Reklamı Kapat

“15 Temmuz’un üzerinden 3 yıl geçti ama Türkiye normalleşemedi”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu TV5'te 'Düşünme Vakti' programında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, 1960, 1971 ve 1980 darbelerinden sonra bile Türkiye’nin normalleşmesinin 15 Temmuz sonrası kadar uzun sürmediğini söyledi.

Karamollaoğlu, TV5'te Suat Toktaş'ın sunduğu 'Düşünme Vakti' programında, Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş ve gazeteciler Aslı Aydıntaşbaş ile Ayşe Baykal'ın sorularını cevapladı.

Karamollaoğlu, sorular üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşme hakkında da bilgi verdi.

“Endişelerimi ve gördüğüm yanlışları aktarmak için gittim”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Ben size endişelerimi aktarmak için geldim” dediğinin altını çizen Karamollaoğlu, ziyaretinde münakaşa ya da münazara etmek niyeti taşımadığını, gördüğü yanlışları dile getirmek için görüşme talebinde bulunduğunu kaydetti. Vatandaşların adaletten yana endişe ve şikâyetlerini aktardığını da anlatan Karamollaoğlu, “Ben dedim ki, adalette endişe var Türkiye’de. Adalete insanlar güvenmiyorlar. ‘Yok canım’ dedi; ama var. O zaman, benim endişemi makul görüyorsanız, adaletin rayına oturmasını sağlamakla mükellefsiniz. Gerekli tedbirleri alacaksınız. Beni makul görmüyorsanız, o zaman da halkta oluşan bu kanaati değiştirmek için bir girişimde bulunacaksınız” diye konuştu.

Karamollaoğlu, bir soru üzerine, Erdoğan’la görüşmesinde “50+1 şartı”nın gündeme gelmediğini söyledi. Karamollaoğlu, demokratikleşmenin tam olarak sağlanması, adaletin tesis edilmesi, kutuplaşmanın önlenmesi, ekonominin düzelmesi / rayına oturması, işsizliğin / geçim sıkıntısının ortadan kaldırılması konularında görüşlerini dile getirdiğini dile getirdi.

“Artık normalleşmek gerektiğini söyledim”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra Türkiye’nin normalleşmede geç kaldığını ifade ettiğini de belirten Karamollaoğlu, bu konuda şunları söyledi:

“Türkiye, bakın birkaç tane ihtilâl (darbe) geçirdi. 1960 ihtilâlini geçirdi. En üzüntü verici ihtilâldi. Üç kişi, başbakan dahil, idam edildi; ama 2 sene sonra normal demokratik seçimlere geçildi. İhtilâli tasvip etmeyenler, yeniden iş başına geldi. 12 Mart muhrırası, bir ihtilâl gibiydi; çünkü hükümet, istifa etti. Arkasından bölünme oldu. Arkasından, yeniden normal seçimlere gidildi. Gerçi önce CHP-MSP ittifakı sağlandı, koalisyon, arkasından da MC (Milliyetçi Cephe) hükümetleri kuruldu. Sonra 1980 ihtilâlini yaşadık. 80 ihtilâlinde biz, hepimiz hapse girdik; ama sonra, evet bizi siyaset dışı tuttular 7 sene ama 1983 yılında yapılan seçimlerde yine ihtilâlcilerin destekledikleri, iş başına gelemedi. En ciddi, bana göre, bizim üzerimizdeki baskı, 28 Şubat’ta oldu. Yani başörtülülere karşı, inançlı kesime karşı müthiş bir baskı uygulandı. Sermaye çevreleri, sendikalar, basın, hatta adalet mekanizması, orduyla beraber hareket etti. Bugüne kadar rastlamadığımız bir manzaraydı; ama o bile arkasından düştü, AK Parti geldi; bugünkü noktaya da gelindi. 15 Temmuz gerçekleşti; ama 15 Temmuz’un üzerinden 3 seneden fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen, normale dönemedik hâlâ. Bugün Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işlerinden ayrılan, çıkan, hatta mahkemeye gitme fırsatı bulup, kendilerinin suçsuz olduğunu ispat edenler bile görevlerine dönemiyorlar. Olmaz.

Hükümetin mağdurlar için bir çalışma yaptığı izlenimi edindim

Ben, (Erdoğan’a) bunları da söyledim. Ama orada şunu gördüm: Bu meselede, bu noktada nasıl geri dönülür? Belki affa benzer bir girişimde bulunulabilirse, af da demedim, affa benzer diye dedim, o zaman belki bunları biraz daha rayına oturtmak mümkün. Anladığım kadarıyla, böyle bir şeyde (ifadede) bulunmadı kendisi ama anladığım kadarıyla böyle bir çalışma, başka yerlerden gelen haberlere bakılırsa, yapılıyor gibi. Benim kanaatim de şu ki, bunu yapmak mecburiyetinde. Parti teşkilatları da artık bu işin böyle gidemeyeceğini görüyor.”

04 Ekim 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?