Reklamı Kapat

CANLI - Saadet Partisi'nden D-8’in 22. Kuruluş Yıldönümü programı

Son Dakika... Saadet Partisi, D-8’in 22. Kuruluş Yıldönümünü Çırağan Sarayı'nda düzenlediği toplantıyla kutladı.

Haber albümü için resme tıklayın

Son Dakika... Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin ev sahipliğinde Çırağan Sarayı'nda düzenlenen D-8’in (Gelişen Sekiz Ülke) 22. Kuruluş Yıldönümü programında konuştu. Programa 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, D-8 Genel Sekreteri Sayın Dato Ku Jaafar Ku Shaari, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Bakhtiar Assdzadeh, Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Saadet Partisi eski Genel Başkanı M. Recai Kutan ve üye ülke temsilcileri katıldı.

Programa eski Başbakan Tansu Çiller telgraf gönderdi. D-8’de görev alan siyasetçilerin davet edildiği toplantıya İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in de davet edildiği ancak Akşener’in bir önceki gece mazeret bildirerek toplantıya katılamadığı öğrenildi. Akşener, Çırağan Otel'de gerçekleştirilen etkinliğe bir çelenk gönderdi.

Karamollaoğlu'nun konuşmasından başlıklar şöyle; 

"D-8’ler bundan 22 yıl önce bu otelde, bu mekanda hayata geçirilmişti. 15 Haziran 1997 tarihinde 8 İslam ülkesinin devlet ve hükümet başkanları, İstanbul’da bir araya gelmişler ve bütün dünyaya, D-8’lerin kuruluşunu ilan etmişlerdi.  Bizler bugün bu önemli olayın, bu tarihi imzanın 22. Yıldönümünü hatırlamak ve hatırlatmak için buradayız. İçinde bulunduğumuz bu kargaşa döneminde D-8’lerin ifade ettiği manayı ve önemi daha iyi anlamamız gerektiğine inanıyorum. Ben, şahsım ve partim adına, teşriflerinizden dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Elbette D-8’leri konuştuğumuz bir yerde Necmettin Erbakan hocamızı anmadan geçemeyiz. D-8’ler merhum Erbakan’ın üstün inanç ve çabasının bir sonucu olarak doğmuştur.  Hele hele D-8’lerin hangi şartlarda, hangi zorluklara rağmen hayata geçirildiği hatırlandığında bu çabanın önemi daha iyi anlaşılmaktadır.  8 ay gibi çok kısa bir sürede ve zor şartlar altında birbirleri ile hiçbir diplomatik ilişkisi bulunmayan ülkeler arasında, böylesine bir dış politika hamlesini gerçekleştirebilmek, ancak müthiş bir inancın ve sarsılmaz bir iradenin sonucudur. Bu vesile ile ben, bir kez daha kendisini rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Üzülerek ifade etmeliyim ki, D-8’ler, kurucusu olan ülkeler tarafından gerekli ve yeterli itibar gösterilmediği için, bugün içinde bulunduğumuz dünyada etkisini gösterememektedir. Elbette hiçbir şey yapılmadı diyemeyiz. Bir takım iyi niyetli gayretler mutlaka oldu. Mesela, 2006 yılında Endonezya’daki, Beşinci Zirve toplantısı’nda imzalanan, “Tercihli Ticaret Anlaşması” olumlu bir adım olmuştur. 2012 yılında Pakistan’daki 8. Zirve toplantısında D-8 Şartı’nın imzalanması ve Küresel Vizyon belgesinin kabul edilmesi sevindiricidir ama asla yeterli değildir. Bildiğiniz gibi D-8’ler, üye ülkeleri arasındaki ekonomik işbirliğini geliştirerek , üyelerinin hep birlikte kalkınmasını temin etmeyi amaç edinmiş bir kuruluştu, ama bunun istenilen seviyeye çıkartıldığını söylemek mümkün değildir. Bazı rakamlara bir göz atarsak D-8 ülkelerinin toplam dış ticareti 1.5 trilyon dolar olduğunu görürüz . Yani, dünya dış ticaretinin yüzde 9’u.  Peki bu 8 ülkenin kendi aralarındaki ticareti ne kadar? Sadece 120 milyar Dolar. Yani devede kulak bile değil. Unutulmamalı ki, ekonomik güç, siyasi gücü de beraberinde getirir. Bugün, siyasi bir güç haline gelen Avrupa Birliği, temellerini ekonomik ortaklıklar üzerine inşa etmiştir.Türkiye’de bir Avrupa Birliği Serbest Ticaret Bölgesi var da D-8 ülkeleri serbest ticaret bölgesi neden olmasın?

