"Lozan Türkiye’nin beka senedidir; değerini bilmemek gaflettir"

Türkiye'nin 1923'te imzaladığı Lozan Antlaşması'nın 96. yıl dönümünde tartışmalar devam ederken anlaşmaya dair toplumun farklı kesimlerinden karşıt görüşler geliyor.

Büyütmek için resme tıklayın

Lozan Antlaşması'nın 96. yıl dönümünde medyada önemli değerlendirmeler yapılıyor.

Türkiye'nin bağımsız bir devlet olarak ilan edilmesinin resmi senedi olarak kabul edilen Lozan Antlaşması'nın içeriğine dair tartışmalar yıllardır sürmeye devam ediyor.

Karar gazetesi yazarı Taha Akyol, Lozan Antlaşması'nın 96. yıl dönümünde konuya ilişkin önemli yazı kaleme aldı.

Lozan Antlaşması'nın politik ve ideolojik zeminde tartışıldığını belirten Akyol, "Lozan elbette akademik gözle tartışılabilir fakat Türkiye’de hâlâ politik ve ideolojik amaçla tartışılıyor. Lozan’ın “hezimet” ve hatta “ihanet” olduğunu söyleyenler var" dedi.

Bazı yazarların Lozan Antlaşması konusunda tarihi hakikatleri saptırıldığını dile getiren Akyol, Lozan'da olmayan maddeleri varmış gibi gösteren yazarların olduğunu ifade etti.

"LOZAN ANTLAŞMASINI TEK PARTİ UYGULAMALARINDAN BAĞIMSIZ DÜŞÜNMEK GEREK!"

Akyol yazısında Lozan Antlaşması'na yönelik önyargıların Cumhuriyet'in kuruluş döneminde yapılan hatalardan kaynakladığını söyledi.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan hataları Lozan Antlaşması'ndan bağımsız düşülmesi gerektiğini ifade eden Akyol, "Lozan’ı kötüleyenler Lozan’dan sonraki Takrir-i Sükun ve Tek Parti dönemindeki uygulamaların yarattığı travmaların psikolojisiyle Lozan’a bakıyorlar, bu yanlıştır. Lozan’ı kendi belgelerinden okumak lazımdır" şeklinde ifade etti.

Ayrıca Lozan Antlaşması'nın imzalanmasıyla dönemin süper gücü olan İngiltere'nin diplomatik olarak mağlup olduğunu dile getiren Akyol, şu ifadelere yer verdi:

"İngiliz tarafında da Lozan’ı kendileri için “diplomatik hezimet” olarak görenler vardı. Sevr’in baş mimarı Başbakan Lloyd George 28 Temmuz 1923 günlü Daily Telegraph gazetesindeki makalesi 'Lozan’da Türkiye’nin Başarısı, Medeniyetin yenilgisi' başlığını taşıyordu.
Lloyd George parlamentodaki konuşmalarında da Sevr’le Lozan’ı mukayese ediyor, Lozan’da İngiliz diplomasisin mağlup olduğunu anlatıyordu…
Fakat iktidardan düşmüştü!
Şubat 1923’te iktidara gelen İşçi Partisi, artık taşınmaz hale gelen sömürgeler siyasetini bırakmak, batık İngiliz ekonomisine ve Avrupa sorunlarına odaklanmak istiyordu. Onay için Lozan’ı parlamentoya sevk edecekti."

ÇOK KONUŞULAN ADALAR, MUSUL VE TAZMİNAT KONUSU..! 

Kamuoyunda Lozan Antlaşması hakkında tarihsel açıdan bir takım yanlış değerlendirmelerin yapıldığını belirten Akyol, yazısında şu ifadeleri de kullandı:

"Lozan’ı kötülemek için Türkiye’de söylenenlerden biri şudur: Yunanistan’ın Anadolu’da yaptığı yıkım için istediğimiz tazminattan İsmet Paşa feragat etti.
Evet, bu doğrudur.
Fakat madalyonun öbür tarafı da vardır: Müttefikler de bizden Birinci Dünya Savaşı için tazminat istiyordu… Dahası, Venizelos, 1913’ten itibaren Türkiye’den göçen Rumların emlaki için tazminat istiyor...
Uzun tartışmalar sonunda bütün taraflar tazminattan feragat etti; olay budur."

Diğer taraftan yazısında adalar ve Musul konusunun Türkiye'nin kuruluş döneminde askeri olarak çözebilecek durumda olmadığını belirten  Akyol, "Çok konuşulan adalar ve Musul sorularını Türkiye askeri güçlü çözebilecek durumda değildi, onun için Lozan’da sonuç alınamadı. Yine de Lozan’da Türkiye asıl hedeflerine ulaştı: Hatay’ı da ileride içine alacak şekilde bugünkü sınırlarımızın çizildi, kapitülasyonların kaldırılmasıyla bağımsız Türkiye kuruldu" şeklinde değerlendirdi.

24 Temmuz 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?