Saadet Partili Doğan: İnsanlar memleketlerine gitmekte sıkıntı çekebiliyor

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan, "Benim ülkemde çalışan insanlar bırakın yurtdışına gidip tatil yapmayı, memleketine annesinin elini öpmeye gitmekte sıkıntı çekebiliyor." dedi.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Son dakika... Teşkilatlanmadan Sorumlu Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan, bayram öncesinde yaptığı basın toplantısında vatandaşın ve Türkiye'nin ekonomik durumunu değerlendirdi. Doğan, "Bayrama giriyoruz fakat insanlarımız henüz bayram havasına girmiş değil. Her ne kadar iktidar günü kurtarmaya yönelik suni bir kaç adım atmış olsa da insanlarımız geleceğe dair endişeli, geleceğe dair tedirgin. Piyasalar durgun ve huzursuz." dedi. 

Saadet Partisi Eğitim Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Doğan, rant ekonomisinin yerine üretim ekonomisine geçilmediği sürece problemlerin çözülmeyeceğini belirtti.

İNSANLAR BIRAKIN YURTDIŞINA GİTMEYİ MEMLEKETİNE GİTMEKTE SIKINTI ÇEKEBİLİYOR

Doğan, "Türkiye’nin yüzde 1 imkan ve özelliklere sahip olmayan ülkelerde işsiz insanlar, ülkelerinde aldıkları işsizlik maaşıyla benim ülkeme gelip bir ay yaz tatili yapabilirken, nasıl oluyor da benim ülkemde çalışan insanlar bırakın yurtdışına gidip tatil yapmayı, bayram olduğunda İstanbul’dan, Ankara’dan, Bursa’dan, İzmir’den memleketine annesinin elini öpmek, akrabalarını ziyaret etmek niyetiyle gitmekte sıkıntı çekebiliyor. Bu anlatılabilir bir durum mudur?" diye konuştu.

İNSANLARIMIZ ÇİFTE BAYRAM YAPMIŞ OLSALARDI

AKP iktidarı ile sendika temsilcilerinin toplu sözleşme görüşmelerine değinen Doğan, "Bayram öncesinde dolaylı olarak otuz milyon insana etki edecek olan başlatılmış bu toplu sözleşmeler bayram öncesinde beklentilere cevap verecek şekilde neticelenmiş olsaydı da insanlarımız çifte bayram yapmış olsalardı." ifadelerini kullandı. 

İktidara seslenen Doğan şöyle konuştu;

"Çalışana verilecek zammı iktidar asla ve asla ekonomiye yük olarak görmemeli. İktidar tam tersine durgun piyasayı harekete geçirecek bir anahtar olarak görmeli. Zira insanımıza, yani işçimize, memurumuza, emeklimize verilecek olan zam, bunların cebine girecek olan para aynı zamanda küçük esnafa nefes aldıracak onların da önünü açacak bir adımdır. Yine bunun yanında iktidarını korumak, itibarını korumak için israftan asla ve asla taviz vermeyenler, çalışanların da itibarını korumak için mutlaka haklarını vermek durumundadır."

"Elbette ki biz bu söylerken birileri kalkıpta “Efendim, konuşması kolay ama hazinenin durumu belli” diyebilirler" diyen Doğan şunları söyledi;

"Ekonomiyi olumlu anlamda etikleyecek ve tetikleyecek bu ülkede bu tabloyu kimse izah edemez, kimse kabul edemez. Aslında soru şu yer altı kaynakları bakımından, coğrafi özellikleri bakımından, tarihi geçmişi bakımından, genç nüfusu bakımından Türkiye’nin yüzde 1 imkan ve özelliklere sahip olmayan ülkelerde işsiz insanlar, ülkelerinde aldıkları işsizlik maaşıyla benim ülkeme gelip bir ay yaz tatili yapabilirken, nasıl oluyor da benim ülkemde çalışan insanlar bırakın yurtdışına gidip tatil yapmayı, bayram olduğunda İstanbul’dan, Ankara’dan, Bursa’dan, İzmir’den memleketine annesinin elini öpmek, akrabalarını ziyaret etmek niyetiyle gitmekte sıkıntı çekebiliyor. Bu anlatılabilir bir durum mudur? Vallahi bu fotoğraf bu iktidara ayıp olarak yeter, günah olarak yeter. Bu bizim kaderimiz değil. Biz bu duruma asla ve asla razı olamayız. Allah aşkına bu ülke ve bu ülke insanının insani refah düzeyine çıkmasına vesile olacak hangi nimetten yoksunuz biz?
İş gücümüz mü yok? Girişimcimiz mi yok? Stratejik tarım ürünlerine mi sahip değiliz yoksa stratejik madenlere mi sahip değiliz? İşte zeytin bizde, fındık bizde, incir bizde, mermer bizde bor madeni bizde, jeotermal enerji bizde, güneş enerjisi bizde, doğalgaz bizde, kömür bizde, Salda Gölü bizde, Uzun Göl bizde, Ballıca Mağarası bizde, dört mevsim bizde, tarih bizde ama işin özeti şu at sahibine göre kişner.
Bu işler ajansların hazırlamış olduğu çok önemli ve çok süslü laflarla çözülmez. Bu işler fabrikaları kapatıp manavcılık yaparak da çözülmez. 2019 bütçesine bir taraftan 117 milyar faiz gideri yerleştirip, koskoca ülkede sadece ve sadece 54 milyar yatırımı öngörerek de çözemezsini bu sorunları. Tarifi değiştirmek lazım, terlemek lazım, koşmak lazım, üretmek lazım, galoş değil çizme giymek lazım. Piyasanın sesine kulak vermek lazım, bu milletin sesine kulak vermek lazım. Bu toprakların fıtratına uygun politikalar üretmek lazım.
Aslında sorun da net çözüm de net. Biz bir an önce faiz, döviz, borsa üçgeninden oluşan rant ekonomisini terk etmek, hemen yerine yatırım, istihdam, üretimden oluşan reel ekonomiye geçmek mecburiyetindeyiz. Bunu yapmadığımız takdirde bilelim ki; üretim yapmayan hiçbir toplum ayakta duramaz. Ancak güçlü ülkelerin oyuncağı olur, kölesi olur ve koskoca ülke dışarıdan öksürüldüğü takdirde doların fırladığı, euronun fırladığı ülke haline gelir.
İnşallah bizim Saadet Partisi olarak hedefimiz var, niyetimiz var, vaadimiz var. Bu ülkede herkesin ürettiği kadar tüketme hakkına sahip olduğu, üretme yeterliliği olmayanların tüketme hakkının devlet tarafından garanti altına alındığı milli ekonomiyi inşaa edeceğiz. Ve inşallah herkesin yaşamaktan lezzet aldığı yaşanabilir bir Türkiye’yi hep beraber oluşturmuş olacağız.”


Kaynak: milligazete.com.tr
 

# SAADET PARTİSİ İLE İLİŞKİLİ:

09 Ağustos 2019 - Siyaset

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?