Reklamı Kapat

Sahur yemeği kesinlikle atlanmamalı

Osman Çakır; Ramazan ayında nasıl beslenilmesi, iftar ve sahur yemeklerinde nelere dikkat edilmesi gerektiğine dair Milli Gazete’ye özel açıklamalarda bulundu

Büyütmek için resme tıklayın

11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif hayatlarımıza bir kez daha teşrif ediyor. Tüm güzellikleriyle gönül dünyamızı farklı bir iklime açan Ramazan’da en çok merak edilen konulardan birisi de nasıl beslenilmesi gerektiği. İslam’ın 5 şartından biri olan oruç hem bedenen hem de ruhen birçok hastalığa şifa olurken, beslenme konusunda dikkatli davranılmadığı takdirde sağlık sorunlarına yol açan sonuçlarla karşılaşılabiliyor. Peki, Ramazan’da nasıl beslenmeli, sağlık açısından iftar ve sahur yemeklerinde ne yenilip ne içilmeli? Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Osman Çakır, Milli Gazete’ye özel değerlendirmelerde bulundu.

YEMEK SIRASINDA KONTROLLÜ HAREKET EDİLMELİ

Okuyucularımıza mutlu ve sağlıklı Ramazanlar dileyerek sözlerine başlayan Diyetisyen Osman Çakır; “Öncelikle açlık nedir bundan bahsedeyim. Açlık; uzun süre yemek alınamamasından kaynaklı olarak kan şekerinin (kandaki glikoz miktarı) belli bir seviyenin altına düşmesi ile duyulan yiyecek arama ve yemek isteme hissidir. Kandaki glikoz miktarının düşmesi beyindeki bir merkezi uyarır ve bireyi yemek yemeye yöneltir. Aynı zamanda boş kalan midede asit salgılaması devam ettiğinden rahatsızlık duyulur, guruldama vb. ağrılı bir mide hissedilir. Oruç sebebiyle bu açlık durumları geliştiğinden yemek zamanı geldiğinde kontrollü hareket etmek gerekiyor. Vücut dengesinin ve sağlığın korunması açısından ilk başta en iyi yöntem sahuru atlamamaktır diyebiliriz. Bu önemli öğünü atlarsanız yaklaşık 17-18 saatlik bir açlık yaşar, daha çabuk yorulur, daha çabuk acıkır ve bu açlıkla yemeği ne zaman bitirdiğinizi anlamadan midenizde şişlik ve üzerinizde bir ağırlık hissedersiniz. Tabii aynı durum sahura kalkmadan yemek yenilip yatılınca da oluşur” değerlendirmesinde bulundu.

SU TÜKETİMİ 10 BARDAĞIN ALTINA DÜŞMEMELİ

Ramazan ayının sıcak mevsime denk gelmesinden dolayı suyun öneminin iki katına çıktığını ve su tüketiminin 10 bardağın altına düşmemesi gerektiğini ifade eden Çakır; “Açlık ve susuzluğun fazla hissedilmemesi için dengeli bir yeme içme lazımken lif içeren, tok tutan besinler ile de bunu desteklemeliyiz. Sahurda kahvaltılık besinler (peynir, zeytin, yumurta, bol yeşillik) ile iftardan kalan hafif yemekleri tüketebilir ve yarım saat sonra bir bardak süt ve birazcık meyve ile sahuru tamamlayabiliriz. Ekmek tercihimiz ise beyaz ekmek haricinde tam tahıllı, tam buğday, çavdar veya kepekli ekmekler olmalıdır” dedi.

İFTAR VE SAHUR İKİYE BÖLÜNMELİDİR

İftar ve sahur sonrasının rahat geçirilmesi için beslenmemize daha dikkatli yaklaşmamız gerektiğini hatırlatan Çakır, şunları dile getirdi: “İftarda ağır ve yağlı yemekler yerine daha hafif yemek tercih etmek, kızartma ve kavurma türü pişirme yöntemleriyle hazırlanmış yemekler yerine ızgara, fırın, haşlama gibi yöntemlerin kullanıldığı yemekleri tercih etmek işi biraz kolaylaştıracaktır. Daha güzel bir yöntem var ki o da bu uzun süren açlık sonrası mideyi de rahatlatacak türden; iftar ve sahuru ikiye bölmek. Açlık sonrası hızlıca yemek yemek açlığı önlese de midedeki ağırlığı ve yemekten sonra gelen uykuyu önleyemez. Bu nedenle iftar ve sahur ikiye bölünmelidir. Su ile orucunuzu açtıktan sonra 1 hurma veya zeytin, ardından 1 kâse çorba, 1 dilim ekmek ve salata yenip mide yarım saat dinlenme sürecine çekilebilir. Hem mideyi zorlamamış hem de hızlıca yemediğiniz için aldığınız besinleri yağa dönüştürmezsiniz. Ardından ana yemeğe geçtiğinizde et yemeği yanına sebze yemeği veya etli sebze yemekleri, bol salata, yoğurt sağlıklı ve doyurucu bir menü olur.”

SPORTİF AKTİVİTELER AZALTILMALI

Düzenli spor yapanlar için de uyarılarda bulunan Çakır; “Düzenli spor yapmak sağlık açısından muhteşem bir eylemdir. Ancak bu oruçlu iken pek mümkün olmayabilir. Çünkü spor enerji gerektiren bir durumdur ve sahur ile iftar arasında bu enerji dengesini kurmak pek mümkün olmayacağından sportif aktiviteler Ramazan ayı içerisinde bir kademe azaltılırsa daha faydalı olur diye düşünüyorum. Hafif türden olanları ise iftar sonrasına aktarılabilir. Egzersiz, yürüyüş, spor vb. herhangi bir hareket iftardan ortalama 1-1,5 saat sonra daha uygun olacaktır” açıklamasında bulundu.

07 Mayıs 2019 - Ramazan

Muhabir Abdussamet Karataş



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?