Reklamı Kapat

"İmam Azam bugün yaşasaydı müebbet alırdı"

İslam dünyasının eleştirel ve özgür düşünce bakımdan ciddi sorunlar yaşadığı ifade ediliyor. Özgür düşünce çerçevesinde Müslümanların İmam Azam'ın siyasi yönünü benimsemeleri gerektiği vurgulanıyor.

Büyütmek için resme tıklayın

İslam dünyasında eleştirel ve özgür düşüncenin olmamasından kaynaklı ciddi sorunların yaşandığı ifade ediliyor.

Karar gazetesi yazarı Mehmet Ocak'tan özgür ve bağımsız düşünceyi konu alan dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Köşesinde "İmam-ı Azam bugün yaşasaydı müebbetle yargılanırdı" özgür düşüncenin önemine değinen başlıklı yazı yayımlayan Ocaktan, "Tarihin tanıklığı göstermiştir ki, yüzyıllar boyunca özgür ve bağımsız düşünce her zaman iktidarların korkulu rüyası olmuştur. Çünkü aynı zamanda aklı düşüncenin merkezine yerleştirme faaliyeti olan özgür düşünmeye ve alternatiflere iktidarların tahammülü yoktur. Bu yüzden de bırakın alternatif düşünceyi toleransla karşılamayı, onlara hayat hakkı bile tanımak istemezler. Çoğu zaman hırsları akıllarına galip gelen iktidarların en çok başarılı oldukları alan ise alternatif düşünceleri itibarsızlaştırıp öcü olarak göstermektir" dedi.

"İMAM AZAM ÖZGÜR BAĞIMSIZ DÜŞÜNCENİN SİMGESİDİR"

İslam dünyasının eleştiren düşünce bakımından sorunlar yaşadığını vurgularken siyasal iktidarların ise eleştirel düşünceye karşı olumsuz bir tavır içinde olduğunu belirten Ocaktan, "Eleştirel düşünce iktidarlarımızı, çıkarlarımızı tehdit ediyorsa tez elden yok edilmelidir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, günümüzde İslam dünyasının yaşadığı en temel problemlerden birisi ne yazık ki özgürlük meselesidir. Çünkü İslam tarihi boyunca yaşanan tecrübeler göstermiştir ki, Müslüman dünyanın oluşturduğu hemen bütün devlet yapılarında eleştirel düşünceye iyi gözle bakılmamış ve bireyin özgür düşünceye sahip olması fitne ve fesadın kaynağı olarak görülmüştür" ifadelerini kullandı.

Tarihte İslam dünyasında despotik iktidarlarının olduğunu belirten Ocaktan, İmam Azam Ebu Hanife gibi büyük alimlerin bu despotik yapılara karşı büyük direniş gösterdiğini ifade etti.

İmam Azam'ın özgür ve bağımsız düşünce bakımda zalim idarelere karşı ses çıkardığını ve direndiğini dile getiren Ocaktan, "islam toplumlarında kurulan bu despotik yapılara karşı hayatları pahasına seslerini yükselten, direnen büyük alimler, düşünce insanları da olmuştur. Bu isimlerin en önemlisi İmam-ı Azam Ebu Hanife’dir. Hayatının 50 yılını Emeviler döneminde, 17 yılını da Abbasiler döneminde geçiren Ebu Hanife, hiçbir şekilde devlet erki içinde yer almayı kabul etmemiş, zalim sultanlara ve adaletsizliklere karşı çağının en önemli mücadelesini vermiştir. Ve sonunda bu devrimci duruşunun bedelini canıyla ödemiştir" diye ifade etti.

"MÜSLÜMANLAR İMAM AZAM'IN SİYASİ YÖNÜNÜ ALMADI"

İmam Azam'ın yaptığı siyasi mücadelenin günümüz açısından önemine değinen Ocaktan, İslam dünyasında İmam Azam'ın düşünce ve fikir özgürlüğü bakımından despot iktidarlara verdiği mücadelenin her zaman arka planda tutulduğunu söyledi.

Yazısında İmam Azam Ebu Hanife'nin zalim ve despot iktidarlara karşı aklı ve eleştirel düşünceyi önceleyen bir tavır içinde olduğu belirten Ocaktan, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu açıkça ifade etmek gerekiyor ki, tarihimizde müstesna bir yere sahip olan Ebu Hanife’nin akla, bilgiye ve eleştirel düşünceye dayanan görüşleri İslam toplumlarının gündeminde hiçbir şekilde yer alamadığı için Müslüman dünyanın yaşanabilir bir devlet modeli oluşturma fırsatları heba edilmiştir. Özgür düşünceye yer açmayan ve de hukuksuzluğun devam ettiği Müslüman dünyanın bağnazlıktan kurtulması ne yazık ki mümkün değildir."

Özellikle Müslümanların İmam Azam'ın muamelata dair düşüncelerini önemsediklerini kadar siyasi duruşunu benimsemediklerini de dile getiren Ocaktan, "Hanefi mezhebine müntesip olduğunu söyleyen İslam dünyasında ve bu arada Türkiye’de de, ne yazık ki Ebu Hanife’nin saray alimi ve dalkavuğu olmayan, zalim yönetimlere karşı vicdana, ahlaka, adalete ve hakkaniyete dayalı karşı duruş gösteren, aklı, sorgulamayı ve özgür iradeyi ön plana alan siyasi fıkhı yerine, çoğunluğu Ebu Hanife’nin görüşleri diye kitaplarına sonradan sokulan/giydirilen, ibadet ve siyasi içeriği olmayan fıkıh ve muamelata ilişkin hususları içeren ‘Tabela bir Ebu Hanife portresi’ hakim olmuştur" şeklindeki ifadeleri kullandı. 

18 Eylül 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Adnan - İmamı Azam gibi dik duruş gösterecek din alimi yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Eylül 12:29
02

Selami Ali - Güzel Yazı yazmış, İmamı Azam ile ilgili piyasada çok az kitap vardır ve şu an memleketimizin en büyük sıkıntısı düzgün insan yetiştirmiyoruz ve toplum hakikati söylemiyor.....

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 18 Eylül 09:34
01

Adem Evliya - Olabildiğince sapla saman birbirine karıştırılmış! İmam Azam her şeyden önce "sosyal bilimci" değil "fıkıhçı" idi.

Yanıtla . 1Beğen . 6Beğenme 18 Eylül 09:04
04

Mollaoğlu - @Adem Evliya 01 nolu yoruma cevabı: fıkhın sosyal bilimle ilgisi yok mu sizce de ayrıştırıyor sun?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Eylül 16:49

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?