Reklamı Kapat

''Hatun' annedir anadır avrattır''

Yeni Şafak yazarı akademisyen Ergün Yıldırım, 'Hatun' ve 'Eş' kavramlarını değerlendiren dikkat çekici bir yazı kaleme aldı.

Büyütmek için resme tıklayın

Yeni Şafak yazarı ve akademisyen Ergün Yıldırım, 'Hatun' kavramına dair önemli bir yazı kaleme aldı.

Eski dönemlerde 'Hatun' kavramının çok kullanıldığını ifade eden Yıldırım, 'Hatun' kavramının zengin ve derin anlamalara sahip olduğunu söyledi.

'Hatun' kavramının 'erkekten farklı ve ayrı olmayı' anlattığını belirten Yıldırım, "Hatun bir anlama sahip. Rengi ve kokusu var. Mutlaka tarihsel ve kültürel çağrışımlarla doludur. Hatta oldukça da renklidir. Hatun, özerk bir varlıktır. Hatun, hayata karşı aktiftir. Tarladadır, savaştadır, bahçededir, ocaktadır. Hatun sınırlanmaz bir hayatın hareketliliğiyle vardır" dedi.

'Hatun' kavramının 'renkli ve metafiziği olan' anlamlara sahip olduğunu belirten Yıldırım, 'Hatun' kavramının 'tarihsel ve kültürel' çağrışımlar ifade ettiğini belirtti.

Konuya ilişkin yazısında çarpıcı değerlendirmeler yapan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Hatun bir anlama sahip. Rengi ve kokusu var. Mutlaka tarihsel ve kültürel çağrışımlarla doludur. Hatta oldukça da renklidir. Hatun, özerk bir varlıktır. Hatun, hayata karşı aktiftir. Tarladadır, savaştadır, bahçededir, ocaktadır. Hatun sınırlanmaz bir hayatın hareketliliğiyle vardır."

Ayrıca Yıldırım, 'Hatun' sözcüğünün 'anne, ana, avrat' anlamlarına sahip olduğunu ifade etti.

'EŞ DEMEK RENKSİZ, KOKUSUZ PLASTİK GÜZELLİK DEMEKTİR'

Yazısında modern dönemlerde kadınlar için kullanılan 'Eş' kavramını eleştiren Yıldırım, 'Eş' kavramı için 'ruhu ve metafiziği olmayan' bir kavram değerlendirmesi yaptı.

Konuya dair sosyolojik açıklama getiren Yıldırım, şu ifadelere yer verdi:

"Eş, renksiz bir kelime. Ne kokusu var ne de tadı. Dişi mi, erkek mi belli değil. Böçek de eştir, bitki de. Eş, modern zamanlarda doğdu. Bu zamanın tarihini taşır sırtında. Bu dönemin hikayesini anlatır. Eş ne destanlarda geçer, ne menkıbelerde ne de divanlarda. Onun için aşk türküleri de yakılmadı. Sonsuz aşk öznesi değildir. Çünkü eş, sonsuz aşk nesnesi olabilecek bütün mitik boyutlardan kopmuştur. Metafiziği de yok"

'Eş' sözcüğünü 'plastik bir güzellik' olarak değerlendiren Yıldırım "Eş, sanayinin kadınıdır. İşçidir, öğretmendir, doktordur, hizmetçidir. Anne olmak rüyasını kaybetmiştir. Kocasından daha fazla işine ve patronuna bağlıdır. Çünkü onu var eden maddi ilişkiler bu metafizikten yoksun fizik dünyasıdır" dedi.

16 Mayıs 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?