Ramazan’da ihtiyaç sahiplerine el uzatacağız

İDDEF İcra Kurulu Üyesi Muhammed Taşören ile İDDEF’in Ramazan projelerini konuştuk

Haber albümü için resme tıklayın

Ramazan ayı kurumumuz açısından da son derece bereketli bir aydır. İDDEF, İsmailağa camiasının yurtdışı hizmet kurumu olması sebebiyle yurtdışında hizmet vermektedir. İsmailağa vakfımız ise yurt içinde çalışmalarını sürdürmektedir. Dolayısıyla yurtdışında geleneksel olarak her sene olduğu gibi bu sene de 33 ülke ve 40 bölgede kumanya dağıtımı, iftar, zekat ve fitre dağıtımı gerçekleştirilecektir.

Müminlerin zekât, sadaka ve infakta yarıştıkları, Resulallah (SAV) Efendimizin de ‘esen rüzgârdan bile cömert olduğu bir ay’. Bu bağlamda bu ayın müminler üzerindeki etkilerini anlatır mısınız?

Öncelikle Allah’ımıza hamdolsun, Peygamberimize (SAV) salat ve selam olsun Allah (c.c) Müslümanlar’a birlik dirlik, güç, maddi ve manevi kalkınma nasip eylesin. Nedim Bey böyle önemli bir konuyu halkımıza ulaştırma konusunda bize verdiğiniz bu fırsattan dolayı şahsım ve kurumumuz adına teşekkürlerimi sunuyorum ve muvaffakiyetler temenni ediyorum. Konuya şöyle bir başlangıç yapmak istiyorum. Şunu çok iyi bilmek gerekiyor, Ramazan ayı, manen Allah’ımız (c.c) ile kul arasında sağlam ve kuvvetli iman bağının tesis edildiği bir aydır. Ayrıca kul ile kul arasında şefkatin, merhametin, affın, cömertliğin,  infakın ve yardımseverliğin zirve yaptığı bir aydır. Hususen aç olanı, yokluk içinde yaşayanı, aciz olanı, fakir ve miskin olanı gözetmenin adıdır Ramazan. Dolayısıyla sosyo-kültürel ve ekonomik bakımdan birçok fayda ve etkileri zahir olan Ramazan ayı aynı zamanda arınma ve Allah’ımıza dahada yaklaşmak için bir fırsat ayıdır. Çünkü Ramazan ayı Kur’an-ı Kerim’in indiği çok önemli bir aydır. Bu ayda her gün “Kur’an ı Kerim okuyarak Allah’ımız ile aramızdaki bağı kuvvetlendirmeliyiz. Ayrıca 11 Ay boyunca yorulan sindirim sistemimizi,oruç tutarak dinlendirmek suretiyle bedenimizin sıhhat bulması için Ramazanı bir fırsat bilmeliyiz.Nitekim Efendimiz (SAV)‘oruç tut sıhhat bul’ buyurmuştur. Ramazan ayında bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi olması münasebetiyle sevap kazanmak ve günahları yok etmek bakımından son derece önemlidir. Ramazan ayı ayrıca şeytanların zincire vurulduğu ay olduğu gibi, oruç tutmak suretiyle yeme-içme ve bedeni zevklerden uzaklaşarak tefekkür etme ayıdır. Aynı zamanda aç kalınarak fakir-fukara garip-guraba yoksul ve miskinlerin halini yaşayarak onları hissetme ayıdır. Teravih namazlarına toplumun kahir ekseriyetinin iştirak etmesi ile kardeşliğin bir mekânda ve aynı safta toplanarak dayanışmanın zirve yaptığı bir zaman dilimidir.

Garip gurabanın sofrasına ulaştırıyoruz

Ramazan ayı içinde İDDEF’in gerek ülkemizde gerekse mağdur ve mazlum coğrafyalarda yapmayı planladığı Ramazan yardımları ve projeleri hakkında bilgi verir misiniz?

Ramazan ayı kurumumuz açısından da son derece bereketli bir aydır. İDDEF, İsmailağacamiası’nın yurtdışı hizmet kurumu olması sebebiyle yurtdışında hizmet vermektedir. İsmailağa vakfımız ise yurt içinde çalışmalarını sürdürmektedir. Dolayısıyla yurtdışında geleneksel olarak her sene olduğu gibi bu senede 33 ülke ve 40 bölgede kumanya dağıtımı, iftar, zekat ve fitre dağıtımı gerçekleştirilecektir. Aynı zamanda iftarlarda vermiş olduğumuz yemeklerde kullanılan etler, kurumuza gelen (Adak, Akika, Vacip, Şükür, Nafile) ve benzeri kurbanlardan sağlandığı gibi, kurbanları bu ülkelerde keserek fakir fukaranın garip gurabanın sofrasına ulaştırıyoruz. Bu sebeple biz ülkemizde evlerimizde iftar sofralarında çorbadan başlayarak kuruyemiş ve tatlısına kadar birçok nimetten faydalanırken, özellikle Afrika başta olmak üzere birçok Müslüman ülkede iftarlarda bir çeşit yemek yenmektedir. Bu durumu yakından müşahede ettiğimiz için Türkiye’deki kardeşlerimize sofrasındaki bir tabağını paylaşmasını tavsiye ediyoruz.

