat çekti. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin 70. kuruluş yıl dönümünde konuşan Erdoğan, “Milletimizin gönlünde özel bir yeri olduğunu bildiğim bu kurumları daha da geliştirmek, ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bir büyüğünüz olarak, Cumhurbaşkanınız olarak sizlere bir ricada bulunacağım. O da şu; bir, niçin ilahiyat mezunları gerek imam hatip okullarında gerekse diğer düz liselerde öğretmenlik için görev almada tereddütler yaşarlar? Öğretmen bulmada maalesef sıkıntı yaşıyoruz. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine hoca bulunmuyor dersem, yalan söylemiş olmam” dedi.

DİNDAR NESİL YETİŞTİREMEZSEK YAZIK OLUR

Dindar nesil yetiştirmek istediklerini ifade eden Erdoğan, “Bugün yine aynısını söylüyorum. Bunu başardığımız takdirde, çarşıda, sokakta, pazarda o zaman tinercisini, hırsızını, Allah’ın izniyle o zaman görmeyiz veya minimize ederiz. Alkolikleri görmeyiz, niye? Çünkü dindar gençlik bilecek ki alkol haramdır. Bu konularda atılacak adımlarla dindar neslin olduğu bir ülkede, inanıyorum ki tüm manevi değerler bir anda yüksek bir sıçrama yapacak ve birbirini menfaat, makam, mevki için değil Allah için seven bir millet ortaya çıkacaktır. İşte bunu siz sağlayacaksınız, bu adımları atma noktasında yeni bir sürecin içinde olmamız gerekiyor, aksi takdirde yıllara yazık oldu deriz.”

MECLİS, AB DAYATMASI KANUNUnu DEĞİŞTİRMELİ

Tüm bu acı tespitler ortadayken Allah’ın (C.C.) kesin bir emirle yaklaşmayın dediği zinanın hâlâ ülkemizde serbest kalması düşünülemez. Toplumun beklentisi Meclis’in bir an önce Cumhurbaşkanı’nın da şikâyet ettiği AB dayatması kanundan vazgeçilip, ahlaki çöküntünün temelini hazırlayan zinanın, Meclis’te çıkartılacak kanunla yasak olması.

07 Kasım 2019 - Gündem

Muhabir Dursun Ali Bulut


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Şeyhmüslüm - Sözlerinde samimi ise kendisini genel başkan olduğu parti bunları meclise getirsin. Kimin bu pisliklerden yana olduğu ortaya çıksın. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmen durumunua gelince yine samimi değil binlerce Din Kültürü ve Ahlak bilgisi öğretmeni atama bekliyor. Bu söyledikleri sadece parti tabanını oyalamak. Sanki bunları yapmak kendisinin elindeki bir şey değilmiş, bunları başkasını yapması gerekiyormuş intibaı vermek...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Kasım 09:59

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?