Reklamı Kapat

Muhammed Emin Yıldırım: Kurbanımızı Habil gibi kesmeliyiz

Kurban Bayramı’nın faziletleri ve manasını, bayramların kaybolan önemli nüanslarını Siyer Vakfı Başkanı Muhammed Emin Yıldırım ile konuştuk...

Furkan Erten
RÖPORTAJ Furkan Erten Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Kurban Bayramı’nın manasından faziletlerine, Kurban Bayramı’nda yapılması gerekenlerden kaçınılması gerekenlere kadar geniş yelpazede gerçekleştirdiğimiz röportajda Yıldırım Hoca, “Biz kaybettiğimiz ümmet şuurunu her Kurban Bayramı’nda yeniden tesis ediyoruz” ifadelerini kullanarak kesilen kurbanların ümmetin birliğine can damarı oluşturması duasında bulundu.

Kurban ibadetinin iki temel boyutu olduğunun altını çizen Muhammed Emin Yıldırım hoca, ilk boyutunda Habil olduğunu söyleyerek, “Birincisi yaptığımız bu işle Habil çizgisini devam ettireceğiz. Malum Hz. Adem’in iki çocuğuydu Habil ve Kabil. Hak davanın ve batılın başlangıç noktalarıydı. Habil samimiyetle Allah’a bir kurban sundu ve o kurban kabul edildi. Ama Kabil’in içinde hesabi bir duygu vardı, verdiği kurbanla başka şeyler düşündüğü için Allah onun kurbanını kabul etmedi. Aslında biz orada kurbanlıkların Habil’ce verilmesi gerektiği mesajını alıyoruz” dedi.

"KURBAN BAYRAMI’NIN ARİFESİ ÇOK ÖNEMLİDİR"

Hocam, Kurban Bayramı’nın önemi nedir? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ne gibi tavsiyeleri vardır?

İçinde bulunduğumuz ayın adı Hicri takvimde Zilhicce ayı ve bu ay çok önemli bir aydır. Hem hac ibadetinin hem de kurbanın beraber eda edildiği bir aydır. Efendimiz bu ayın ehemmiyetini anlayabilmemiz için Zilhicce’nin gecelerinin özellikle ilk on günün faziletiyle alakalı birçok beyanda bulunmuştur. Aslında bunların hepsi bizi adım adım bayrama yaklaştırır ve bayramdaki asıl mesajı, ruhu anlamamız için imkân olur. Kurban Bayramı’nın özellikle arifesi çok önemli bir gündür. Hacıların Arafat’a çıktığı gündür. Efendimiz de, “Hac arafattır” diyerek Arafat gününün ne kadar önemli, ne kadar değerli olduğunu beyan etmiştir. Özellikle arife gününün oruçlu geçirilmesini tavsiye etmiştir. O gün yapılan duaların, teşrik tekbirlerinin önemine dikkat çekmiştir.

"KURBANIMIZI HABİL GİBİ KESMELİYİZ"

Bayramın en önemli ibadeti de kurban kesmek. Kurban ibadeti nasıl yapılmalıdır?

İmkânı olan insanlar, sünnette Efendimizin bize şartlarını belirlediği şeklinde kurban ibadetini gerçekleştirecekler. Biz aslında Allah adına Allah’ın bize helal kıldığı bazı kurbanlıkları O’na feda edeceğiz. Kurban kesmenin iki temel boyutu var. Birincisi yaptığımız bu işle Habil çizgisini devam ettireceğiz. Malum Hz. Adem’in iki çocuğuydu Habil ve Kabil. Hak davanın ve batılın başlangıç noktalarıydı. Habil samimiyetle Allah’a bir kurban sundu ve o kurban kabul edildi. Ama Kabil’in içinde hesabi bir duygu vardı, verdiği kurbanla başka şeyler düşündüğü için Allah onun kurbanını kabul etmedi. Aslında biz orada kurbanlıkların Habil’ce verilmesi gerektiği mesajını alıyoruz. Ayette de, “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır” buyruluyor.

"BAYRAM, HÜZÜNLERİ BİRAZ OLSUN SEVİNCE DÖNÜŞTÜRMEYE İMKÂNDIR"

Hocam İslam coğrafyasından bahsetmişken bayramlar Müslümanların sevinç günleri ama birçok İslam ülkesinde acı, gözyaşı var. Bayramda bu durum için neler yapmalıyız?

Bayrama az bir süre kaldı ama kalbimizde hüzün varken bayrama gireceğiz. Suriye’deki olanlar felaket boyutta... Çadır kentlerde yaşayan kardeşlerimizin hali ortada… Unutulmuş bir coğrafya olan Doğu Türkistan’ın hali ortada. Doğu Türkistan ikinci bir Endülüs olma yolunda gidiyor. Müslümanları haritadan silinmeye çalışıyor. Yemen’den öyle haberler alıyoruz ki yüreğimiz dağlanıyor. Açlıktan ölen çocuklar, bomba altına feryat figan durumda olanlar. Arakan, Pakistan farksız durumlarda değil. Bayram Müslümanlar için sevinç günleridir. Bayramlarda ümmet olarak sevinçli olacağız. Bu sevinç kurbanla olur, selamlaşarak olur, musafaha yaparak olur, mazlumun gözyaşını silerek, mazluma sahip çıkarak olur. Bayram, hüzünleri biraz olsun sevince dönüştürmeye imkândır.

