Ülkemiz, makamlardan daha değerlidir

Seçimden aylar önce başlayan tartışmalar seçimden sonra da farklı bir boyutta sürüyor.

Büyütmek için resme tıklayın

Seçimden aylar önce başlayan tartışmalar seçimden sonra da farklı bir boyutta sürüyor. Ülke gündemini boş bırakmayan yerel seçimlere yönelik siyasetçilerin üst perdeden sert açıklamaları toplum huzuruna da darbe vuruyor. Seçimlere yönelik gündeme gelen birçok iddiayı terör ve istihbarat uzmanı siyaset bilimci-yazar Doç. Dr. Kenan Karataş ile konuştuk.

31 Mart mahalli idareler seçimleri, Türkiye gündeminden düşmüyor. Seçimlerden aylar önce tartışmalar başladı. Üst makamlardan sert bir dille seçimlere gidilirken, toplumdaki gerginlik had safhaya tırmandı. Sandıklar kapanır kapanmaz yeni bir tartışma ortaya atıldı. Özellikle İstanbul’daki seçimlere yönelik sayım yanlışı ve sahte seçmen iddiaları AK Parti tarafından dile getirildi. YSK’nın verdiği kararlarla birçok sandık yeniden açıldı. Seçim tartışmalarını terör ve istihbarat uzmanı siyaset bilimci-yazar Doç. Dr. Kenan Karataş ile konuştuk.

“BAHÇELİ, AÇIKÇA SEÇİMLERİN TEKRARINI İSTEDİ”

Terör ve istihbarat uzmanı siyaset bilimci-yazar Doç. Dr. Kenan Karataş, “Seçim sonuçlarına itiraz anayasal bir haktır. Siyasi partiler ve şahıslar bu haklarını 298 sayılı kanunun 128-29 ve 30. maddesine göre kullanırlar. İstanbul Büyükçekmece en yoğun tartışmaların yaşandığı ilçe oldu. İlçede 519 usulsüz ve sahte adres kaydına rastlanıldığı yönündeki iddialar bütün gözleri bu ilçeye çevirdi.İlçede ve hatta İstanbul genelinde seçimlerin tekrarlanması ihtimali de gündeme geldi. Kaldı ki MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Eğer seçim sonuçları toplum vicdanında huzur bulmayacak bir anlayış içerisinde sonuçlanmışsa, o vicdanı oluşturabilecek yeni bir seçim de düşünülebilir’ şeklinde açıklaması, seçimlerin tekrarlanması gerektiği yönündeki düşüncesini açıkça ortaya koydu” ifadelerini kullandı..

“HALKI SOKAĞA DÖKMEYE ÇALIŞACAKLAR”

Konuyu uzmanlık alanından değerlendiren Karataş, “Bilindiği gibi bu süreç tüm dünya devletlerinin yanı sıra istihbarat teşkilatları ve hatta bölücü terör örgütleri tarafından da yakından takip edilmekte, Türkiye’de Gezi direnişinden çok daha kapsamlı bir kaosun yaşanması adına fırsat kollayıp, alt zemin hazırlamak istenmektedir. Türk istihbaratının bu yönde çalışmaları ve tespitleri olduğunu düşünüyorum. İstanbul’daki seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra yabancı istihbarat ajanlarının ve terör örgütü mensuplarının kışkırtmasıyla halkı sokağa dökmeye çalışacaklarını tahmin ediyorum” dedi.

“SİYASİ VE KAMUSAL KİMLİĞE GİZLENMİŞ DURUMDALAR”

“AK Parti yasal hakkı olan itiraz hakkını kullandı. Ancak bu hakkını kullanırken geçerli sebepleri kamuoyuna yeterince anlatamadı ya da inandırıcı olamadı. AK Parti kaba bir tabirle sahip olduğu hakkı baskıcı bir tutumla YSK’ya ve kamuoyuna empoze etmeye çalışıyor” diyen Karataş, “CHP ve HDP’nin de yapmış oldukları açıklamalar ‘sokağa çıkarız’ şeklinde algılanması Türkiye düşmanı devletlerin istihbarat ajanları ve bölücü terör örgütleri için yeni bir kaosun yaratılması yönünde kaçırılmayacak bir fırsat olarak değerlendirilmiştir. Yaşananlar CIA, FETÖ, MOSSAD ve Kandil’in Türkiye’deki ajanları farklı parti ve meslek gruplarına kamufle olarak seçim sürecini ateşlemeye, Gezi eyleminden çok daha kapsamlı bir eylemin başlatılması için halkı isyana teşvik etmeye başlamalarına sebep oluyor. Bu ajanları fark etmeniz mümkün değildir. Çünkü siyasi ve kamusal kimliğe gizlenmiş durumdadırlar” dedi.

“BÜYÜKŞEHİR EL EĞİŞTİREBİLİR”

Son olarak Büyükçekmece Belediye seçimlerini değerlendiren Karataş, “İptal edilme ihtimali yüksek gözükmektedir. Peki iptal edilirse ne olur? Çok iyi bilinmeli ki, bu iptal kararı ilçeden çok büyükşehir için atılan bir hamle olacak ve İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin bugünkü sonuçları değişebilecek ve hatta büyükşehir el değiştirebilir” dedi.

“TÜRKİYE MAKAM UĞRUNA KAOSA SÜRÜKLENMEYECEK KADAR DEĞERLİDİR”

“Bu ülke, bir seçim ya da bir makam uğruna kaosa sürüklenmeyecek kadar değerlidir. Şehit kanları üzerine inşa edilmiş bu ülkeyi bireysel menfaatler ve kinler uğruna ateşe atmaya kimsenin hakkı da yoktur. Yaşanan tartışmalı bu süreç, demokrasinin ilkelerine paralel bir sürece teslim edilerek şer odaklarının kaos planı boşa çıkarılabilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi, İYİ Parti, MHP ve diğer katılımcı parti başkanları ya da temsilcileri bir araya gelerek halkı sağduyuya çağırıp YSK’nın vereceği karara saygı duyacaklarını açıklamalılar” şeklinde konuştu.

15 Nisan 2019 - Gündem

Muhabir Furkan Erten



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?