Reklamı Kapat

Ramazan’da kendini affettirmeyenin aklı yoktur

Prof. Dr. Cevat Akşit hocamızla Ramazan’ın feyİz ve bereketlerini konuştuk

Büyütmek için resme tıklayın

Zaten güzel Peygamber Efendimiz, “Bu adamın kafası çalışmaz, Ramazan’a yetişti, ama günahlarını affettirmeden Ramazan çıktı gitti” diyor. Kim Ramazan’da oruç tutarsa, Allah’tan sevabını umarak, Allah’ın vaatlerine inanarak, onun emirlerini yerine getirmek amacıyla Ramazan’da oruç tutarsa, geceleri kıyam, yani teravih namazı, gündüzleri zaten 5 vakit namaz her zaman var, bir de Ramazan’a mahsus 20 rekat teravih namazı var, bunu da cemaatle her gün kılar, güzel bir Ramazan geçirirse geçmiş günahları affolur buyuruyor. Böyle bir müjdeyi kaçırırsa bir insan, aklından zoru vardır.

Röportaj  Nedim ODABAŞ - Milli Gazete

Hocam, rahmet, bereket ve gufran ayı Ramazan’dayız. Bu aydan mü’minler olarak nasıl istifade edelim? Bu ayın rahmet ve bereketinden, feyzinden nasıl yararlanalım?

Biliyorsunuz Recep ayı Allah’ın ayı, Şaban ayı Efendimiz’in ayı, Ramazan ayı da mü’minlerin ayı. Allah her zaman erhamürrrahimin, cömertlerin en cömerti, ama bu üç aylarda ayrı bir Müslümanlara ayrı bir şey tanımış. “Recep ayında 10 gün oruç tutanın duası reddolmaz” diyor. Şaban ayı Peygamberimiz’in ayı, her zaman, her ayda ibadette gayretli de, bu aylarda daha fazla gayret gösteriyormuş. Ramazan ümmet-i Muhammed’in ayı. Ramazan gelince Cenab-ı Hak diyor, Peygamber Efendimiz’in (sav) hadis-i şerifi var, “Arşa, kürsiye, bütün meleklere, kainatta her şeye, Ramazan’daki mü’minlere dua edin, istiğfar edin” diye emreder” diyor. Onun için meleklerin duası reddolmaz, neden? Günahı yok. Bizim duamız karışık olduğumuz için, kabul olur inşallah da. Bir şüphesi var. Ama meleklerin duası reddolmaz. Melekler dua ettiğine göre, arş, kürsi, güneş, ay her şey Ramazan’da oruç tutan, namaz kılan mü’minlere Allah’ın emri gereği dua ediyor, onların günahlarının affı için Allah’a yalvarıyorlar.

Hz.  Osman (r.a.) Ramazan gelince “Zekât ayı geldi” demiş

Hocam, Ramazan Müslümanlar açısından bir yardımlaşma ayı oluyor. Zekât da bu yardımlaşmalardan biri, Ramazan’da zekâtın önemini nasıl anlatırsınız?

Zekât Ramazan’da verilir diye bir kayıt yok ama Hz. Osman (ra) “Zekât ayı geldi” demiş, hutbe okurken. Halbuki zekât zengin olduğun andan itibaren tesbit edersin, şeran zengin olduğun anı tesbit edersin, ondan bir sene sonra malının 40’ta birini vermen lazım. Bu her Müslüman’ın boynunun borcu. Yani bu ille Ramazan’da verilecek diye bir şey yok. Ne zaman zenginlik ölçüsünü yakalarsan ondan bir sene sonra. Ama bu Ramazan ayı belli bir ay. Ondan dolayı Ramazan’da zekât vermek unutulmaz, geciktirilmez, hatırlanır. Zaten Ramazan’da bir hayır yaptınız mı en az bire on veriliyor. Ondan dolayı “Zekât ayı geldi” demiş, kimse itiraz etmemiş. Sahabilerin itiraz etmemesi icma deniliyor buna. Onun için mü’minler her bakımdan, Ramazan’a ruhen, zihnen hazırlanmalılar. Maddi manevi hazırlanmalılar, kendilerini disipline sokmalılar. Mutlaka camiye gitmeliler, mutlaka teravihi kılmalılar. Teravihleri 20 rekât camide kılma Hz. Ömer (ra) döneminde olmuş. Daha evvel Peygamber Efendimiz (sav) teravihlerin tamamını camide kılmamış. Neden? Evinde kılmış da. Peygamber Efendimiz (sav) ümmetini çok seviyor. Mü’minlerin ayağına diken batmasına razı olmayacak kadar bizi çok seviyor. Hatta miraçta Allah’la olan özel meclisinde bile “Ey şanlı peygamber, Allah’ın rahmeti, bereketi senin üzerine olsun” dediğinde Allah (c.c), “Yalnız bana değil, bana inananlara da rahmet, bereket, gufran olsun Yarabbi”… Peygamber Efendimiz o kadar alicenap ki, Adem (as)’dan beri bütün mü’minleri kastederek, “Ve ala ibadillahissalihin” diyor. Ramazan’da korkuyor ki, her zaman cemaatle kılarsam teravih namazını farz olabilir diye.

