Reklamı Kapat

Ahmet Taşgetiren'den AKP'ye sert salvolar!

Yeni parti kurma yolunda olan eski yol arkadaşlarını ihanetle suçlayan AKP'yi eleştiren Ahmet Taşgetiren, Davutoğlu ve Babacan örneklerini irdeledi.

Ahmet Taşgetiren'den AKP'ye sert salvolar!
Video için play'e tıklayın

Gazeteci Ahmet Taşgetiren, AK Parti’den ayrılıp yeni parti kurma hazırlıkları yapan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın “ihanet etmek” ve “ümmeti bölmek”le suçlanmasının sorunlu ifadeler olduğunu söyledi. Taşgetiren, “Ümmet gibi kapsayıcı kelimeleri siyasal söylemin bir parçası haline getirmek, onu kullanmak anlamına gelir. Bir tür istismar anlamına gelir.” dedi.

Köşe yazılarını yayımladığı Karar gazetesinde Ali Babacan’la geçtiğimiz günlerde bir röportaj yapan Taşgetiren, TV5’te Suat Toktaş’ın sunduğu “Düşünme Vakti” programında soruları cevapladı.

"ALİ BABACAN KENDİNDEN EMİN, DİRİ, TAZE..."

Taşgetiren, “Vitrinden çekildikten sonraki Ali Babacan’ı nasıl gördünüz?” sorusuna, “Diri, böyle taze, kendini yeni bir yola hazırlamış, bir anlamda hem fizik olarak kendine bakmış, hem psikolojik olarak belli bir donanıma gelmiş bir insan… Yani yeni bir başlangıca hazırlanan, belki zor bir yolculuğa… O zor yolculuğu hepimiz aşağı yukarı okuyabiliyoruz; ona hazırlanan bir insan. Başka… Kendinden emin. Onu söyleyebilirim. Yani okuduğum kişilik olarak kendinden emin” diye karşılık verdi.

Taşgetiren, Babacan’ın medya planlamasına dair bir soru üzerine, ilk çıkış hamlesinin Karar gazetesinde kendilerine verdiği röportaj olduğunu düşünmediğini söyledi. Taşgetiren, oluşum tamamlandığında parti çıkışının, siyaset ve medya camiasının beklentilerine daha uygun bir sunumla gerçekleşeceğini düşündüğünü ifade etti.

Suat Toktaş, gazeteci Abdülkadir Selvi’nin “Erdoğan, yeni partilerle ilgili mesajının dozunu her geçen gün artırmaya başladı. Şimdilik bunlar iyi günleri diyebilirim. Çünkü Erdoğan, yeni parti işine çok sert girecek.” İfadesi ile “Gül’ün bahçesine helikopter inmişti” ifadesini hatırlatarak, Taşgetiren’e bu konudaki görüşünü sordu.

"NEYE İHANET?"

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Davutoğlu ve Babacan hareketleri için “ihanet” ve “ümmeti bölmek” suçlamalarını kullandığını hatırlatan Taşgetiren, Erdoğan’ın muhtemelen bu tür suçlamaları sürdüreceğini, Erdoğan’ın onlara karşı başka ne yapabileceğine dair başka bir fikri olmadığını ifade etti. “İhanet” ve “ümmeti bölmek” suçlamasının zaten ağır bir tanımlama olduğunu belirten Taşgetiren, sözlerini şöyle sürdürdü:

3 Y KURALI ELEŞTİRİSİ

“Bunlar, kendi içinde de bence sorunlu ifadeler. Yani neye ihanet? Meselâ Refah Partisi’nden, Fazilet’ten ayrılındığında da bu tarz söylemler gündeme gelmişti. Yani her siyasî yürüyüşten farklılaşanın ihanetle damgalanması, çok sağlıklı şeyler değil; ama böyle bir gerilim oluşacağı da anlaşılıyor. Bunu toplum değerlendirecek.”

Anadolu’daki gözlemlerini aktaran Taşgetiren, muhafazakâr camiadaki genç kitlenin, “ihanet”, “ümmeti bölme” söylemlerini ‘satın almadığını’ belirtti. Taşgetiren, bu kitlenin, ahlâkî tavra baktığını, siyasî söylemin bu kadar yıkıcı, kırıcı olmasını sağlıklı bulmadığını, iktidar dilinin güç kullanma dili haline gelmesini yadırgadığını söyledi.

