Haydutluk stratejisi

ABD, harita diye Türkiye’nin haklarının üzerini çizmeye kalkarken, Rumlar ise Fatih gemimizin personeline tutuklama emri çıkarttı.

Haber albümü için resme tıklayın

Akdeniz’de Türkiye’nin haklarını gasba yeltenen uluslararası konsorsiyumun desteklediği Rumlar, Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmaları yapan Fatih gemisinin personeli ve Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi ile işbirliği yapan şirketlerin yetkililerinin de aralarında bulunduğu 25 kişi için uluslararası tutuklama emri çıkardı.  ABD ise Türkiye’yi Kıbrıs’tan çekilmeye zorlarken, ekonomik ve askeri olarak da tehdit ederek “haydutluk stratejisi”ni geçerli kılmaya çalışıyor.

Akdeniz’de Türk tarafının haklarını gasp eden uluslararası konsersiyumun şımarık beslemesi Rumlar, Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmaları yapan Fatih gemisinin personeli ve Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi ile işbirliği yapan şirketlerin yetkililerinin de aralarında bulunduğu 25 kişi için uluslararası tutuklama emri çıkardı. Bölgede yaşanan gelişmleri değerlendiren Akdeniz Üniversitesi Devletler Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Emete Gözügüzelli  ABD’nin Türkiye’yi Kıbrıs’tan çekilmeye zorladığını ekonomik ve askeri olarak da tehdit ettiğini belirterek bölgede “haydutluk stratejisi”nin geçerli kılınmak istediğini söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Devletler Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Dr.  Emete Gözügüzelli, Beyaz Saray’da görüntülenen yeni Doğu Akdeniz enerji sahaları ve isale yollarını gösteren haritanın ABD’nin Türkiye’nin tezlerini kabul ettiği anlamına gelmediğini belirterek, “Washington yönetimi bölgede sondaj çalışmaları yapmasını engellemek ve Kıbrıs’tan çekilmeye zorlamak için Türkiye’yi ekonomik ve askeri olarak tehdit etmektedir.” dedi. Aynı zamanda Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı olan Emete Gözügüzelli, Doğu Akdeniz enerji sahaları, kıyı devletlerin kıta sahanlığını ve muhtemel enerji isale yollarını gösteren yeni haritaya ilişkin bazı yayın organları tarafından “Türkiye’nin kıta sahanlığı tanındı, Yunanistan tamamen dışlandı” şeklinde yapılan haberlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  Gözügüzelli, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Uluslararası Enerji İşleri Koordinatörü Amos Hochstein’a yaptırılan haritayı “Türkiye’nin tezleri kabul edildi.’ şeklinde okumanın büyük bir hata olduğunu vurguladı. 

“TÜRKİYE’NİN TEZLERİ KABUL EDİLDİ” SAVI YANLIŞ

Amerikan yönetimi tarafından Türkiye’nin tezlerini kabul ettiğine dair tek bir diplomatik açıklama olmadığına dikkati çeken Dr. Gözügüzelli, “Bilakis Washington yönetimi bölgede sondaj çalışmaları yapmasını engellemek ve Kıbrıs’tan çekilmeye zorlamak için Türkiye’yi ekonomik ve askeri olarak tehdit etmektedir. Bu izlenen haydutluk stratejisinin Türkiye Cumhuriyeti tarafından devletin en üst düzeyinde kabul görmeyeceği net bir şekilde ortaya konmuş ve KKTC sahalarında yakın bir zamanda Yavuz sondaj gemisinin sondaj faaliyetlerine başlayacağı tüm dünyaya deklere edilmiştir.” diye konuştu. Öğretim Üyesi Dr. Emete Gözügüzelli, Türkiye için önceliğin deniz yetki alanları üzerindeki egemenlik haklarının mevcudiyeti olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Bu haklar KKTC için de geçerlidir. Bu hakların korunacağı her platformda daha yüksek sesle diplomatik olarak belirtilmekle birlikte hidrokarbon faaliyetleri ve askeri kabiliyet ile de net bir şekilde ortaya konmaktadır. Bu harita Amos Hochstein tarafından oluşturuldu. ABD’nin enerji politikasına vizyon oluşturması için masaya kondu. Mevcut durum izah edildi. Kim nerede, ne yapıyor, gösterildi. Haritayla petrol ve doğal gazın son on yıl boyunca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır, İsrail ve Lübnan kıyılarında faaliyetler olduğu, kimi keşifler gerçekleştiği ve bulunan gazın Avrupa’ya satılmasını kolaylaştırabilecek ihracat yollarını resmetmeye çalışmışlardır.