SAĞLIKLI BİR KİMSE, BU FIRSATI KAÇIRMAMALI

Böyle Allah’ın lütfu, hediyesi, ümmet-i Muhammed’in hediyesi. Böyle bir aya yetişmiş, hasta değil, yolcu değil, oruç tutabilecek sağlıklı bir kimse, bu fırsatı kaçırırsa aklından zoru var demektir, kafası çalışmıyor demektir. Zaten güzel Peygamber Efendimiz, “Bu adamın kafası çalışmaz, Ramazan’a yetişti ama günahlarını affettirmeden Ramazan çıktı gitti.” Kim Ramazan’da oruç tutarsa, Allah’tan sevabını umarak, Allah’ın vaatlerine inanarak, onun emirlerini yerine getirmek amacıyla Ramazan’da oruç tutarsa, geceleri kıyam, yani teravih namazı, gündüzleri zaten 5 vakit namaz her zaman var, bir de Ramazan’a mahsus 20 rekât teravih namazı var, bunu da cemaatle her gün kılar, güzel bir Ramazan geçirirse, geçmiş günahları affolur buyuruyor. Böyle bir müjdeyi kaçırırsa bir insan aklından zoru vardır. Hem inanıyor, böyle de bir fırsatı kaçırıyor, bir ay dişini sıkmalı, kendine çekidüzen vermeli, ona  göre işlerini planlamalı, Ramazan’da işlerini öyle ayarlamalı ki Ramazan’da oruç tutsun, geceleri teravih namazını kılsın, ibadetlerini aksatmasın, şimdiden ibadetlerini bir plana sokması lazım. Kendisini disipline etmesi lazım. Böylece güzel bir Ramazan geçirmesi lazım. Hem ruhen kendisini hazırlamalı hem de maddi olarak Ramazan’a özel bir önem vererek. Başka zamanlarda da hayır yapılabilir, hayır Allah’ın emri, sadaka belaları def eder, cehennem ateşini söndürür. Ramazan’da bu yapıldığında en az bire on veriliyor. Bunu düşünerek Ramazan’da hayır yapacak şekilde maddi şeylerini ayarlayabilir. 

Ramazan’da mukabele yapmalıyız

Hocam, Kur’an ayı. Ramazan’da Kadir Gecesi’nde Kur’an indirilmeye başlanmış. Ramazan’da Kur’an’la olan ilişkimizi nasıl tanzim edelim? Kadir Gecesi’ni nasıl ihya edelim?

Diğer kitaplar da Ramazan’da indirilmiş. Kur’an-ı Kerim, Ramazan’ın 27’nci Kadir Gecesi’nde. Kadir Gecesi’nde arşa indirilmiş, daha sonra peyderpey, ihtiyaca göre, 23 senede Peygamber Efendimiz’e. Diğer peygamberlere de kitaplar, suhuflar Ramazan’da indirilmiş. Kadir Gecesi’nde Kur’an dünya semasına indirilmiş, daha sonra peyderpey indirilmiş. Evet Kur’an Ramazan’da indirildiği aydır. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Kur’an ayı olduğu için, Ramazan’da mukabele okurlar. Mukabele okumak Peygamber Efendimiz’in (sav) sünnetidir. Efendimiz’e (sav) Cebrail Allah’ın ayetlerini getirdikçe kalbine nakşediyordu. Böylece ayetleri belledikten sonra da Peygamberimiz (sav) vahiy kâtiplerine yazdırıyormuş. Ramazan’da Peygamberimiz (sav) okuyor, Cebrail dinliyor. Mukabele buradan geliyor. Bu gelenek Ramazan’da Anadolu’da ve İslam âleminde devam ediyor. Onun için Ramazan’da camiye gidemiyorsak gündüzleri evimizde Kur’an’ı hatmedelim. Veyahut yatsı namazından sonra veya sabah namazından sonra bir camiye gidip mukabele yapılan yerlerde Kur’an’ı dinleyelim. Bu arada Kur’an’a uymak nasıl olur? Onun sadece lafzını değil, anlamını da anlayarak. Tefsirini de okumamız lazım. Okuyamıyorsak vaizleri dinlememiz lazım. Ramazan’ı şöyle ibadetli, zikirli, fikirli geçirelim. Kur’an’ı hem tefsirini okuyalım, okuyamıyorsak hocaları dinleyelim.

