Reklamı Kapat

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması - İptal Davaları

Avukat Fatih Tahancı ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması İptal Davaları hakkında detayları inceliyoruz.

Büyütmek için resme tıklayın

Bugün Avukat Fatih Tahancı ile son dönemde herkes tarafından konuşulan ve sosyal medyada da gündem olan “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması - İptal Davaları” konusunu konuştuk.

S: Merhaba Fatih Bey bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

C: Ankara Barosu’na kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktayım. Başlıca çalışma alanlarım idare hukuku, sigorta hukuku ve tazminat hukuku konularıdır. Aslen Muğla Fethiyeliyim. 10 yıla yakın bir süredir Ankara’da ikamet ediyorum. Evliyim. Yine meslektaşım olan eşim Av. Ayşe Tahancı ile birlikte Ankara Avukat Tahancı Hukuk Bürosu’nu 2017 yılında kurduk. O günden bu yana müvekkillerimize hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sağlamaya çalışıyoruz.

S: Asıl konumuza gelecek olursak son zamanlarda sıklıkla karşımıza çıkan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması nedir?

C: Bir kamu kurum veya kuruluşuna, kamu iktisadi teşekkülüne ya da başka bir ifade ile bir KİT’e kadrolu çalışmak üzere girecek olan kişiler hakkında başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu olmak üzere ve diğer başkaca kanunlarla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması koşulu getirilmiştir. 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimi sonrasında devletin personel alımında ince eleyip sık dokuduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu bağlamda da güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması oldukça önem kazanmaktadır.

Arşiv araştırması; ilgili kişi hakkında polis ya da jandarma başta olmak üzere kolluk kuvvetlerince aranıp aranmadığı, adli sicil ve adli sicil arşiv kaydında herhangi bir suç unsurunun olup olmadığına ilişkin bir araştırmayı ifade etmektedir. Arşiv araştırması görüldüğü üzere tamamen kayıtlı sistemler üzerinden yapılan bir inceleme ve araştırma faaliyetidir. Ancak güvenlik soruşturması ise daha geniş ve teferruatlı bir süreci izah etmektedir.

Güvenlik Soruşturmasında ise arşiv araştırmasında olduğu üzere kayıtlar üzerinden bir araştırma yapılmakla birlikte bunun üzerine kişinin devletin aleyhine olacak şekilde yıkıcı ve bölücü bir eylemde bulunup bulunmadığı, ahlaki durumu, yabancı kişilerle olan ilişkileri, kişinin sır saklama yeteneği gibi hususlar irdelenmektedir.

S: Memur olacak olan herkes hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır mı?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi bir kadroya ataması yapılacak olan herkes hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmak zorundadır. Bu durum 15 Temmuz sonrasında devlet memurluğuna alınacak olan kişi ya da kişilerin taşıması gereken genel ve özel şartların düzenlendiği 48. Maddesine getirilen “Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.” fıkrası ile sağlanmıştır.

S: Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlanan ve bu sebeple ataması yapılmayan kişilerin sahip oldukları bir yasal hak var mı? Varsa bu yasal haklar nelerdir?

C: Anayasamızda idarenin her türlü işlem ve eylemlerine karşı yargı yoluna kişilerin başvurabileceği düzenlenmiştir. Bu çerçevede hakkında gerçekleştirilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığı iddiası ile ataması yapılmayan kişiler bu durumun kendilerine bildirildiği tarihten başlayarak 60 gün içerisinde idari yargı mercileri nezdinde iptal davası açabilirler. İptal davası açılmadan önce güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının neden olumsuz sonuçlanmış olabileceğinin araştırılmasında fayda vardır.

S: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması olumsuz sonuçlanan herkes iptal davası açmalı mıdır?

Tabi ki herkes iptal davası açmalı ya da açmamalı şeklinde bir genelleme yapamayız. Her bireyin şahsi durumunun özel olarak incelenmesi gerekmektedir. İdareler ne yazık ki birtakım aldıkları kararlarda hukukun dışına çıkmaktadır ancak aldıkları her karar da hukuka aykırıdır demek mümkün değildir. Fakat biraz önce belirttiğim gibi kişi bir avukata danışarak durumunu izah etmeli ve bu konuda hukuki yardım almalıdır. Kişiler profesyonel destek almadıkları takdirde yanlış kararlar alabilmektedirler. Örneğin açılması gereken bir dava hiç açılmazken açılmaması gereken bir davanın da açıldığı durumlarla kişiler bir kez daha mağdur olmaktadırlar.