“KURBANLA TEVHİT İNANCINI ORTAYA KOYUYORUZ”

İkinci boyuttaysa bu ibadetle iman atamız Hz. İbrahim’in yolunda olduğumuzu göstereceğiz. Tevhit dediğimiz bu dinin asıl kavramının tam olarak anlaşılmasıdır. Allah neyi emrettiyse kayıtsız şartsız ona teslim olmaktır. Hz. İbrahim’den aldığımız en büyük ders tevhittir. Hz. İbrahim’in o gün elinde tuttuğu balta tevhidin sembolüdür. Bütün putları baltayla birer birer devirerek Allah’tan başka ne varsa yok etmiştir. Biz de kurbanla beraber bu tevhit inancını ortaya koyuyoruz. Kurban’da bambaşka anlamlar, hikmetler vardır. Hz. İbrahim’in (a.s.), Hz. İsmail’i, Allah’a kurban etmeye gittiğindeki teslimiyete, tevekküle, tevhide dair önemli dersler alırız.

"ÜLKEMİZ İSLAM ÜLKELERİNE HAYIR İHRAÇ EDİYOR"

Kurbanın güzelliklerinden biri de kurban etinin birçok kişiye ulaşması. Bu güzel paylaşım hakkında neler söylersiniz?

Kurbanlıklarla sosyal anlamda önemli bir sorumluluğumuz olduğunu anlarız. İmkânı olanlar kurban kesecekler ve imkânı olmayanlara dağıtacaklar. Efendimiz tavsiyesiyle kesilen kurbanlıklar üç kısma ayrılması gerektiğini söylemiştir. Bir kısmı ailesiyle, akrabalarıyla yiyeceği; bir kısmı dağıtacağı; bir kısmı da evine gelenlere ikram edeceği şeklindedir. Bu memlekete nasip olan bir güzellik var. Birçok hayır kuruluşumuz dünyanın dört bir yanında kurban organizasyonu yapıyorlar. Ülkemiz hayır ihraç ediyor. Kurbanlıklar birer vesile oluyor. Biz kaybettiğimiz ümmet şuurunu her kurban bayramında yeniden tesis ediyoruz. Aramıza çok büyük fitneler ekiliyor. Aramızdaki kavga derinleştirilmeye çalışılıyor. İslam coğrafyasının dört bir yanına dağılarak kırılan bağlarımızı tamir ediyoruz.

"ALLAH İÇİN BİR ŞEYİ FEDA ETMEYİ BU ŞEKİLDE ÖĞRENİP, ÖĞRETEBİLİRİZ"

Hocam modern hayatta ibadetlerden de uzaklaştık. Neredeyse kurbanı, kurban kesimini göremiyoruz. Çocukların da kurbanı görmemesi gerektiği söyleniyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Çocukların hayvanların kesimini izlememesi üzerine epey süredir yanlış propaganda yapılıyor. Ehli vicdan olan ilim erbabının söylediği şey kurban kesimi görmenin insan doğasına aykırı bir durum olmadığıdır. Çocuklarımızın, o güzel ibadetin gerçekleşmesi noktasında şahit olmasını sağlamamız gerekir. Ben 46 yaşındayım, 40 senedir şahit olduğumuz kurban hadisesi psikolojimize zarar vermektense, birçok konuyu daha iyi anlamamızı sağladı. Allah için bir şeyi feda etmeyi bu şekilde öğrenip, öğretebiliriz. Bunu da dikkate almamız gerekir. Büyük şehirlerde yaşayanlar kurbanı görmüyor, yalnızca etlerle buluşuyorlar. Evet, böyle de kurban olur ama kendi kurbanımızı görüp, çocuklarımızı buna şahit kılmamızda farklı mesajlar var.

“BAYRAMDA SILA-İ RAHİM ZİYARETLERİ YAPMALIYIZ”

Bayramların manasını azaltan durumlar var. Bunlar için neler söylersiniz?

Bayramın anlamını zayıflatan durumlardan kaçmalıyız. Modern hayat bayramları tatil havasında geçirmemiz için telkinlerde bulunuyor. Ama bayramlar dayanışma, kaynaşma, muhabbet günleridir. Artık insanlar bu manaları bırakıp tatil beldelerine çekiliyor. Akrabalardan, komşulardan uzak bir şekilde bayramlar geçiriliyor. Tatil başka zamanda yapılabilir. Bayramda sıla-i rahim ziyaretleri yapmalıyız, komşularımızla, insanlarla ilişkilerimizi kuvvetlendirmeliyiz.

“KURBANIN REKLÂMI, FİYATININ UCUZLUĞU-PAHALILIĞI OLMAZ”

Kurban Bayramı’nda sürekli, ‘Kurbanlığı kaç paraya aldınız? Ne kadar et çıktı? Kaç hisse kestiniz?’ gibi sorular oluyor. Bu sorularda manayı azaltan durumlardan mıdır?

