Reklamı Kapat

AKP'de 'adam azaltma'dan 'kitle azaltma'ya doğru yol alınıyor

AKP, İstanbul ve Ankara'da girdiği yerel seçimlerde kan kaybederek son seçimde belediyeleri CHP'ye kaptırdı. AKP'nin bu büyük kan kaybı, kendisini destekleyen gazetecilerin de gündeminde...

Büyütmek için resme tıklayın

AKP içindeki ayrılık krizi, bir zamanlar AKP'yi destekleyen ancak şu anda daha çok muhalif isimlere yakın olan gazetecilerin sürekli gündeminde. 11'inci Cumhurbaşkanı Abduallah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski Bakan Ali Babacan gibi isimlerin yeni bir parti kurma çalışması içerisinde oldukları kulislerde konuşuldu. Son gelişmelerde Gül ve Davutoğlu'nun AKP'ye yönelik aleni eleştirileri ise durumun kulis bilgisinden fazlasını içerdiğini gösteriyor.

Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren'in bugün "Seçmeni yeniden kazanmak için" başlığıyla yayımlanan yazısında AKP içindeki kırgın, küskün ve muhaliflerin siyasi süreçlerine dikkat çekildi. Taşgetiren, süreci anlatırken "Sonuçta yola birlikte çıkmışlardı. Birlikte yürüyeceklerdi. Kader birliği yapıyorlardı. Türkiye siyaseti muhataralıydı. En zor zamanda sırt sırta vereceklerdi." ifadelerini kullandı. Gül'ün başbakan ve cumhurbaşkanı, Babacan'ın bakan ve Davutoğlu'nun da hem başbakanlık hem de parti genel başkanlığı yaptığını hatırlatan Taşgetiren, yola "ortak akıl" söylemiyle çıkıldığını, Tayyip Bey’in konumu söz konusu olduğunda da “Eşitler arasında birinci” gibi bir tanımlama bulunduğunu belirtti.

Taşgetiren parti içindeki farklılaşmaya dikkat çekerek; "Gül, Babacan, bir miktar Arınç, Davutoğlu farklı yerde duruyor. Bu isimlerle birlikte hareket eden ve yine Ak Parti hükümetlerinde görev almış olan tanınmış simalar da var." dedi.

AKP'NİN YIPRATICI DİLİ

Ahmet Taşgetiren, AKP'nin kullandığı ötekileştirici ve kamplaştrııcı dili de eleştirerek, şunları dile getirdi:

"Ak Parti cenahından medyaya yansıyan dil, ya da Ak Parti eksenli medya alanının durumdan vazife çıkararak oluşturduğu refleksif siyaset dili, mesela itirazları gündeme almak, kimine haklılık payı vermek ve iyileştirme yolunda gayret sergilendiğini bildirmek değil.

Öyle bir kamplaşma penceresinden bakılıyor ki, itiraz ile ihanet aynı kefede değerlendiriliyor. “Ya bizimlesin ya da düşman!”, “Bir savaşın içindeyiz ve komutandan farklılaşmak düşmana hizmet etmektir.”

Böyle bakınca artık her farklı tavır, sadece yıpratmak amacıyla gündeme geliyor."

"BUNLAR PARTİ KURMAK İÇİN BAHANE ARIYOR"

Karar gaztesi yazarı Taşgetiren, yazısının devamında Ahmet Davutoğlu'nun "parti çindeki yanlışları gösteren" açıklamasına değinerek şöye devam etti:

"Davutoğlu 7 Haziran’dan sonra böyle bir “Neyi kaybettik ki başımıza bu geldi?” araştırması yaptı, 1 Kasım’a öyle gidildi. Bugün “Şunlar şunlar yanlış gidiyor” diye sesleniyor.

- Bunların hepsini not ettik, ama süre kısa, seçimlerden sonra tek tek ele alacağız. Kendimizi restore edeceğiz, demek var.

- Bunlar zaten partileşmek için bahane arıyorlar, en radikal tavır üzerlerini çizmek, demek var.

İkinci dil ağır basıyor. Bu dilin medya yansıması daha yargılayıcı, dışlayıcı, düşmanlaştırıcı. Bu dil, bir kesimin gözden çıkarıldığı izlenimi veriyor.

Bu, merkezde kotarılmış bilinçli bir tercih mi, medya dilinin başıbozukluğu mu, bilinmez. “Adam azaltma”dan “Kitle azaltma”ya doğru yol alınıyor. Siyasi akıl aslında bunu gerektirmez."

16 Mayıs 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?