Reklamı Kapat

Üreticiye sertifikasyon maliyeti

Milli Gazete’nin ‘Yerli tohuma yersiz engel’  başlığıyla gündeme getirdiği 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile ilgili tepkiler gelmeye devam ediyor.

Onur Şehmus Şahin
Onur Şehmus Şahin Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Tohum üreticilerine sertifikasyon adı altında birçok ücret çıkartan kanun, yerli tohum üretimini zorlaştırarak çiftçileri ithal hibrit tohuma adeta mahkûm ediyor. Yasal yollarla önü kesilen çiftçi ve tohum üreticileri 5553 sayılı kanuna tepki gösterirken Türkiye’de tarım için kurulan kurum, kuruluş ve dernekler de tohum sertifikasyonunun kaldırılması için dava yoluna başvurdu. Konuyla ilgi gazetemize konuşan Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş, tohum üreticilerinin ve çiftçilerin sıkıntılarını anlattı.

“TOHUM ÜRETİCİSİ SERTİFİKASYON MALİYETLERİNİ KARŞILAYACAK DURUMDA DEĞİL”

Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı Hüseyin Demiştaş, 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’ndaki yanlışlıkları işaret ederek, “Türkiye tarım ülkesi olarak anılan bir ülkeyken şimdi geldiğimiz durum ortada. Tohum ithalatımız, tohum ihracatımızdan fazla. Ülkemizde tohumculuğun korunması için çıkartılan 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’yla çiftçi, tohum sertifikasyonu maliyetiyle tekrar masrafa sokuluyor. Çoğu tohum üreticisi bu sertifikasyon maliyetlerini karşılayacak durumda değil.  Bu da yerli tohum türlerimizi tehlikeye atıyor ve ithal hibrit tohumun yaygınlaşmasına yol açıyor” ifadelerini kullandı.

“TARIMDA BİYOÇEŞİTLİLİK KORUNAMIYOR”

Çiftçinin her zaman her ortamda korunması gerektiğini belirten Hüseyin Demirtaş, “Yerli tohum türlerimizde çok kaliteli ırklar var ama bunun yanında bazı tohum türlerimizden her sene verim alınamıyor. Bakanlık bu konuyu ele alması gerekirken tohum üreticilerini masrafa sokuyor. Yerli tohumların sertifikasyonu yapılmadan üretim yapılması tabi sakıncalı ama sertifikasyon işleminin yapılmasını zorlaştırmak, maliyetli hale getirmek doğru değil. TÜİK verilerine göre Türkiye’de çoğu tarım ürününde her yıl rekolte giderek düşüyor.  Bu da ülkemizde tarım adına biyoçeşitliliğin korunamadığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZDE TARIM POLİTİKALARI 30 YILDIR AB’NİN İSTEDİĞİ GİBİ ŞEKİLLENİYOR”

Hüseyin Demirtaş, “Türkiye’de tarım politikalarının planlı olmaması birçok soruna yol açıyor. Tohum sertifikasyonu Avrupa Birliği ve Amerika’nın istediği bir şeydi. Ülkemizde tarım politikaları da son 30 yıldır AB’nin istediği gibi şekilleniyor ve geldiğimiz son noktada ülkemizde tarım her geçen gün kötüye gidiyor. 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu da bunlardan sadece bir tanesi… Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin de aralarında olduğu 35 ziraat kurumuyla ilgili kanun maddesi hakkında dava açtık. Sonucun gelmesini bekliyoruz” diyerek Tohumculuk Kanunu gibi birçok kanun maddesinin çiftçilerin haklarının düşünülmeden çıkartıldığını söyledi.

25 Haziran 2019 - Ekonomi

Muhabir Onur Şehmus Şahin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?