Kurban, Allah adına kesilir ve buna riya bulaşmaması gerekir. Diğer ibadetlere riya bulaştığı zaman çok kötü bir şey olduğu gibi kurbanda da böyledir. Riya, Allah Resulünün (s.a.v.) ifadesiyle küçük şirktir. Diğer ibadetlerde nasıl dikkat ediyorsak kurbanlık için de dikkat edelim. Alınan kurbanın reklâmı olmaz, fiyatının ucuzluğu-pahalılığı olmaz, bunların duyurulmasıyla elde edilecek bir şey yok. Kesilen hayvandan çıkan etin kilosuyla hesap kitap yapacak bir durum yok. Sen Allah için kurban almışsın, bunun reklâmı olmaz. Bunlar cehaletten söylenen sözler. Bunlardan uzak durmamız lazım. Biz Allah için feda ettik. Başta söylediğimiz Habil’ce davranmak bu oluyor. Ümmetin bazen içine düştüğü bir hastalık Habil’ce düşünüp Kabil’ce yaşamak oluyor. Bizim Habil’ce konuşup Habil’ce yaşamamız lazım. Kurbana samimiyet, ihlâs dışında bir şey karıştırmamız lazım.

“ÜMMETİN DİRİLMESİNİN BİR CAN DAMARI OLUŞTURSUN”

Son olarak Kurban Bayramı mesajınız nedir?

Ben bu vesileyle gelen kurbanın, dirilişimize, uyanışımıza, ümmetin birliğine vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. İnşallah kesilecek binlerce hayvanın akıttığı kanlar ümmetin dirilmesinin bir can damarı oluştursun. Toprağa akan kanlar Allah adına aktığı için, Allah’ın kullarının yeniden hayat bulmasına vesile olsun diye dua ediyorum. İnşallah geçireceğimiz kurban, bu ümmetin sıkıntı ve mahzunluk içerisinde geçirdiği son bayram olsun. Bir daha erişeceğimiz bayram ümmetimizin yeniden izzetli günlerine nasip olsun.

"ALLAH’IM, BU MUHAMMED’İN ÜMMETİNDEN KURBAN KESEMEYENLERİN KURBANIDIR"

Asr-ı Saadet’ten Kurban Bayramı’yla anlatacaklarınız var mıdır hocam?

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bayram namazlarını Mescid-i Nebevi’de değil,  musalla denilen yerde kılardı. Musalla bugün hac ve umre için o güzel topraklara gidenlerin; ziyaret ettikleri, mescidinin bulunduğu Ğamame Mescidi’nin bulunduğu alandır. Özellikle bayram namazlarına 7’den 70’e kadın-erkek herkesin iştirak etmesini ister. Özellikle Kurban Bayramı günlerinde de o musalla denilen kısmın bir kısmını kurban kesimleri için ayırır. Bugün nasıl kesim yerleri varsa Efendimiz de o musalla denilen yerin bir kısmını sadece kurban kesimleri için ayırmıştı. İlk Kurban Bayramı’nda Peygamber Efendimiz, evinden çıkıp musallaya doğru yürüdüğü zaman, daha namaz eda edilmeden bazılarının kurbanlarını kestiklerini görür ve onları uyarır. Binlerce insan Medine’nin dışında gelmiştir. Peygamber Efendimiz bayram namazını kıldırır, müthiş bir coşku vardır. Teşrik tekbirleri gür seda ile dile getirilir. Namaz bitince Efendimiz (s.a.v.) iki koç getirtir. O günden sonra da vefat edeceği ana kadar hep öyledir. İlk koçu kendisi yere yatırır, onu keserken, “Allah’ım, Muhammed’in ve Ehl-i Beyt’inin kurbanıdır” diyerek keser. İkinci koçu yatırdığı zaman, “Allah’ım, bu Muhammed’in ümmetinden kurban kesemeyenlerin kurbanıdır” diyerek keser. Bu da Efendimizin ümmetine olan düşkünlüğünün en güzel işaretlerinden bir tanesidir. İnşallah biz de o Medine iklimini soluyarak bir bayram geçirmiş oluruz.

09 Ağustos 2019 - Gündem

Muhabir Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Mehmet - Allah hocamızdan razı ve memnun olsun inşAllah.. işittik duyduk tatbik edeceğiz inşAllah.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ağustos 17:47
02

Senede Bir Vurgun.. - kurban ibadetini sadece senede bir geliyo diye ticarete dökmüş bir toplum olma yolunda hızla ılerlerken bırakın habil olmayı kabilleşiyoruz nemrutlaşıyoruz firavunlaşıyoruz..fiyatlara ve tutumlara bakınca gayet anlaşılıyor..şimdi diceksiniz gücü olan zaten kessin ama herkes ülke şartlarını biliyor az çok.bu yuzden diyorum ibadetten çok artık ticaret oluyor diye..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ağustos 12:58
01

Öğretmen - Kurbanınızı Allah rızası için, müslüman gibi kesin. Bu nedir yaaa habil gibi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ağustos 10:34

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?