Reklamı Kapat

Ramazan’da rahmet kapıları açılır

Din Görevlileri Birliği Derneği (DİN-BİR-DER) Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım’la on bir ayın sultanı Ramazan ayı ile ilgili konuştuk.

Haber albümü için resme tıklayın

 Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan ayının paylaşma, cimrilikten kaçma ve kibirden uzaklaşma ayı olduğunu söyleyen Yıldırım, “Ramazan gelince bu güzel atmosferi her Müslüman hisseder ve gönlü huzur bulur. Çünkü bu ayda şeytanlar zincire vurulur, cehennem kapıları kapanır, rahmet kapıları açılır. Durum böyle olunca da orucu hakkıyla tutan insanın mutluluğu artar” dedi.

Muhammed  VEFA

Değerli hocam Ramazan, rahmet, bereket, arınma ve fazilet ayı, oruç ayı, dünyevilikten arınıp uhreviliğe doğru bir yolculuk olduğuna göre, çağımızdaki modernizm ve dünyevileşmenin Müslümanlar üzerindeki etkilerini anlatır mısınız?

  Doğrudur. Ramazan ayı bir rahmet ve bir arınma ayıdır. Müslümanlığın beş temel esasından biridir. Oruç sadece Allah için olduğu zaman rahmeti ve arınmayı celbeder. Bu bakımdan yüce Peygamberimiz (SAV), “Size mübarek ay geldi. Allah size bu ayın orucunu farz kıldı. Bu ayda cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır. Ramazan ayında bir gece vardır ki, o bin aydan daha hayırlıdır. Ramazan’ın hayrından mahrum olan, büyük mahrumiyete uğramış demektir.” buyurdular. Bu hadis-i şeriften de anlıyoruz ki Ramazan ayı diğer aylardan çok ayrı bir özelliğe sahiptir. Bu özelliğinden dolayı orucunu hakkıyla tutana rahmet ve mağfiret sağanak sağanak yağar. Dünyevileşmek demek, yaptığı işi ahiretteki hesabı düşünmeden, Allah için yapmayıp sadece dünyevi bir maksat için yapmak demektir. Bu aslında kısa devredir. Bilmemiz lazımdır ki Müslümanlıkta bütün günahlar kısa devre olarak yapılır. Böyle olunca da sigorta atar. Sigortası atan insan niyetini ve amelini Allah için ve onun buyurduğu ölçüler içerisinde yapmayınca günaha girerek dünyevileşmiş olur.

“ORUCU HAKKIYLA TUTAN İNSANIN MUTLULUĞU ARTAR”

Ramazan gelince sahur, iftar ve ardından bayramlarda evlerimizi, soframızı, gönüllerimizi ve hatta şehrimizi bir huzur ve mutluluk kaplıyor. Nereden geliyor bu atmosfer?

Evet, Ramazan gelince bu güzel atmosferi her Müslüman hisseder ve gönül huzuru bulur. Çünkü bu ayda şeytanlar zincire vurulur, cehennem kapıları kapanır, rahmet kapıları açılır. Durum böyle olunca da orucu hakkıyla tutan insanın mutluluğu artar. Bir kutsi hadis-i şerifte “Oruç benim içindir ve onun mükâfatını sadece ben vereceğim” buyrulmaktadır. Ayrıca Ramazan ayının en büyük özelliği Kur’an-ı Kerim‘in o ayda bulunan Kadir Gecesi’nde indirilmiş olmasıdır. Ramazan ayını bir taraftan oruç tutma kıymetlendirirken diğer taraftan da insanlığın kurtuluş rehberi olan Kur’an’ın bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’nde indirilişi değerli kılmaktadır. Diğer taraftan Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde, “Her kim inanarak ve sevabını sadece Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır” buyurmaktadır. Ayrıca yine buyuruyor ki: “Nasıl beş vakit namaz, bir cumadan diğer cumaya kadar olan küçük günahları bu namazlar silerse, bir Ramazan’dan diğer Ramazan’a kadar olan vakitte büyük günahlardan sakınıldığı takdirde, aradaki küçük günahlara Ramazan orucu kefaret olur” buyuruyor. Bütün bu müjdeler Ramazan’ı ve oruç tutan insanları ve bölgeleri huzur ve mutluluğa ulaştırır.