S: Sıklıkla karşılaştığınız ve idarenin bu uygulaması hukuka aykırıdır dediğiniz uygulamalar var mıdır?

C: Tabi ki örnekleyebiliriz. Hukukun en temel ilkelerinden birisi olan suç ve cezaların şahsiliği ilkesinden hareketle birkaç hukuka aykırı uygulamadan söz edebiliriz. Bir kişi bir suça karıştığı takdirde o suçtan doğal olarak bizzat kendisi sorumlu olacak ve yargı tarafından verilen cezayı da bizzat kendisi çekecektir. Ancak son dönemde bunun dışında uygulamaları sıkça görür ve duyar olduk. Özellikle FETÖ/PDY yargılamalarından kaynaklı olarak memur adayı olan kişinin uzaktan bir akrabası örgüt üyesi ise bu kişinin de sanki örgüt üyesiymiş gibi yargısız infaz ile güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz sonuçlandırıldığı ve nihayetinde atamanın yapılmadığını görüyoruz. Bunun yanı sıra kişilerin annesi, babası ya da kardeşinin daha önceden işlemiş olduğu bir suç dolayısıyla da atanamadıklarını görüyoruz. Tüm bu uygulamalar hukuka aykırıdır. Kimse bir akrabasını seçemez, bir başkasının işlediği bir suçtan ötürü de bir başka kişiyi cezalandırmak, kamu hizmetinden yasaklamak hukuka aykırıdır.

Ceza yargılamalarında kişiler hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları Adli Sicil Kanunu gereği ayrı bir kütükte tutulmaktadır. Bu çerçevede güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmaları yapılırken ilgili birimlerin HAGB bilgilerine ulaşması ve bunun sonucunda güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması hukuka aykırılık teşkil edecektir. Şöyle ki Anayasa Mahkemesi’nin son dönemde vermiş olduğu Bireysel Başvuru kararlarında HAGB kararına ulaşan kişi ve kurumların kişisel verilerin gizliliği ile özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini tespit etmiştir. HAGB kararı adli sicilde çıkmamaktadır başka bir ifade ile bir ceza kararı değildir. Açıklamak gerekirse kişi hakkında kesin bir hüküm henüz ortaya çıkmamıştır bu çerçevede de güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandırmaya sebep bir durum ortada bulunamamaktadır. Bu bağlamda bugüne kadar verilmiş olan çok sayıda Danıştay kararı mevcuttur.

HAGB’lere benzer bir durum da 18 yaş altında kişilerin işlemiş olduğu suçlarla ilgilidir. Kişiler 18 yaş altında iken işlemiş oldukları suçlar gerekçe gösterilerek güvenlik soruşturmaları olumsuz sonuçlandırılmamalıdır.

Kişilerin eğitim gördükleri dershane, kur, okul ya da üniversite dayanak gösterilerek kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının da olumsuz sonuçlandırılması hukuka aykırıdır.

Bu ve benzeri örnekleri tek tek sıralamak sayfaları doldurabilecek mahiyettedir. Bu bağlamda kişilerin idare hukuku ve bilhassa güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması davası konusunda tecrübesi olan bir avukattan yardım almaları önemlidir.

S: Son olarak okurlarımıza söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

İdari yargının Fransa’da ortaya çıkışı, devletin yani idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklı olarak ortaya çıkan zararların tazminini sağlamaktır. Bu amaç geçen yıllar arasında evrilerek bugünkü son haline ulaşmıştır. Bugün idari yargı, idarenin eylem ve işlemlerini yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları bakımından inceleyerek hukuka uygunluk denetimi yapmaktadır. Başka bir ifade ile idari yargı, idareyi hukuk çerçevesinde hizaya sokmakta, hukuka aykırı işlemlerini iptal etmekte kişilerin ortaya çıkan zararlarının tazmini noktasında kararlar almaktadır. Kişiler hak ve hürriyetlerini korumak için dava açmaktan çekinmemeli, haklarını sonuna kadar aramalıdırlar. Bir büyük hocamızın sıklıkla bize hatırlattığı söz ile tamamlayalım. “Türkiye’de adalet elbet tecelli eder. Belki geç tecelli eder ancak her zaman tecelli eder…”

02 Eylül 2019 - Asayiş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?