Teravih ‘iki rekât’ olarak kılınır

Ramazan’ın ibadetlerinden biri olan teravih namazı hakkında neler söylemek istersiniz?

Hz. Ömer (ra) döneminde camide bizim kıldığımız gibi, iki rekât, iki rekât, dört kılınabilir ama, en güzeli iki rekâtta bir selam vererek kılmaktır. Toplu cemaatin çok gerekliliği var, bir de bizim dönemimizde buna çok ihtiyaç var camide namaz kılmaya. Camiye gitmek Allah yoludur. Giderken bir günah affediliyor, bir sevap yazılıyor. Allah yolunda giderken ölürsen şehit olursun. Yeryüzünün her tarafı Allah’ındır ama, Kâbe’ye de Beytullah deniliyor. Allah mekândan münezzehtir ama. Bizim mescidlerimiz, camilerimiz Beytullah’ın yavrularıdır. Allah’ın evine gitmiş oluyorsunuz, mescidler Allah’ın evidir. Oraya gelmiş  oluyorsunuz. İnsan birisi geldiğinde en azından bir çay kahve ikram eder. Allah bu ikram edenlerin en üstünüdür. Evine geleni ikramsız bırakır mı? Evine gelene çok verir. Affıyla karşılıksız ihsanıyla muamele eder. Bu yönden camiye gelmek lazım. Ondan sonra camide toplu, düzgün saflar halinde, omuzları birbirine yapıştırarak, namaz kıldığımızda, Peygamber Efendimiz buyuyor ki, “İnsanların azgınları var, isyan edenler var, bunları bu toplumda bizim önlememiz lazım. Çünkü ümmet-i Muhammed’in alameti farikası, markası, emr-i bil maruf, nehyi anilmünker yapmaktır. Bir kötülük gördüğünüzde fiilen engel olacaksınız ona, yapamazsınız dille engel olacaksınız, bunu da yapamazsınız kalben buğz edeceksiniz. Bunu da yapmazsanız orada iman yoktur diyor. Ümmet-i Muhammed’in alameti farikası bu. “Bana ne?” demeyeceksin. Beni sokmayan yılan bin yaşasın demeyeceksiniz. Bunu yapmazsanız ümmet-i Muhammed’in (sav) farikası, tehlikeli. Böyle toplumda Allah’a isyan eden, nara atanlar var. Allah bunlara gazap eder. Allah’ın yeryüzünde işlerini gördürdüğü melekler var. Yağmur meleği var, zelzele meleği var. Onları çağırırmış. Bu adamları diğer adamlar önlemedi. Cenab-ı Hakk’a rest çekiyorlar. Bunlara gazap edecek, çağırırmış meleklerini. Amma camide mü’minler toplandığı zaman düzgün saflar halinde çok hoşuna gidermiş. Efendimiz diyor ki, “Onlara olan sevgisinden dolayı topluma indireceği belayı affeder, kaldırır.” Buna çok ihtiyacımız var.

Ramazan’da camileri doldurmamız lazım

Özellikle Ramazan’da camileri doldurmamız lazım. Düşmanlarımızın belalarını Allah üzerimizden kaldırsın. Hilelerini ayaklarına dolaştırsın diye dualar etmemiz lazım. Camiye gelenlerin hepsi dört dörtlük mü? Bir tanesi dört dörtlük olsa, o en güzel adamın sevabını diğerlerine de veriyor. Cenab-ı Hakk’ın dediği şu: “O benim sevdiğim kulumla beraber oldu, aynı safta bulundu. Onun için diğerlerine da aynı sevabı veriyorum.” Topluca dua etmenin sevabı bu işte. Bu bakımdan Ramazan arz kapılarının, rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı bir zaman olduğu için, şeytanın şerrinden korunmak için, camileri  doldurmak üzere tedbir almalıyız.

 

 

06 Mayıs 2019 - Ramazan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?