Reklamı Kapat

Karamollaoğlu: Diyarbakır ve cumartesi annelerinin arkasındayız

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, annelerin feryatlarını tartışmaların üstünde tuttuklarını belirterek, Diyarbakır ve cumartesi annelerinin arkasında olduklarını söyledi.

Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, "Biz evlatları için mücadele eden annelerin feryatlarını her türlü tartışmanın üstünde tutuyoruz. Bu sebeple Diyarbakır annelerinin de, cumartesi annelerinin de yanında olduğumuzu belirtiyorum. Şairinde dediği gibi; Ben öyle bilirim ki yaşamak berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır." dedi.

Saadet Lideri Karamollaoğlu, partisinin Balgat'taki eğitim merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İslam coğrafyası bugün de Kerbela'ya dönüştü

Hicri takvime göre muharrem ayının içinde bulunulduğunu anımsatan Karamollaoğlu, Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hüseyin ve ehlibeytten 72 kişinin Aşure Günü'nde acımasızca katledildiğini söyledi. İslam coğrafyasının bugün de Kerbela'ya dönüştüğünü, her gün binlerce masum insanın kanının akıtıldığını ifade etti.

11 Eylül İslam dünyasını Kerbela'ya döndüren önemli hadise

Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da zalimlerin ve kan dökenlerin hiçbir zaman hayırla anılmayacağını vurgulayan Karamollaoğlu, dünyanın seyrini değiştiren 11 Eylül 2001 saldırılarının İslam dünyasının Kerbela'ya döndüren önemli hadiselerden olduğunu kaydetti.

12 Eylül ve 15 Temmuz'un failleri ortaya çıkartılamadı

Karamollaoğlu, demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yerini alan 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 39 yıl geçtiğini hatırlatarak, Türkiye'nin bu tür kalkışma ile bir daha karşılaşmaması temennisinde bulundu. Karamollaoğlu, "Yarın 12 Eylül’ünde yıldönümü bendenizde 12 Eylül mağduruyum. Milletimizin vicdanında darbe halen daha sonuçlandırılmış değildir. 12 Eylül darbe faillerinin ortaya çıkarılamadığı gibi 15 Temmuz darbe girişiminin failleri de ortaya çıkartılamadı. Demek ki tarih değil hatalar tekerrür etmektedir." dedi. 

Annelerin evlat acısı her türlü tartışmanın üstündedir

Diyarbakır'da HDP İl Başkanlığı binası önüne gelen annelerin başlattığı oturma eyleminin devam ettiğine işaret eden Karamollaoğlu, şunları söyledi:

"12 Eylül demek aslında o zaman içinde anaların çocuklarından koparılması demekti. Kimi gencimiz işkencede, kimi gencimiz darağacında can verdi. Bugün hala akıbeti meçhul olanlar var. Türkiye ne yazık ki yıllar boyu anaların yüreklerinde acının yoğun olduğu bir ülke durumunda. İşte bunun son örneği, Diyarbakır'da kaçırılan evlatları için eylem yapan anneler. Bizim için annelerin evlat acısı her türlü tartışmanın üstündedir. Bu sebeple Diyarbakır'da evlatları için mücadele eden annelerin bu duruşlarının karşılık bulmasını temenni ediyor, annelerin sonuna kadar arkasında olduğumuzu ifade etmek istiyorum."

Diyarbakır ve cumartesi annelerinin acısını yürekten paylaşıyorum

Karamollaoğlu, annelerin evlatları için yaptığı mücadeleyi en mukaddes mücadelelerden biri olarak gördüğünü belirterek, "Bu sebeple Diyarbakır annelerinin acısını da cumartesi annelerinin acısını da yürekten paylaşıyorum. Şairin dediği gibi, 'Ben öyle bilirim ki yaşamak, berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmak'. Bu duygu ve düşüncelerle evlatlarının akıbeti için mücadele eden bütün anneleri saygıyla selamlıyorum." diye konuştu.

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

11 Eylül 2019 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ahmet - Sayın ziyaretçilere ek bilgi vermek gerekirse, Diyarbakır anneleri ile Cumartesi Anneleri arasında çok büyük bir fark var. Diyarbakır Anneleri evlatlarının Terörist olmalarını engellemek için uğraşırlarken, Cumartesi Anneleri adlı oluşum ise Terörist faaliyetler sırasında öldürülen yada kaybolan evlatlarının propagandasını yapmaya çalışıyor. Diyarbakırda evladını PKKdan korumak isteyen Hacer Ana ile Gezi olayları sırasında kırmızı fularlı kız diye şirin gösterilip sonrasında PKKya katıldığı ve Suriyede öldürüldüğü öğrenilince, Annesi tarafından devrim şehidi oldu o diyerek terörizmi savunanan Anne arasında fark kadar büyük bir fark var.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Eylül 21:03

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?