Reklamı Kapat

Bakan bey güzel konuştu!

OECD yolunu açtığımız, Mavi Marmara Davası’nı Meclis’te düşürdüğümüz, ticarette ise altın çağımızı yaşadığımız İsrail’e dışişleri bakanımız yine verdi veriştirdi!

Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye’de hiçbir iktidarın izin vermediği İsrail’in Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyeliğinin önünü 2010 yılının Mayıs ayında açan… 10 vatandaşımızı uluslararası sularda şehit eden İsrail’in mahkemelerimizde ceza almasının önüne geçmek için Meclis’ten engel çıkartan… İsrail ile gizli anlaşma imzalayıp Filistin davasına ağır bir darbe vuran ve bu gizli anlaşma gün yüzüne çıkınca da suspus olan iktidarımızın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün İsrail hakkında bir kez daha “sert” sözler söylediği sırada, Netanyahu işgal ettikleri topraklarda gövde gösterisi yapıyordu.

“ÜMMET TEPKİ VERMİŞ OLSAYDI, BU PERVASIZLIK YAŞANMAZDI”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Olağanüstü Toplantısı’nda konuşmada, Netanyahu’nun yeni işgal planlarını açıklamasına ilişkin şunları söyledi:

Ortadoğu’da kalıcı barış umutlarını yok etme pahasına yaklaşan genel seçimlerde birkaç oy daha fazla kazanmaya yönelik alçakça bir girişimdir. Bu, aynı zamanda, sözde Yüzyılın Anlaşması amacına giden yolda gözleri açmalıdır. Ümmetin tüm üyeleri sesli ve birlikte tepki vermiş olsaydı ABD ve İsrail’in pervasız planları, politikaları ve davranışları bu noktaya hiç gelmeyecekti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kathimerini Kıbrıs’a verdiği röportajda, Kıbrıs meselesi ve hidrokarbon arama faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçmişte federasyon odaklı yapılan birçok müzakerenin başarısızlıkla sonuçlandığını anımsatan Çavuşoğlu, müzakerelerdeki başarısızlığın sorumlusu olarak Anastasiadis’i göstererek şöyle devam etti: “Müzakerelerin başarısız sonuçlanVmasına neden olan, siyasi eşitliğe dayalı konularda mesafe katedilmemesi ve daha önce Ada’da hatta sonra İsviçre’nin değişik şehirlerinde sağlanan mutabakatlardan bile Anastasiadis’in geri adım atmasıdır. Siyasi eşitliğe inanmıyor. Kıbrıs Türk tarafıyla herhangi bir şey paylaşmak istemeyen bir anlayış var.”

“GARANTİLER OLMASAYDI KIBRISLI TÜRKLERİN HAKKI YENMİŞTİ”

Kıbrıs Türk halkının garantörlük sisteminin kalmasından yana olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Buna duyarsız kalamayız. Diğer taraftan Kıbrıs Türk halkının talebi ortadayken bu güvenlik ve garantileri tek sorun olarak göstermek, “sıfır güvenlik, sıfır garanti” gibi şart koşmak gerçekçi değil.” ifadesini kullandı. Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’in birçok tarafın mevcudiyeti olduğu, ciddi sorunları bulunan bir bölge olduğuna dikkati çekerek “Hidrokarbon konusunda mesela Türkiye’nin garantörlüğü olmasaydı, Rum tarafı Türk tarafının hakkını hiçbir zaman vermeyecekti. O kadar uyarmamıza rağmen hiçbir adım gelmedi. Hiç ciddiyeti olmayan, muğlak şeylerle ciddiyeti olmayan teklifler geliyor. Türkiye’nin garantörlüğü olmasaydı Kıbrıs Türk halkının hakkı yenmişti. Bana göre her zamankinden daha fazla (garantörlüğe) ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

KAPALI MARAŞ’IN AÇILMASINDAN YANAYIZ

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini sürdüreceğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Kendi kıta sahanlığımızdaki faaliyetleri biz sorgulatmayız. Ayrıca KKTC’nin ruhsat verdiği alanlardaki faaliyetlerimizi de ortak bir çözüm buluncaya kadar devam ettireceğiz. Tek taraflı faaliyetlerle bir yere varamayız” diye konuştu. Kapalı Maraş bölgesinin açılması kararına yönelik bir soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, 1974’ten bu yana atıl olan bölgenin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek mağdur olan birçok şahıs ve şirketin bulunduğunu söyledi.