“ORUÇ TUTMANIN İKİ RÜKNÜ VARDIR”

İnsanın helal yoldan kazandığını yiyip içtiği bir Ramazan ayı İslam’ın temel hükümleri açısından nasıl bir yere sahiptir?

Bir defa biz Müslümanlar olarak biliyoruz ki, oruç bize farz kılındığı gibi daha önceki milletlere de farz kılınmıştır. Ayrıca Yüce Rabbimiz o aya yetişen her Müslüman’a orucu tutmayı farz kılmıştır (Bakara 184-185). Bir de Peygamberimiz, “Her kim Ramazan’da özür ve hastalık olmadan, bir gün oruç yerse, bütün sene oruç tutsa bile, o bir günün yerini ödeyemez” buyurmaktadır. Ramazan orucu Şaban’ın otuzuncu günü gökteki ayın görünmesi ile sabit olur. Bunun için Peygamberimiz (SAV), “Ayı görün oruç tutun, ayı görün bayram yapın. Eğer hava bulutlu olursa Şaban’ı otuz güne tamamlayın” buyurmaktadır. Oruç tutmanın iki rüknü vardır: Biri niyet etmek, diğeri de fecr-i sadıktan, güneşin batmasına kadar yemekten içmekten ve cinsi münasebetten kendisini Allah için alıkoymaktır. İşte orucun İslami hükümler açısından yeri budur.

FAKİR FUKARAYA SOFRAMIZDA YER AÇMALIYIZ

Bu ayın bereketlerinden istifade edebilmek için yapmamız gereken ibadetler nelerdir?

Bir defa orucu zedeleyecek her türlü söz ve davranışlardan kendimizi uzak tutmalıyız, bu konularda ısrarcı olan olursa “ben oruçluyum” diyerek onu da uyarmalıyız. Ayrıca teravih namazlarını cemaatle camilerde kılmaya azami gayret sarf etmeliyiz. Kur’an-ı Kerim’i mümkünse her gün bir cüz okuyarak bu ayda hatim yapabiliriz. Bu ayda fakir fukaraya soframızda yer açıp mümkünse ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalıyız. Bayram namazından önce fıtır sadakamızı muhakkak hesaplayıp vermeliyiz. Ramazan’ın feyiz ve bereketinden bol bol istifade etmeliyiz.

BİR MESAJLA RAMAZAN’IYAŞAMAK MÜMKÜN OLMUYOR

Genelde büyüklerimizden “nerede o eski Ramazanlar” sözünü çok duyarız. Eski Ramazanlarda olup da şimdi olmayan neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Eski Ramazanlarda ihlâs vardı, gösteriş yoktu. Paylaşma vardı, cimrilik yoktu. Kardeşlik vardı, yabancılaşma yoktu. Zenginler bayramlarda gurur ve kibre kapılmadan evlerinde sofra kurup herkesi davet ederlerdi. Ayrıca çocuklar bayram sevincini yaşamak için büyüklerle birlikte mezarlıkları ve akrabaları ziyaret ederler, büyüklerin hayır duasını alırlardı. Şimdi ise bir mesajla eski Ramazanları yaşamak mümkün olmuyor.

“RAMAZAN, KENDİNE GELİP NEFSANÎ ARZULARI TERBİYE ETME AYIDIR”

Bu gün İslam coğrafyası içerisinde bir Ramazan’a daha girecek. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?

Ramazan ayı diriliş, uyanış ve kendine gelip nefsanî arzuları terbiye etme ayıdır. Umarım ki İslam coğrafyasındaki kan ve gözyaşı bu ayda biraz olsun diner. Bu mübarek ayın Müslümanlar arasındaki kardeşliğin pekişmesine, kutuplaşmanın kaldırılıp kucaklaşmanın sağlanmasına, İslam birliğinin kurulmasına ve Müslümanlar arasındaki ihtilafların kalkmasına vesile olur. Kur’an’ın indiği bu ayda İslam toplumları birbirlerini öldürmeyi bırakır İslam düşmanlarına karşı birlik olurlar. Ramazan demek insanın nefsine karşı cihadının doruk noktaya ulaştığı ay demektir.

20 Mayıs 2019 - Ramazan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?