“CHP’ye eli gitmeyen” kitlenin, İmamoğlu gibi farklı bir profil önüne konduğunda ellerinin gittiğine işaret eden Taşgetiren, ‘güdümlü yargı’ algısının da iktidarın halkla ilişkisini negatif şekilde etkilediğini dile getirdi.

AK Parti’nin yola çıkarken yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele etme vaadinde bulunduğunu hatırlatan Taşgetiren, seçmenlerin, bu üç alanda da sorunlar olduğunu, bu sorunların tedavi edilmediğini ve giderek derinleştiğini söylediklerini aktardı.

ÜMMET KAVRAMININ İSTİSMARI

Taşgetiren, “ümmetin bölünmesi”nin muhafazakâr camiada ne ifade ettiğinin ve bu söylemin siyasî bir sonuç üretip üretmeyeceğinin sorulması üzerine de, “ümmet” kavramının çok küresel bir kavram olduğunu, Türkiye’de muhafazakâr camia içindeki yerel bir bölünmenin, “ümmetin bölünmesi” ile örtüşmediğini ifade etti. Taşgetiren, “Gençler, bunu da sorguluyorlar. Yani ümmet gibi kapsayıcı kelimeleri siyasal söylemin bir parçası haline getirmek, onu kullanmak anlamına gelir. Bir tür istismar anlamına gelir.” dedi. Taşgetiren, “ihanet” suçlaması için de “Ali Babacan, neye ihanet etmiş olabilir ki? Ya da Ahmet Davutoğlu, neye ihanet etmiş olabilir ki? Sizinle şu kadar yol yürümüş bir insan, beraber sırtlanmışsınız ve yol arkadaşlarınızı ‘farklı bir mecrada iş yapalım’ dedikleri için ihanetle suçluyorsunuz. Yani nerede ihanet ettiler? Ne zaman ihanet ettiler?” diye konuştu. Taşgetiren, “Bunu ben sormuyorum. Sorguluyor genç insanlar” dedi.

Taşgetiren, Refah Partisi döneminden bu yana Tayyip Erdoğan’la birlikte yürümüş, ona toz kondurmayacak insanlardan birisi olarak Bülent Arınç’ın “şunlar yanlış” şeklindeki eleştiri karşısında Bülent Turan ve Mehmet Metiner’in ağır ifadelerle tepki gösterdiklerine işaret etti. Taşgetiren, bu tür eleştirilerin normal karşılanması gerektiğini ifade etti. Taşgetiren, sözlerine şöyle devam etti:

"ELEŞTİRİLERE TEPKİ GÖSTERMEKLE NE KAZANDINIZ?"

“Meselâ Ahmet Davutoğlu, bir manifesto yayınladı. O manifestoya baktığınızda, yani aslında oturup madde madde düşünseniz, kendinize bakarsınız ve kendinizi yeniden restore edersiniz değil mi? Yeniden yapılandırırsınız. Problemli alanlarınızı tamir edersiniz. Yoksa Ahmet Davutoğlu’nu ihanetle suçladınız; ne kazanıyorsunuz? Kazandığınız bir şey yok ki. Ben, o tür tanımlamalardan kesinlikle kaçınmak gerektiğini düşünüyorum.”

DİNDARLAR İÇİN KÖTÜ ÖRNEK

Taşgetiren, sembolleşmiş muhafazakâr isimlerin bu tür yaklaşımlarının, muhafazakârların tavrına bakıp İslâm’la ilişkiyi benimseyen insanların zihninde de büyük tahribata yol açtığını söyledi. Taşgetiren, “ ‘Nasıl ahlâk bu?’ diyor meselâ. ‘Sırf siyasal birtakım hesaplar için bir başkasını biçmek, nasıl bir şey?’ diyor. ‘Müslümanlık bu mu?’ diyor meselâ. Yani ben, asıl bu yanını da çok tahrip edici buluyorum. Yani şu anda Türkiye’de İslâm’ın, Müslümanlığın en görünür kısmı, siyasal alandaki kısım. Şimdi bu alanda ortaya çıkan manzaralar, Genç insanların dünyasında çok derin etkiler bırakıyor.” diye konuştu.

“İslâm, birbirimizi biçmek için kullanılan bir malzeme haline dönüştüğünde, orada bana göre doğrudan tahribat, dinin kendisine yönelik oluyor. Din, kullanılan bir malzemeye dönüşmüş oluyor” diyen Taşgetiren, buradan yola çıkılarak, ‘Başka alanda da din olması’ düşüncesine varıldığını söyledi.

