Reklamı Kapat

Temel Karamollaoğlu: Sorunlarımızı birlikte çözeriz

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın herkesi kucaklaması gerektiğine vurgu yaptı.

Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, olağan haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Saadet Partisi Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Türkiye ittifakı ve kızgın demiri soğutalım” açıklaması başta olmak üzere ekonomi ve gündemi değerlendirdi. Karamollaoğlu, “Referandumda Meclis gücünü kaybetmiştir. Yeni sistemle gelen ‘Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ sıkıntılarını birlikte yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı sadece kendisine oy verenlerin cumhurbaşkanı intibaından bir türlü kurtulamadı. Hâlbuki cumhurbaşkanı muhalefet de olsa herkesi kucaklamalıdır. Her yerde öyle olması gerekiyor. Ne yazık ki bizim 16 Nisan referandumundan önce yaptığımız tüm ikazlar rafa kaldırıldı. Ancak bunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, Erdoğan’ın herkesi kucaklaması gerektiğine vurgu yaparak, “Bize farklı gelen fikirleri müzakere ederek karar almalıyız. Sıcak demir soğutulmalı ve mutlaka Türkiye ittifakı sağlanmalıdır. Buna çok büyük ihtiyaç var. Despotluk kimseye fayda sağlamaz. Ateşe körükle gitmek kimseye fayda vermez.” dedi. 

KUVVETLER AYRIMI İLKESİ SAĞLANMALIDIR

TBMM’nin 99. açılış yıldönümünü kutlayarak konuşmasına başlayan Karamollaoğlu, “23 Nisan 1920’de ülkemizin işgal altına alındığı bir atmosferde, her şeye rağmen ‘iman varsa imkân da vardır’ diyen bir grup vatanseverin büyük emeklerinin sonucu TBMM kuruldu. TBMM milli ve manevi değerlerimiz üzerinde yükselmiş ve millet iradesinin yegâne tecelligahıdır. Buna kalpten inanıyoruz. Güçlü bir Türkiye’nin en önemli güvencesi güçlü bir Meclis’tir. Güçlü bir Meclis’in en önemli görevi ise kuvvetler ayrımı ilkesinin tesisi ve temsilde adaletin sağlanmasıdır. Güçlü bir Meclis bu görevleri yerine getirirken, iktidarları, icraatlarıyla denetlemeyi üstelenmelidir.  Bunlar gerçekleşmediği halde iktidarın, elindeki kuvveti haksız bir şekilde kullanmasına kimse engel olamaz. Meclis’in görevi millet adına bu görevi yapmaktır. İdareyi sorgulamalıdır” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI FARKLI SESLERE KULAK VERMELİDİR

Karamollaoğlu, 16 Nisan 2017’de yapılan referandumla TBMM’nin iktidar üzerindeki denetim gücünün azaldığını ifade ederek, şöyle devam etti: “Referandumda Meclis gücünü kaybetmiştir. Yeni sistemle gelen ‘Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ sıkıntılarını birlikte yaşıyoruz.  Cumhurbaşkanı sadece kendisine oy verenlerin cumhurbaşkanı intibaından bir türlü kurtulamadı. Hâlbuki cumhurbaşkanı muhalefet de olsa herkesi kucaklamalıdır. Her yerde öyle olması gerekiyor. Ne yazık ki bizim 16 Nisan referandumundan önce yaptığımız tüm ikazlar rafa kaldırıldı. Ancak bunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. AK Parti içinde bu durumun yanlış olduğuna, bu böyle sürmez diyenler var. Hatta başbakanlık yapmış kişilerin tepkisi var. Cumhurbaşkanı bu ikazlara kulak vermesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı’nın etrafını sürekli olarak onun doğru yaptığını ifade edenler, yanlış yaptığını ifade edemeyenler kuşatmış olanlar çevrelemişse Cumhurbaşkanı o atmosferden kurtulamaz. Onun için Cumhurbaşkanı farklı seslere kulak kabartmalıdır.  Bu hatanın neresinden dönersek kardır.  Umarım bu hatalardan dönecektir. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nden kurtulur ve denetlenebilen bir sisteme kavuşuruz.”

BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıya dikkat çeken Karamollaoğlu, “Türkiye’de bir hava oluşturarak medya algısıyla birilerini şeytanlaştırırsanız ileride bu hadiseler yaşanır. Bundan dolayı bu hadisenin tekrar yaşanmaması için birlikte mütalaa etmeliyiz. Biz Saadet Partisi olarak görüşlerimizi ifade ediyoruz. İktidar ve destekçileri kullandıkları ifadeleri bırakmalıdır. Cumhurbaşkanı’nın son günlerde kullandığı ifadelerden memnuniyet duyduk ama birileri bundan rahatsız oldu. Cumhurbaşkanı muhalefet liderlerini çağırıp istişare edebilmelidir. Cumhurbaşkanı muhalefet neden farklı düşünüyor bunu bilmesi gerekiyor ve kendisi neden bazı politikalarda kararlı bunları söylemesi lazım.  Ülkemizde el birliğiyle ‘Milli İttifak’ anlayışını oluşturmalıyız. Biz bir bütünüz birlikte hareket etmeliyiz” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI’NA İŞLERİN İYİ GİTTİĞİNİ SÖYLÜYORLAR!

Karamollaoğlu, seçimlerin geride kaldığını artık iktidarın problemlerle yoğunlaşması gerektiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Ciddi problemlerle karşı karşıyız. Ekonomik kriz giderek derinleşiyor.  Endişem şudur ki,  birileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a işlerin çok iyi gittiğini söylüyor. Arkadaş işler iyi gitmiyor! Türkiye’nin ekonomisi iyi değil. Gidin IMF ile anlaşın demiyorum. McKinsey ile anlaşın demiyorum. Türkiye’deki farklı fikirleri, ekonomistleri bir araya getirin. Bu sıkıntılardan nasıl kurtulacağız deyin. Türkiye’de herkes borçlu; çiftçi, esnaf, sanayici borçlu!  Bu probleme çözüm bulalım. Ekonomik yönden güçlü olmayan bir ülke bağımsız bir dış politika yürütemez. Varlık Fonu diye bir şey çıkardılar. Fon paradır. Para olmazsa toprak para olmaz. Bina, tesis fon olmaz. Bunlar fon değil, bunlar kaynaktır. Başkaları para üretiyor, bunu nasıl kullanacağım diyor. Siz bunların karşısında varlıklarınızı koyar iseniz yarın Türkiye’ye el koyarlar. Türkiye’de bunların hiçbiri konuşulmuyor. İşsizlik 5 milyona dayandı. Enflasyonu, domates ve soğanı düşüremiyor. Bunların karşısında istişare yapılması gerekiyor.”

TABAN TABANA ZIT OLAN GRUPLAR BİR ARAYA GELEBİLMELİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘sıcak demiri soğutalım’ açıklamasına değinen Karamollaoğlu, “Bu ülkenin tamamının birbiriyle kucaklaşmasına sebep olacak ifadeler bir tür gelişmelerin olacağına işarettir. Ama birileri çıkıp bundan rahatsızlık duyarsa bu yanlışlığın düzelmesi mümkün olmaz. Bakın, tarihe baktığımızda, biz problemlerin üstesinden nasıl gelmişiz. 1920’de çok farklı kesimler Meclis’te yer almıştı. Her düşünceden kişiler bu Meclis’te yer almıştı. Milli mücadelelinin başarılı olmasında bu yapı olmuştur. Bir toplumsal uzlaşma başka bir şekilde sağlanamaz. Taban tabana zıt olan gruplar bir araya gelirse ülkenin bütünlüğünü, ülkenin bağımsızlığını ve ülkenin güçlenmesinde ittifak sağlarlarsa ben bütün sorunların üstesinden gelineceğine inanıyorum.  Sorunlar ancak böyle çözülür” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE İTTİFAKI SAĞLANMALIDIR

“Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, sağı, solu, muhafazakârı ve milliyetçisi birbirimizi kucaklamalıyız” diyerek birlik ve beraberlik mesajı veren Karamollaoğlu, “Problemleri doğru yorumlamalıyız. Bize farklı gelen fikirleri müzakere ederek karar almalıyız.  Cumhurbaşkanı hemen seçimlerin arkasından söylediği bu iki ifade önemlidir. Sıcak demir soğutulmalı ve mutlaka Türkiye ittifakı sağlanmalıdır. Buna çok büyük ihtiyaç var. Ama eğer biri çıkıp benim dediğim olmazsa deyip ne haliniz varsa görün derse esas onu bırakmak lazım ki ülkede birlik ve beraberlik sağlansın. Despotluk kimseye fayda sağlamaz.  Herkesin üstünde kendini görmek kimseye fayda sağlamaz. Ateşe körükle gitmek kimseye fayda vermez.  Bunun tersi olduğu zaman gerginlikler ortaya çıkar.  Siyasi parti genel başkanlarının kullandığı ifadeleri anlamakta zorluk çekiyoruz.  ‘Bu memleketi sadece ben seviyorum’ demek kimsenin hakkı değil” değerlendirmesinde bulundu.

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

25 Nisan 2019 - Siyaset



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?