Reklamı Kapat

Nedim Urhan: Bilgi ve beceriyi insanlığın ortak mirası yapacağız

Darul Erkam Derneği Onursal Başkanı Doç. Dr. Nedim Urhan çok önemli bir projeye imza attıklarını söyledi.

Haber albümü için resme tıklayın

Milli ve manevi değerlerine bağlı vatanını ve milletini seven ilim ehli Âlim ve Âlime’lerin yetişmesine vesile olmamız gerekmektedir. İnşasına başladığımız bu müessesemizin de amacı bu yöndedir. Cenabı Hak Ümmeti Muhammed’e irşad edecek nesillerin annelerini bu müessesemizde yetiştirmemizi bizlere nasip eylesin.

Darül Erkam projesinin amaçlarını anlatır mısınız?

Öncelikli amacımız insanlarımızın her bakımdan gelişmesine yetişmesine katkıda bulunarak ortak varlığımız olan toplumumuza muhtaç olduğu hizmeti üretmektir. Bu amacımızı gerçekleştirmenin yolu hiç şüphesiz bir gelenek içerisinde muhafaza edilen ahlaki, sosyal ve kültürel değerlerimize ve bunlardan beslenen pratiklerimize kendi içerisinde tutarlı bir bütünlüğe sahip olarak, geliştirmek, bunları insanlarımız arasında yaymak ve bizden sonraki nesillere aktarmaktır. Böylelikle insanımızı var oluşsal onuruna yakışır bir şekilde yeniden inşa edip onu müşterek varlık alanımız olan toplumun aydın bir ferdi kılmaktır.

Amacımıza nail olmanın yolu ise şüphesiz eğitimden geçmektedir.  İnsanın çok yönlü ve karmaşık gelişiminin ancak güvenli, dostça bir sosyal ortamda sahasında ehil kimseler tarafından planlanmış nitelikli eğitim programlarını takip etmesiyle mümkün olacaktır. Eğitimi ömrün belirli bir takvimine ve belirli bir mekâna kayıtlamaksızın hem zamansal hem de mekânsal anlamda yaygın hale getirmek ve onu sınırlı bir toplum kesiminin lüksü ve ayrıcalığı olmaktan çıkarıp geniş halk kesimlerinin ortak hakkı olduğunu bilmeliyiz. Bu meyanda her türlü bilgi ve beceriyi insanlığın ortak bir kazancı ve mirası haline dönüştürmek için gayret sarf etmek ise bizlerin en asli vazifelerinden biri olsa gerek. Bu noktada muhtaç olduğumuz nitelikli insan kaynağını var etmenin yegâne yolu bunu kolaylaştıracak vasıtaların onun hizmetine amade kılınmasından geçmektedir.

Pasif olmayacak aktif olacağız

Popüler kültür dalgasının altında ezilen değer yargılarımızın bizi nereye götürdüğünü anlatır mısınız?

21. yüzyılın şu ilk çeyreğinde tarihin en önemli kavşak noktalarından birinde olduğumuzu ve çok hassas bir süreçten geçtiğimiz yadsınamaz bir gerçektir. Mevcut görünüme baktığımızda birçok alanda memnun olmadığımız bir durumla karşı karşıyayız. Değer yargılarımız yer değiştirmiş, kültürümüz yozlaşmış ve toplumumuz popüler kültür dalgasının altında ezilmiştir. Bu son derece mühim evreden geçerken toplumumuz bugün çok yönlü derin bir krizle karşı karşıyadır. Bu krizin zihniyet, ahlak, toplum, siyaset, ekonomi, uluslararası ilişkiler gibi her alanda olumsuz “ölümcül” yansımaları söz konusudur.

Zamanın aktörleri olarak önümüzde iki temel tercih var: Birincisi ya bu derin kriz ve onun getirdiği elim sorunlar karşısında kayıtsız kalıp kendimizi tarihin pasif bir nesnesine indirgeyerek anlamsız bir hayat sürmek ve hoşlanmadığımız durumlardan sadece şekva etmek; ya da birinciye mukabil inisiyatif alarak tarihin aktif bir öznesi olup krize ve getirdiği sorunlara karşı çözümler üretmek ve bunları gerçekleştirme yolunda asil bir mücadele vermek. İnsanlığa model bir medeniyetin mirasçıları olan bizlere yakışan en doğru tavır herhalde bu ikincisi olmalıdır. Sorunlarımızla yüzleşerek, onlardan kaynaklanan her türlü sorunsallara göğüs gerip, kendi medeniyet dinamiklerimizden beslenen gerçek çare ve çözümleri üreterek ortaya koymak; aynı zamanda bunları yaşamsallaştırmak suretiyle hep birlikte sorunların üstesinden gelebiliriz. Bekleyen değil inisiyatif alan, garantici değil risk alan, kolaycı değil güçlüğe talip olan, korkak değil cesur, pasif değil atılgan olduğumuz takdirde bize bugün için büyük görünen sorunlarımızın iyi niyet, azim, gayret ve metanetimiz karşısında nasıl küçüldüğünü göreceğiz. Yeter ki bizlerde var olan Allah vergisi kabiliyetlerimizi ve potansiyellerimizi isabetle insanlığın ve toplumumuzun hizmetine amade kılalım.

Faaliyet alanları

1- İçerisinde bulunduğumuz şu asırda eksikliğini hissettiğimiz kendi medeniyet dinamiklerini hayatının eksenine alan, bilgi-kültür-erdem ile donanmış, gerçek ilim adamı ve entelektüellerin yetişmesi için yeryüzünün tamamındaki evrensel bilgi birikim ve tecrübeyi bir araya toplamak.

2-  Halkımız arasında sevgi ve kardeşlik, sosyal yardımlaşma ve dayanışma duygularını geliştirmek. Bilim, dini ilimler, fikir, ahlak ve felsefe açısından bilgi, kültür ve birikimlerini artırmak, ‘sorumlu birey’ bilincini oluşturmak.

3-    İlmî ve kültürel değerler muhtevasına giren akademik tez ve araştırmaları ve her türlü yayını derleyerek arşivlemek, lüzumlu görülenleri başta Türkçe olmak üzere belli başlı doğu ve batı dillerine tercüme ettirmek ve yayımlamak.

4-  Sosyal, kültürel, ekonomik, teknolojik, bilişim ve fikir alış-verişi konularında her türlü ilmi, bilimsel, eğitsel ve sanatsal faaliyetlerde bulunmak. Kütüphaneler kurmak, sergiler açmak, sinema, tiyatro vb. kültürel dallarda ihtisas komisyonları oluşturmak.

5-  Dersler, konferanslar, seminerler, sempozyumlar, müsamereler, paneller, açık oturumlar ve benzeri eğitici, öğretici ve tanıtıcı toplantılar düzenlemek, bu etkinliklerde sunulan tebliğ ve yapılan konuşmaların yazılı, görsel ve işitsel dokümanlarını neşretmek.

18 Nisan 2019 - Eğitim



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?