Reklamı Kapat

Mustafa Kurdaş: Toplumsal sözleşmeye davet önemliydi

Milli Görüş kongrelerinin önemini vurgulayan Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Kurdaş, Karamollaoğlu'nun konuşmasında, toplumsal sözleşmeye davetin önemli olduğunu söyledi.

Haber albümü için resme tıklayın

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5'te Bilâli Yıldırım ile yaptıkları Buyurun Başlıyoruz programında, Saadet Partisi 7. Olağan Büyük Kongresi'nde tekrar genel başkan seçilen Temel Karamollaoğlu'nun konuşmasındaki önemli satır başlarını ve Türkiye siyasetini değerlendirdi. Milli Görüş kongrelerinin önemini vurgulayan Kurdaş, Karamollaoğlu'nun konuşmasında, toplumsal sözleşmeye davetin önemli olduğunu ve konuşmanın ana çatısının toplumsal sözleşme olduğunu, bu çatının da ana öznesinin adalet vurgusu olduğunu söyledi.

Türkiye'deki muhalefet sorunu var algısına karşı Mustafa Kurdaş, "Türkiye'de aslında son yıllarda hep muhalefet boşluğundan bahsedilir. Bana göre Türkiye’deki boşluk muhalefet değil iktidar boşluğudur. İktidar, kendi alanını başkalarına bırakmıştı. 10 yıl FETÖ’ye bırakmış, Amerika’nın vesayetine bırakmış. Anlıyoruz ki, Suriye ve Irak politikalarını Ankara yönetmemiş" dedi.

Mustafa Kurdaş'ın TV5'te yayınlanan Buyurun Başlıyoruz programında yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle;

 "MİLLİ GÖRÜŞ KONGRELERI BÜYÜK İSTİŞARE SALONLARIDIR"

"Milli Görüş kongreleri, hep istişare merkezli yürümüştür ve kararlar da istişareyle alınır. Kongreler, büyük istişare salonlarıdır. Diğer siyasi partilerde kurultay ortamı, bir çekişme içerisinde, baze yıpratıcı, bazen kulis üzerine inşa edilebilir ama tabii Milli Görüş partilerinde istisnalar olmuştur ama istişare merkezli yürümüştür. Bir şekilde yeni adımlar atılmaya başlanır. Bu seferki kongre de, bu hareketin 50’nci yılı olması bakımından çok daha farklı bir heyecanla yaşanan, çok daha farklı bir gündü."

"TOPLUMSAL SÖZLEŞMEYE DAVET ÖNEMLIYDI"

"Temel Karamollaoğlu'nun konuşmasında; yeni bir dünya vurgusu sıkça yapıldı. Öte taraftan küresel dünyanın sömürgeci yaklaşımına karşı vurgular ciddi anlamda yapıldı ve Türkiye'de de toplumsal sözleşme vurguları yapıldı. Bu bakımdan önemli başlıklar ortaya konuldu ve genel gidişata karşı Temel Karamollaoğlu'nun yapmış olduğu konuşmanın muhtevasındaki çoğunluk, içerideki birlik ve bütünlüğü tesise yönelikti. Kullanılan kavramlar, kelimeler, cümleler, konuşmanın bölümleri daha çok yeniden büyük Türkiye'yi inşa edecek olan bir yaklaşımdı. Çünkü siz içeride sorunlarınızı halletmezseniz, dışarıda da etkin pozisyona, belirleyici pozisyona gelemezsiniz. Burada çeşitli kesimlerin bir araya gelmesi, bir toplumsal sözleşmeye davet önemliydi. Konuşmanın ana çatısını da bunlar oluşturuyordu. Bu ana çatının da öznesi herhalde adaletti. Adalet vurgusu, özne bir kavram, kelime olarak geçti. "

"BAŞKA BİR DARBE OLAN RANTİYE"