RUM KESİMİNİN MUHATABI KKTC

Rum tarafının hidrokarbon gelirlerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile paylaşımına yönelik teklifini değerlendiren Çavuşoğlu, “Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yok. Önceden birçok şart koşuyor sonrasında da belki veririm diyor” dedi. Çavuşoğlu, Rum kesiminin muhatabının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) olduğuna işaret ederek “Türkiye’yi muhatap alarak bu tarafı yok sayıyor. Bu şekilde Türk faaliyetleri dursun, ondan sonra her şey benim istediğim gibi olursa belki veririm diyor. Burada bir oyalama taktiği var. Ama biz artık bunlara kanacak değiliz” değerlendirmesinde bulundu.

ÇAVUŞOĞLU, İİT DIŞİŞLERİ BAKANLARI KONSEYİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANTISI’NA KATILDI

Öte yandan Çavuşoğlu, dün gerçekleşen İslam İşbirliği Teşkilatı(İİT)  Dışişleri Bakanları Konseyi Olağanüstü Toplantısı’na katıldı. Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenen İİT Dışişleri Bakanları Konseyi Olağanüstü Toplantısı’nda konuşan Çavuşoğlu,  İİT’nin kuruluşunun 50. yılı olduğunu hatırlatarak teşkilatın “asıl varlık sebebinin Filistin olduğunu”, bu sebebin devamının önemini vurguladı.

İŞTE İSRAİL İLE GİZLİCE İMZALANAN VE YALANLANMAYAN ANLAŞMANIN MADDELERİ 5 MADDE

  1. Türk hükümeti, anayasadaki güçler ayrılığı sınırları içinde, filo olayıyla alakalı olarak Türkiye’de süren tüm ulusal yasal işlemlerin hızlı şekilde sonlandırılması için çalışacak. Her şekilde, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, filo olayıyla ilgili Türkiye’de süren her yasal işlem, ulusal yetkili mahkemelerde sonlandırılacak
  2. İsrail ve Türkiye, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından her bir ülkenin, vatandaşları yaptığı olayla alakalı suç duyurularını incelemek ve uygun olduğunda dava açmak için özel yargı yetkilerine sahip olması konusunda anlaşmıştır.
  3. Türkiye ve İsrail, kendilerine ait topraklardan birbirlerine karşı herhangi bir terörist ya da askeri faaliyete izin vermeyeceğini ya da yurt dışındaki bu tarz faaliyetleri desteklemeyeceğini beyan eder. Bu maksatla, Türkiye ve İsrail, kendi topraklarında herhangi bir örgüt ya da kuruluşun karşı tarafa karşı bu tarz faaliyetlere girişmemesi, planlamaması, yürütmemesi, yönetmemesi ya da finanse etmemesi için gereken tüm önlemleri alacağını garanti eder.
  4. İsrail, Türkiye ile Gazze Şeridi’ndeki nüfusun yararlanacağı projelerde işbirliği yapmaktan memnuniyet duyacaktır.(…) 
  5. İsrail ve Türkiye, 22 Mart 2013’te varılan uzlaşmanın, 28 Haziran 2016’da imzalanan anlaşmanın ve bu ekte belirtilen düzenlemelerin, filo olayı ve sonrasında ortaya çıkan gelişmeler ve sonuçlarıyla alakalı süren tüm sorunları kapsadığı ve hepsini sonlandırdığı kabul edilir.

16 Eylül 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hadra - Bir Hugo çavez kadar olunda israile karşı sonra konuşun sn Bakan. Bülbülün sesi de güzel de Karganın sesi bastırıyor o güzel sesi sn bakan! Siz önce 2018 deki toplantıdaki gibi Orıgınal Cocala sunmayın, Mehmed emminin halis süt veya yaranından ikram edin sonra bu ifadeler kendiliğinden zuhur eder.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 16 Eylül 02:10

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?