“Aileler otoriteyi kaybediyor”

Olumsuz duyguların tavan yaptığı Türkiye’de mutsuzluk, sinir ve gerginliğin sebeplerini bu kez psikolojik çerçevede ele aldık.

Furkan Erten
Furkan Erten Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Olumsuz duyguların sebeplerini ilk olarak ekonomi, ikinci olarak sosyoloji alanlarında değerlendirmiştik. Haberimizin üçüncü bölümünde ise Uzman Psikoterapist İbrahim Gülyaşar ile olumsuz duyguların toplumdaki psikolojik boyutlarını değerlendirdik. Sorunun temelde ailelerden kaynaklandığını belirten Gülyaşar, “Ebeveynlerin yaptıkları yanlışı görmelerine rağmen kaybettikleri otorite ile buna engel olamayışları toplumu mutsuz, memnuniyetsiz ve sinirlilik noktalarında çözülmeye götürmüştür” dedi.

“BİREYSELLEŞME BAŞKALARININ HAKLARINI ÖNEMSEMEMEK DEĞİLDİR”

Uzman Psikoterapist İbrahim Gülyaşar, gazetemize yaptığı açıklamada Türkiye’deki olumsuz duyguların bireyselleşmenin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını belirterek, “Türkiye’nin mutsuz gergin ve sinirli oluşumundaki en büyük etken ülke olarak bireyselleşme duygusunu başkalarının yaşam haklarını önemsememe olarak algılamamızdan kaynaklanmaktadır. Çoğulcu, kalabalık, birleşik aile yapısından sadece kendi duygu düşünce ve davranışlarına odaklanan bireyler yetiştirmek son 20 yılın en popüler akımı olmuştur. Şimdi bu bireyselliğin sadece kişisel yükseliş üzerine kurulmasının acıları anketler aracılığıyla ortaya çıkmaya başladı” ifadelerini kullandı.

“AİLELER YAPTIĞI YANLIŞLA OTORİTEYİ KAYBETTİ”

Anne babaların kendi eksiklerini çocuklarında tamamlamaya çalışmalarının soruna sebebiyet verdiği söyleyen Gülyaşar, “Aile içerisinde özellikle ebeveynlerin kendi çocukluklarındaki yetersizlik, ezilmişlik ve birçok şeyden mahrum kalma duygularını çocukların da tamamlamaya çalışmalarından dolayı 20-30 yaş arası gençlikte ciddi bir buhrana sebebiyet vermiştir. Bu yaş grubu ve daha genç nüfusun yaşadığı bu duygusal süreç aileyi de derinden etkilediği ve ebeveynlerin de yaptıkları yanlışı görmelerine rağmen kaybettikleri otorite ile buna engel olamayışları toplumu mutsuz, memnuniyetsiz ve sinirlilik noktalarında çözülmeye götürmüştür” açıklamasında bulundu.

“PSİKOLOJİK BOZUKLUK EBEVEYNLE BAŞLIYOR, GENÇLERLE DEVAM EDİYOR”

Psikolojik bozukluğun ebeveynden başlayarak tüm genç nüfusu etkilediğinin altını çizen Gülyaşar, sonucun düzeltilemez noktalara gelebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Gülyaşar, “Süreç ebeveynlerin her şeyi halledici tutumlarının aşırı derecelere gelmesi, ardından da çocuğundan göremediği saygı ve hürmetin verdiği hayal kırıklığı ile başlıyor. Çocukların ve genç nüfusun her şeyin çaba sarf etmeden hallolabileceğine inanmasıyla devam ediyor. Bu süreç engelleme veya olumsuzlukla karşılaşınca tolere edilemeyen noktalara taşınıyor ve toplumsal huzursuzluk başlıyor” açıklamalarında bulundu.

 

07 Temmuz 2019 - Ekonomi

Muhabir Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?