“ABD, TÜRKİYE’NİN HAKLARINI TANIMIYOR”

Dr. Öğretim Üyesi Emete Gözügüzelli, Lübnan, İsrail, Filistin, Kıbrıs arasında deniz sınırları üzerinde ihtilaflar olduğunu dile getirerek, ABD’nin deniz sınırı sorununu çözmek için görüşmelerde bulunduğunu kaydetti. Filistin’in bu amaçla Doğu Akdeniz Gaz Formuna dahil edildiğini savunan Dr. Gözügüzelli, “Amerika’nın birincil stratejik araç olarak gaz formuna yönelmesi de şu an yürüttüğü ara bulucu rolünü tamamlayarak Lübnan-israil, İsrail-Filistin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi-Lüban deniz sınır meselelerini çözerek ulusal güvenlik meselelerini tamamlayarak İran’a karşı da bir hamle gerçekleştirmek arzusundadırlar. Rusya gazına bağımlılığın azalması yanında İran’ın da bölgede etkinliği kırılmak isteniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

RUMLARDAN TUTUKLAMA EMRİ

Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmaları yapan Fatih gemisinin personeli ve Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi (TPAO) ile işbirliği yapan şirketlerin yetkililerinin de aralarında bulunduğu 25 kişi için uluslararası tutuklama emri çıkardı. Rum Fileleftheros gazetesinin, “Adresler ve isimler” manşetiyle verdiği habere göre;  Rum Yönetimi, Mayıs ayından bu yana Baf’ın 36,50 deniz mili açığında bulunan Fatih sondaj gemisinde çalışanların bütün verilerini elde etti. Rum Dışişleri Bakanlığı da, Fatih çalışanları ve TPAO ile işbirliği yapan şirketlerin yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkarılması için çalışma başlattı. Yapılan girişimler sonrasında Rum Yönetimi de, 25 kişi hakkında uluslararası tutuklama emri çıkardı.

TATAR: “BİR YASA DIŞILIK, YAPAN VARSA O RUM TARAFIDIR”

Rumların tutuklama kararını değerlendiren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, “Bir yasa dışılık, haksızlık, hukuksuzluk yapan varsa o da bizim önerilerimizi ve haklarımızı yok sayarak anlaşmalar ve araştırmalar yapan Rum tarafıdır” dedi. Yazılı açıklama yapan Tatar şunları kaydetti;  “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve onunla işbirliği yapanlar kendi çıkarları için Türkiye ve KKTC’yi Doğu Akdeniz’den dışlamaya, haklarımızı arzu ettikleri gibi gasp etmeye çalışıyorlar. Bütün oyun, her türlü yola başvurarak Türkiye’nin güçlenmesini engelleme ve Kıbrıs Türk Halkı’nı değerlerinden, ait olduğu milletten kopararak güdük hale getirme oyunudur. Ancak bilinmelidir ki, hiç kimse Kıbrıs Türk Halkı ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını yok sayamaz, bizi ve Türkiye’yi haklarımızdan geri adım atmaya zorlayamaz. Doğu Akdeniz’de bir yasa dışılık, haksızlık, hukuksuzluk yapan varsa, o da bizim önerilerimizi ve haklarımızı yok sayarak anlaşmalar ve araştırmalar yapan Rum tarafıdır. Dolayısı ile Fatih Sondaj gemisinin çalışmaları ile ilgili olarak 25 kişi hakkında tutumla kararı aldıran Rum Yönetimi’ni bir kez daha böylesi sonuç alınamayacağı kesin olan adımlardan geri durmaya ve bizimle uzlaşmaya davet ediyorum. Ya hakkaniyet ve adalet ölçüleri çerçevesinde uzlaşacağız ya da onlar ne yapıyorsa, mütekabiliyet esası çerçevesinde biz de yapacağız.” dedi.

11 Haziran 2019 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

ihsan - sıkıyorsa gelsinler onları gem,ileri ile birlikte gömelim

Yanıtla . 0Beğen 11 Haziran 11:09

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?