Temel Karamollaoğlu'nun yapmış olduğu konuşmadaki kavramsal tespitleri önemsediğini söyleyen Kurdaş, Karamollaoğlu'nun; "50 yıl boyunca milletin inancıyla, değerleriyle mücadele edenlere nasıl karşı çıktıysak, bugünde milletin inancını istismar edenlere karşı çıkıyoruz" sözlerini örnek göstererek: Milletin inancıyla mücadele edenler ve milletin inancını istismar edenler, belki günümüzün en önemli konusu buydu. Çünkü cumhuriyet tarihinin büyük bir çoğunluğunda bu milletin inancıyla mücadele edenler vardı. Bu tespit kavramsal olarak yapılmış. Bugüne de gelince milletin inancının istismar edilmesi var. Kutuplaşmayı da yani bugünkü fotoğrafı da ortaya koyuyor bu yaklaşım, bu önemliydi. Öbür taraftan "halkın değil, tankın" geçmişte, 50 yıl boyunca halkın değil, tankın yanında olan bir yaklaşım vardı deniyor ve bugünde halkın değil, rantın yanında duranlara karşıyız, diyor. Dün halk yerine tank, yani darbelere göndermeler yapılıyor, bugünde başka bir darbe olan rantiye üzerine, belki ekonomik darbe, mücadele edilmesi gerekilen başka bir alana dikkat çekildi.

"ANLIYORUZ Kİ, SURİYE VE IRAK POLİTİKALARINI ANKARA YÖNETMEMİŞ"

Bilâli Yıldırım'ın, iktidar ve muhalefet kavramları üzerine sorduğu soruya Kurdaş; "İktidar, iktidara geldiğinde şuursuzca, her şeyi yaparım dememeli. Her şey bana mubahtır, anlayışıyla hareket etmemeli. Muhalefette eleştiri kültürünü, yıkıcı değil, yapıcı bir şekilde geliştirmeli" dedi ve AK Parti'nin iktidarında bir muhalefet sorunu olduğunu söyleyenlere; "iktidar şu an muhalefetin çalışma alanını kapatıyor. Muhalefete muhalefet yapıyor. Muhalefete muhalefet yapınca toplum, Türkiye'de çaresizlik içerisinde olduğunu düşünüyor. Çünkü muhalefeti sürekli baskılayan, suçlayan, eleştiren ve muhalefete karşı her türlü itibar oyununu elinde bulundurduğu güçleri kullanarak, halkı aldatmaya yönelik bir iktidar var. Ben hep söylerim zaten, Türkiye'de aslında son yıllarda hep muhalefet boşluğundan bahsedilir. Bana göre Türkiye’deki boşluk muhalefet değil iktidar boşluğudur. İktidar, kendi alanını başkalarına bırakmıştı. 10 yıl FETÖ’ye bırakmış, Amerika’nın vesayetine bırakmış. Anlıyoruz ki, Suriye ve Irak politikalarını Ankara yönetmemiş" dedi.

05 Kasım 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hadra - Toplumsal Sözleşme : Medine Vesikası (Resulullah(SAV) Dönemi), Mekke Dönemi, Osmanlı Dönemi vb Şimdi 96 Yıldır bir türlü barış olmuyor ,Kardeş Kardeşini katl ediyor. İslam Topraklarının Zenginlik kaynakları gasp ediliyor, talan ediliyor vb vb.Bu Proje yeni dehil Rahmetli (Allah Rahmet eylesin ) ERbakan Hocamız Almayaya 1952 lerde İhtisas için AKHEN kentinde Odasından Gece 52 sayfalık olarak yazdığı Mektuptan Vatanındaki Arkadaşlarına yolladığından anlıyoruz. 1. Körfez vakasında Gittiği Arabistana , KüVeyte,Iraktaki Saddam, taha Yasin Ramazan ile yaptığı mütalaalardan bir de bugüne bakın ne durumdayız?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Kasım 11:39

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?