Reklamı Kapat

Şerafettin Kılıç: Faiz sistemi zulüm düzenidir

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, Türkiye ekonomisinin kırıklarla dolu karnesini masaya yatırdı…

Bünyamin Güler
Bünyamin Güler Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, ülkenin yapısal sorunlarını ertelemeye tahammülü olmadığının altını çizerek, “Faiz sistemi zulüm düzenidir. Bu zulüm düzenini ortadan kaldırmak için; üretimin desteklenmesi, faizsiz kredi verebilen mekanizmaların oluşturulması, faizin gider kalemleri arasından çıkartılarak maliyetlere yansıtılmaması lazım gelir” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç,  düzenlediği basın toplantısıyla Türkiye’nin ekonomi karnesine dikkat çekti. Saadet Partisi’nin Balgat Eğitim Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında Kılıç, “Yeniden Büyük Türkiye’nin kurulması, o ülkenin siyasi bağımsızlığı yanında ekonomik bağımsızlığını kazanması ile mümkün olur. Ekonomik anlamda dışa bağımlı bir ülke, henüz daha tam bağımsızlığını tamamlayamamış demektir. Dün, tarım alanında dünyada kendi kendine yetebilen ender ülkelerden biriyken bugün, tarım ürünleri ithal ediyorsak, diğer bir ifade ile pamuk, tütün, tekstil ürünleri, buğday, pirinç, canlı hayvan, et, hatta saman ve benzeri tarım ve zirai ürünleri ithal ediyorsak bir sorun var demektir. Un var, yağ var, şeker var da helva yapılamıyorsa hükümet edenlerde sorun var demektir. Yanlış uygulamalar sebebiyledir ki, bugün çiftçi perişan, hayvan üreticisi perişandır” dedi.

TARIM ÜLKENİN CAN DAMARIDIR

“Çiftçi üretmiyor veya üretmek istemiyor” diyen Kılıç, şöyle devam etti: “Yüksek girdi fiyatları sebebiyle ve emeğinin karşılığını alamayacağı endişesi yeterince üretmekten imtina ettiriyor. Bu nedenledir ki girdi maliyetlerini azaltacak adımlar atılmalı, tedbir alınmalıdır. Gübre fiyatları, akaryakıt fiyatları, elektrik ve sulama ücretleri makul rakamlara çekilerek üretici desteklenmeli, üretmek cazip hale getirilmelidir. Tarım ülkemizin en önemli gelir kaynaklarındandır, can damarıdır. Tarım ve hayvancılık desteklenmeli, bütçeden hak ettikleri destek sağlanmalıdır. Kanunun gerektirdiği destek mutlaka verilmelidir. Kanunun öngördüğü destek lütuf değil, adaletin gereğidir. Sağlıklı bir tarım yasası mutlaka çıkarılmalı, ithal eden değil ihraç eden bir ülke olmalıyız. Zeytinden fındığa, pamuktan şeker pancarına, buğdayına kadar tüm ürünlerin taban fiyatları, üreticisini memnun edecek, alın terlerinin karşılığı olacak düzeyde olmalıdır. Üretmeye teşvik etmelidir.”

İŞÇİYE MEMURA YOK FAİZE VAR

Toplu sözleşme görüşmelerinden istenen sonucun çıkmadığını da hatırlatan Kılıç şöyle devam etti: “İşçiye, memura, emekliye gelince yok ama faiz ödemeye gelince çok. Saadet Partisi iktidarında işçilerimiz, memurlarımız, emeklilerimiz ve üreticilerimiz enflasyona ezdirilmeyecektir. Asgari ücrete ilk etapta yüzde 50 oranında zam yapılacaktır. Asgari ücret vergi dışı tutulacaktır. Sosyal güvenlik prim oranları adil bir şekilde yeniden düzenlenecektir. Emeklilik şartları yeniden düzenlenecek, emekliler arasında adaletsizlik giderilecektir. Emeklilikte yaşa takılanların uğradıkları haksızlıklar giderilecektir.”

MEVCUT İKTİDAR FERASET VE BASİRETTEN YOKSUNDUR

Madden ve manen kalkınmış bir ülkenin yolunun tarım ve hayvancılıkla beraber sanayi ve teknolojiden geçtiğini hatırlatan Kılıç, “Mevcut iktidar bu inanç ve azimden, feraset ve basiretten yoksundur. 17 yıldır gelinen nokta ortadadır. Yüksek faiz, geçim sıkıntısı, üretim sorunları, yüksek enflasyon, sanayideki daralma, işsizlik ülke ekonomisini ciddi anlamda çıkmaza sokmuştur. İşsizlik en büyük ve en önemli sorunlardandır. Özellikle genç nüfustaki işsizlik oranı yüzde 23,3’lere yükselmiştir. Aynı tehlike enflasyon içinde geçerlidir” diye konuştu.