KAYYIM ATAMALARI

HDP’li 3 büyükşehir belediyesine kayyım atanmasını da değerlendiren Taşgetiren, “Ne kadar o kayyımlar hizmet ediyor olursa olsun, (halkın) seçtiği insanı alıyor olmanız ve onun belli bir kimlikle alâkasının bulunması, bölgede siyasî kimlik bilincini daha derinleştirecek sonuçlar doğurur diye de düşünüyorum” dedi.

KAFTANCIOĞLU'NA VERİLEN CEZA

Taşgetiren, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, geçmiş yıllarda yayınladığı tweetlerinden dolayı 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılnmasını da değerlendirdi. Taşgetiren, “7 yıllık bir süreyi topluyorsunuz, 1 günde karara bağlıyorsunuz, içinden 9 yıllık bir ceza çıkarıyorsunuz falan. Bu, Türkiye’de yargının nasıl siyasal anlam taşıdığını ortaya koymak bakımından eşi menendi bulunmaz bir uygulamadır” dedi.

Türkiye’nin yargı konusunda sıkıntılı bir yol aldığını söyleyen Taşgetiren, geçmişten bugüne kadar yargı camiasında ideolojik kimliklerin yargı kararlarında etkili olduğunu, yargı üzerinden operasyonlar yapıldığını ifade etti.

BAHÇELİ'NİN TEPKİLERİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Bülent Arınç’ın sözlerine karşı tepkisine işaret eden Taşgetiren, Bahçeli’nin zaman zaman yaptığı ‘zehir zemberek’ açıklamaların AK Parti’nin geldiği yolla ne kadar uyuştuğunun da AK Parti bünyesinde sorgulandığını söyledi. Taşgetiren,sözlerine şöyle devam etti:

MHP İLE İTTİFAK SORGULANMALI

“Davutoğlu’nun o manifestosunda, MHP ile ittifakın AK Parti’nin kimyasını değiştirdiği şeklinde bir not var, değerlendirme var. Şimdi Davutoğlu’nun üzerini çizebilirsiniz; ama söylediği şeyi bir yazın şuraya. Bir okuyun, bir kendinize bakın. Yani hakikaten, diyelim ki AK Parti’nin bünyesinden MHP’ye oy kayması oluyor mu? O oy kayması neden oluyor? Sizin diliniz, AK Parti dili olmaktan çıkıp MHP diline benzedi mi, benzemedi mi? Meselâ bunlara bakmak lâzım.”

13 Eylül 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

04

Mümin - iktidar kendine münhasır bir din anlayışı oluşturdu içerisine ırçılık olrak kullanılan milliyetciliğide kattı ve milli din adında hutbelerle desteklenen,iktidara biat ve tam itaat etmeyi isteyen bir din anlayışı.Halbuki Allahın razı olduğu din bu değil.Kula kul olma ve bu durumu hiçbir şekilde sorgulamama esasına dayalı anlayış tamamen çarpık bir anlayış.Bu iktidarın islama ve Müslümanlara yaptığı en büyük kötülük maalesef.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Eylül 15:47
03

keko - bunların ümmeti akp seçmenı,lideride ümmetinin lideri,geri kalan ya fetocu ya pkk lı yada dış güç

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Eylül 13:48
02

Aytalam - Sayın Taşgetiren misin,taşıyan mısın,taş atan mısın ki taş atan birisin Her neysen,ARINÇ Ahmet türk için,Kandille pkk örgütüyle işikisi var mı ? var diyor.Şiddeten bölücülülte yana biri değil,buna benzer sözler sarf ediyor.Ahmet TÜRK için bu sözleri sarf eden ARIÇ ın neresi masum?Lütfen eğri oturup doğru konuşun sayın taşgetiren ve avukatlığını yaptığın müvekkillerin arınç ve Davutoğlu diğerleri için doğru konuşun .Sayın Davutoğlu ve Babacan kimlerin sayesinde nerelere ve hangi makamlara geldiklerine karşılık biraz ahte vefaları olmasını gençlerde ihtiyarlarda bizlere soruyorlar sayın taş atan.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 13 Eylül 13:48
01

cengiz - bu taşgetiren ilk bomba düştüğünde 8.5 milyar dolar gelecek diye ırakın bombalanmasını bekleyen abd uşağı ali babacanı vitrine çıkartıyor.çok tehlikeli bir adm bu taşgetiren.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 13 Eylül 11:50

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?