Medreseler açıyoruz

İDDEF dünyanın her köşesine elini uzatarak müminleri kucaklıyor. Yardımları ile Türkiye’den sevgi mektupları ulaştırıyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Öncelikle İDDEF, İslami eğitim ve insani yardım kurumudur. Gittiğimiz ülkelerde insanların eğitim vermek amacıyla medreseler açıyoruz ve bu medreselerde hem İslami eğitim hem fenni eğitim veriyoruz. Bu medreselerden mezun olanlar ülkenin hem manevi liderleri hemde ülkeyi yöneten liderleri olabiliyorlar. Bu çok önemli bir çalışma. Bununla birlikte İDDEF olarak Türkiye’den kadromuza katılan gönüllü kardeşlerimiz ile oluşturmuş olduğumuz sinerji ve elde ettiğimiz ekonomik güç ile dünyanın her bir köşesindeki mazlum, mağdur, fakir-fukara,  garip ve gurabaları tespit edip onların asli ve temel ihtiyaçları olan yeme ve içme, giyinme ve barınma gibi sıkıntılarını gücümüzün yettiği kadarıyla gideriyoruz. Böylece ülkemiz ve diğer ülkeler arasında, milletimiz ve diğer milletler arasında sosya-kültürel sosyo-ekonomik bağlar oluşturuyoruz.

İnfakta, iyilikte, ibadette yarışmalıyız...

Bu bağlamda İDDEF’in kuruluş ve insani yardım misyonu ve vizyonu ile ilgili neler anlatabilirsiniz?

İDDEF, tüm insanlığı hedefine almış ve tüm insanlığı hidayete ulaştırmak için gayret eden ve çalışan bir kurumdur. İDDEF’in kuruluş misyonunu da bu oluşturmaktadır. Çünkü İDDEF misyonunu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ve sünnetten almaktadır. Allah’ımız (c.c) ‘Kur’an-ı Kerim’de iyilik ve takva konusunda yarışın’, Efendimiz de (SAV)‘Kişi kendi nefsi için sevdiğini kardeşi için sevmedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz’ diye buyurmuştur. Bu misyonu sağlam temeller üzerine oturtan İDDEF vizyon olarak da tüm insanlığı hidayete ve tüm insanlığa hizmet etmeye kendisini odaklamıştır.

Zenginin zekatını vermek suretiyle fakirin hakkını kendisine teslim ettiği, toplumda kinin, nefretin, hırsın, şiddetin, kavganın ve olayların dizginlendiği bir aydır. Sosyo-kültürel ve ekonomik açıdan bereketin oluk oluk akarak müminleri kaynaştıran toplumsal sınıfları ortadan kaldıran her türlü alanda ekonomiye bereket yağdıran bu ay Müslümanlar için bir diriliş, hidayete ulaşma ve ahirete hazırlıkta son derece önemli bir fırsat ayıdır. Bu bakımdan Ramazan ayını fırsat bilerek infakta yarışmalı, Kur’an’da yarışmalı, cömertlikte yarışmalı, iyilikte yarışmalı, ibadette yarışmalı ki; kulluğumuzun kalitesi artsın ve ruhi tekamülde terakki elde edilsin. Bugünün çağdaş ve modern insanının tefekkür dünyası para, madde ve dünyadan ibarettir. Bu durumda Müslüman son derece uyanık olmalı, hangi makam ve mevkide olursa olsun kadını ile erkeği ile Ramazan ayını fırsat bilerek insanların hidayetine koşmalı ve böylece toplumun manen mayalanmasına, dünya ve ahiret dengesini kurmasına vesile olmalıdır. Bu şekilde aklını ve kalbini nurlandıran her bir mümin hedefine Allah’ın rızasını koyduğu ve mükafatını da ahirette alacağını bildiği için dünyasına ve vatanına daha faydalı olur.

Nedim ODABAŞ - Milli Gazete

26 Mayıs 2019 - Ramazan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?