Bu noktada, D-8’ler bundan 20 yıl önce kurulurken,benimsediği şu 6 temel prensibi sürekli olarak hafızamızda tutmamız gerektiğine inanıyorum; Savaş değil Barış, Çatışma değil Diyalog, Çifte Standart değil Adalet, Üstünlük değil Eşitlik, Sömürü değil, Hakça Paylaşım, Baskı ve Zulüm değil, gerçek manada Demokrasi ve İnsan Hakları. Bu altı prensip, dünyada barış ve huzurun tesisi için olmazsa olmaz diyebileceğimiz umdelerdir. Öncelikle, ilk iki madde problemlerin çözümü için, savaş ve çatışmadan uzak durmayı hedeflerken, takip eden dört madde de uyulması gereken prensipleri belirtmektedir.

Bugün geldiğimiz noktada dünya genelinde yaşananlara ve İslam dünyasının içinde bulunduğu acınacak duruma dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Filistin meselesi, kanayan bir yara olarak devam etmekte her geçen gün kan kaybetmektedir. Gazze, hala kuşatma altındadır ve yüzyılın anlaşması safsataları ile , herşey oldu bittiye getirilmek üzeredir. Keşmir neredeyse gündemimizden çıkmış durumdadır. Irak, işgalden bu yana hala kendisini toparlayamamıştır. Suriye ve Libya iç savaşla harap olmuş durumdadır. Sudan’da yaşananlar endişe verici bir boyut kazanmaktadır. Arakan’a İslam ülkeleri dışında daha fazla ilgi gösterilmektedir. Uydurma bahanelerle Yemen’de tam bir katliam yaşanmaktadır. Afganistan kırk yıldır huzura kavuşturulamamıştır. Avrupa’da ve Amerika’da İslamafobi hızla artmaktadır.

Yeni Zelanda’da camide şehit edilen kardeşlerimizin acısı içimizde hala taptazedir. Bu fotoğraf İslam dünyasının halini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Ne yazık ki, topyekün Moğol ve Haçlı istilalarından daha ağır bir sürecin içinden geçmekteyiz.

İran İstanbul Başkonsolosu Bakhtiyar Assdzadeh:

D-8'lerin asıl hedefi ülkeler arası ekonomi ve kültürel bağların geliştirilmesi ve üye ülkelerin dünyaki konumunun güçlendirilmesidir. Eğer herhangi bir çözüm üretmezsek, Amerika ve zalim anlayışı daha çok yayılacaktır. Umarım ki D-8'ler merhum Erbakan'ın hedeflerini yerine getirir ve onun amaçlarını gerçekleştirir.

M. Recai Kutan: 

D-8'ler 8 ay gibi kısa bir süre sonra yoğun bir çalışmanın ardından kuruldu ve dünyaya tarihi bir vesika olan İstanbul Deklarasyonu ile ilan edildi. D-8 Erbakan Hocamızın önderliğinde kurulan, bütün dünyanın özlediği adil bir dünyanın temelidir. D-8, sömürülen ve ezilen bütün ülkelerin ayağa kalkması için bir atılan adımdır. D-8, 'geliniz bu dünyayı barış ve adalet içinde birlikte yönetelim, dünyanın nimetlerinden birlikte yararlanalım' diyerek yola çıkmıştır. Refah-Yol hükümetinin düşürülmesinin en önemli sebebi D-8'lerdir. Mazlumların hakkını koruyacak, dünyaya barış ve huzuru getirecek anlayış, D-8'lerin prensiplerinin kabul edilmesine ve uygulanmasına bağlıdır.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: 

Büyük bir azimle böyle bir uluslararası teşkilatın kurulmasını vesile olan Merhum Erbakan Hoca'yı rahmetle anıyorum. D-8'in prensipleri insanların mutlu olabilmesi için, huzur içinde, refah içinde yaşayabilmesi için öne çıkartıldı. Dünya'daki huzur kavgalarla değil, diyalogla sağlansın diye düşündüğü için Sayın Erbakan D-8 girişimini başlattı. Dünya'da bugün yaşanan acıların olmaması için değerli Hocamız Erbakan, Müslüman ülkelerin bir araya gelmesini çok arzu etti ve D-8'ler kuruldu. 

Başta D-8 ülkeleri olmak üzere, bütün İslam ülkeleri kendi problemlerimizi çözmek için birbirimize yardımcı olmamız gerekiyor. Bütün enerjimizi ülkelerin kalkınmasına ve insanların mutluluğuna hizmet edecek sistemleri kurmak için kullanmamız gerekiyor.

Gül: Mutlak yönetimlerde otoritenin sürdürülebilirliği mümkün değildir

Karamollaoğlu: D-8'ler gerekli itibar gösterilmediği için etkin değil

29 Haziran 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hak Geldi Batıl Zail O - Sayın Gül madem bu denli önemsiyordunuz D8 i neden yetki sahibi iken gerekli adımları atmadınız." Islâm medeniyeti Batı medeniyetine yenik düşmüştür" diye ifade ederken de siz vardı D8 ler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Haziran 00:44

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?