BU TERAZİ BU SIKLETİ ÇEKMEZ

Faiz sisteminin zulüm düzeni olduğunun altını çizen Kılıç, “Bu zulüm düzenini ortadan kaldırmak için; üretimin desteklenmesi, faizsiz kredi verebilen mekanizmaların oluşturulması, faizin gider kalemleri arasından çıkartılarak maliyetlere yansıtılmaması lazım gelir. Bakınız, AK Parti iktidarında bütçeden faize ödenen para 832 milyar TL’ye ulaştı. Sadece 2019 yılında faize 117,3 milyar TL ödenecek. Yani millet olarak ‘faiz ödemek için çalışıyoruz’ desek yalan olmaz. Beyler, sizi uyarıyoruz. Bu çark böyle dönmez. Bu terazi bu sıkleti çekmez” dedi.

DIŞ TİCARET AÇIĞI 2023’TE DE ARTARAK DEVAM EDECEK

Türkiye’nin toplam borç stokunun yıldan yıla arttığını belirten Kılıç, konuşmasına şöyle devam etti: “2005 yılında 331,9 milyar TL olan merkezi yönetim toplam borç stoku 2018 yılında 1 trilyon 067 milyar TL’ye, 2019 Temmuz itibarıyla 1 trilyon 216 milyar TL’ye ulaşmıştır. ‘Hiç borcumuz yok, kalmadı, ödedik. Biz onlara borç veriyoruz’ diyenlerin kulakları çınlasın. Öbür yandan 2002 yılında 36,1 milyar dolar olan ihracatımız 2018 yılında 167,9 milyar dolara çıkmışsa da ithalatımız 2002 yılında 51,6 milyar dolardan 2018 yılında 223 milyar dolara çıkarak dış ticaret açığı her geçen yıl daha da artmış. Aynı şekilde cari açık bir türlü kapatılamamakta, açık artarak devam etmektedir. 2023 yılında ihracat 500 milyar dolara çıkacaktı. Ama 2019 Temmuz’unda TBMM’de kabul edilen 11’inci Kalkınma Planı’nda bu rakam 226,6 milyar dolar olarak verilmiştir. İthalat rakamı ise 293,5 milyar dolar olarak öngörülmüştür. Yani dış ticaret açığı 2023’te de artarak devam edecektir.”

TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜK BİR ÇIKMAZDADIR

Türkiye ekonomisinin büyük bir çıkmazda olduğunun görüldüğünü ifade eden Kılıç, “Tarımıyla, hayvancılığıyla, sanayisiyle, iç borçları, dış borçlarıyla, ithalatı ve ihracatıyla, üretim politikaları ile bir çıkmazdadır. Bu yükün altından borcu borçla çözmeye, mevcut varlıklarını satarak çare bulmaya çalışmıştır. Hata etmiştir. Şimdi hatalarından dönmek, üretimi öncelemek, üretimi artırmak, tüketimi azaltmak, israf ve savurganlıktan vazgeçmek, işçiyi, memuru, emekliyi, üreticiyi, esnafı, sanayici ve tüccarını destekleyen tedbirler yerine, ‘nasıl daha çok borç alırım, nasıl daha rahat borçlanabilirim, iç ve dış borçlanmayı daha etkin nasıl yürütebilirim?’ diye ‘Borçlanma Müdürlüğü’ oluşturmaya karar vermiş. Bundan böyle üretimi artırmak yerine borç borçla ödenecek. Yani ‘daha çok faiz ödemeye devam edeceğiz’ demektir. Allah sonumuzu hayretsin” dedi.

TÜRKİYE, ÜRETEREK BÜYÜMELİDİR

Türkiye’nin yapısal sorunlarını ertelemeye tahammülü olmadığını ifade eden Kılıç konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Ekonominin yaşadığı yapısal sorunlar; dış ticaret açığı, cari açık, artan dış borçlar, işsizlik, istikrarsız büyümedir. Türk ekonomisinin yapısal sorunlarının ertelenmeye tahammülü bulunmamaktadır. Ekonomide yaşanan bu olumsuzluklar, ancak köklü önlemlerle çözülebilir. Çift hanelere yükselen işsizlik, iç talepteki yavaşlama, yüksek enflasyon ve faiz oranları, sıcak paraya bağımlılık gibi ciddi sorunlara öncelik verilmelidir. Türkiye’deki üretim yapısının değişmesine yönelik adımlar atılmadan bu sorunlara kalıcı çözüm mümkün değildir. Türkiye, üreterek büyümelidir”

# SAADET PARTİSİ İLE İLİŞKİLİ:

18 Eylül 2019 - Siyaset

Muhabir Bünyamin Güler


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?