Reklamı Kapat

Ramazan ayı bir mekteptir

MEDAV Genel Başkanı Tayyip Elçi, Ramazan ayı hakkında önemli açıklamalar bulundu.

Haber albümü için resme tıklayın

MEDAV Genel Başkanı Tayyip Elçi, Ramazan ayının İlahi vahye ev sahipliği yaptığını belirterek, “Bir defter sıradan bir meta iken ona İlahi vahyin yazılması ile o Kur’an-ı Kerim olur. Ona abdestsiz dahi dokunamazsınız. Bir insan ahlak sahibi olmak isterse Kur’an-ı Kerim’e baksın. Ramazan ayı İlahi vahye ev sahipliği yaptığı için mübarek bir aydır. Ramazan ayı sadece Kur’an-ı Kerim’i okumak değil, onu bütün hayatımıza hakim kılmanın ayıdır. Yeniden diriliş ayıdır. Ramazan bir mekteptir. Bu ayda kendimizi manevi eğitime tabi tutmalıyız” dedi.

Hocam başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif ayını idrak ediyoruz. Ramazan sizin için ne ifade ediyor?

Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Ramazan ayının 11 ayın sultanı olması bu ayda Kur’an-ı Kerim’in nazil olmasından kaynaklanır. İlahi vahiy öyle bir sırdır ki neyle temas kurarsa o değer kazanır. Nazil olduğu mekânlar diğer mekânlardan üstündür. Nazil olduğu zamanlar diğer zamanlardan üstündür. Eğer bir ay, bir gece İlahi vahye ev sahipliği yapmışsa o zaman daha üstündür. Ramazan ayı ve Kadir Gecesi’nin değeri İlahi vahyin bu gecede inmesinden kaynaklanır. İlahi vahiy neyle temas kurmuşsa o değerlenmiştir. Bir defter sıradan bir meta iken ona İlahi vahyin yazılması ile o Kur’an-ı Kerim olur. Ona abdestsiz dahi dokunamazsınız. Bir insan ahlak sahibi olmak isterse Kur’an-ı Kerim’e baksın. Ramazan ayı İlahi vahye ev sahipliği yaptığı için mübarek bir aydır. Ramazan ayı sadece Kur’an-ı Kerim’i okumak değil, onu bütün hayatımıza hakim kılmanın ayıdır. Yeniden diriliş ayıdır. Ramazan bir mekteptir. Bu ayda kendimizi manevi eğitime tabi tutmalıyız.

HASTALIKLARDAN KURTULMA AYIDIR

Hocam Ramazan ayının maneviyatına zarar veren durumlar nelerdir?

Midemize oruç tuttururken eğer dilimize, elimize, gözümüze, kulağımıza oruç tutturmazsak işte o zaman Ramazan’ın manevi hazından kendimizi mahrum bırakmış oluruz. Oruç bizim ahlakı ve nefis terbiyemize katkı sağlamamışsa biz bu eğitimden başarısız çıkmışızdır. Ramazan bir şifahanedir. Ramazan ayı boyunca nefsi ve kalbi hastalıkların temizlenmesine odaklanmalıyız. Eğer bayrama erişip geriye dönüp baktığımızda bütün nefis hastalıklarımızdan kurtulmuşsak işte o zaman bayramdır bizim için.

O HEYECANI KAYBETTİK

‘Ah nerde o eski Ramazanlar’ sözünü büyüklerimiz çok kullanır. Sizin zamanınızda Ramazanlar nasıldı?

Hepimiz eski Ramazanların hasretini çekeriz. Eski zamanlarda nimetler bu kadar bol değildi. Yıl boyunca insanlar güzel bir sofraya oturmazlardı. Ramazan’ın bereketiyle güzel sofralar hazırlanır ve insanlar dört gözle o sofraların hasretini çektikleri için iftara yakın bir neşe hâsıl olurdu. Aileler çekirdek aileden oluşmazdı. Geniş aileler vardı, nenesiyle, dedesiyle, çocuklarla hep bir arada olunduğu için o aile içerisinde bir bereket olurdu. İnsanların birbirleriyle ilişkileri dayanışma ve muhabbet üzerinde kurulduğu için hem aile hem de komşuluk ilişkilerinde sıcak ilişkiler kurulurdu. Bir tas çorba dahi olsa ikramlar muhabbet ile olduğu için bir kucaklaşma ortamı vardı. Ama bugün aileler dağıldığı için, aileler küçüldüğü için, komşuluk ilişkileri kesildiği için dolayısıyla o kaynaşmalar artık kalmadı. Komşuluk öldü, insanlar birbirine selam vermeyi kesti. İnsanlar sürekli mükellef sofralarda israf ile baş başa oldukları için artık Ramazan sofralarının hasretini de çekmiyorlar. Artan nimetler azalan muhabbet şükürsüzlük ile buluşunca eski Ramazanlarda yaşadığımız o heyecanı kaybettik.

RAMAZAN’DA EĞLENCE YOKTUR

Ramazan etkinlikleri Ramazan ayının maneviyatına zarar veriyor mu?

Bu konuya girmeden şunu hatırlatmak isterim. Ramazan ayına girmek bir çilehaneye girmektir. Eskiden tasavvuf ehli nefsi arınma ve terbiye için 40 günlük bir halvete girerlerdi. O 40 gün içerisinde nefsin arzularından uzak dururlardı. Ramazan ayını Müslümanlar yeryüzü mescidin de bir halvethaneye giriyormuş gibi değerlendirmeli. Müslümanlar gündüzleri oruç, geceleri ise ibadet ile geçirmekle kendimizi bir halvet halinde yaşamalıyız. Bunu kalkıp konserlerle, eğlenceyle kutlamak tamamen Ramazan’ın manasına ve hikmetine ters bir durumdur. Ramazan’da eğlence yok, nefsin arzularından uzak durmak vardır.

ORUÇ TUTANLARA SAYGISIZLIKTIR

Hocam Ramazan Kur’an ayıdır. Gerçek anlamda Ramazan ayını ülkemizde yaşatmak için neler yapılmalı?

Şunu söylemek gerekir ki, insanların ibadetlerini yerine getirmede, insanların helal haram konusunda ve insanların ahlaki konularda Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmede gittikçe artan bir problemle karşı karşıyayız. Adeta insanlar İslam’ı bir inanca indirgemişlerdir. Yani İslam’ın ibadet, sosyal hayat, aile hayatı, ticaret ahlakını ve diğer alanlarda emirleri görmezden gelinmektedir. İman, inanç ve İslam deyince bunu kul ile Allah arasında görüp, hayattan kopuk bir din anlayışı maalesef hâkim olmuştur. Bu da dinin hayatın her alanından çekilip caminin dört duvarı arasına hapsolmasını maalesef sağlamıştır. Hatta camiye bile gitmeyen, kendi ruh âleminde kendini Müslüman olarak gören bir pozisyona döndüğünü görüyoruz ki, bu da İslam’ın ruhuna aykırıdır. Bunun için İlahi vahyin sadece bir inanç manzumesi değil, hayatın tümünü kuşatan İlahi bir nizam olduğu ve Kur’an’ın bir hayat kitabı olduğu hayatımıza takdim etmeliyiz. Eğer bir insan oruç tutmuyorsa bunu gizli bir şekilde yapabilir. Bir İslam ülkesinde aleni bir şekilde açıktan yiyip içmek gerçekten oruç tutanlara bir saygısızlıktır.

18 Mayıs 2019 - Ramazan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?