Reklamı Kapat

“Bizim kendilerini ifşa eden siyasetimizden rahatsızlar”

Saadet-Gelecek Partisi ortak grup toplantısı, yerel seçim maratonunun tamamlanmasının ardından ilk kez gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Millî Görüş hareketine karşı adımlar atıldığını anımsatarak, “İktidar partisi ve müttefikleri, bizim kendilerini ifşa eden siyasetimizden rahatsızlar" dedi.

Mehmet Fahri Özkan
Mehmet Fahri Özkan Tüm Haberleri
“Bizim kendilerini ifşa eden siyasetimizden rahatsızlar”
“Bizim kendilerini ifşa eden siyasetimizden rahatsızlar”
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Saadet-Gelecek Partisi ortak grup toplantısı, yerel seçim maratonunun tamamlanmasının ardından ilk kez gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Millî Görüş hareketine karşı adımlar atıldığını anımsatarak, “İktidar partisi ve müttefikleri, bizim kendilerini ifşa eden siyasetimizden rahatsızlar. Bu çevreler bu nedenle, bizi taklit etmeye, Millî Görüş’ün fikri yapısını tahrif ve tahrip etmeye meyilli bir oluşumu palazlandırdılar. Hatta ‘Millî Görüş’ü kim temsil ediyor?’ tartışmasını bile başlatmaya yeltendiler. Millî Görüş gömleğini çıkaran ile Millî Görüş gömleğini kendisinin sanan arasındaki iş birliği, herkesin malumudur” dedi.

Saadet-Gelece TBMM ortak grup toplantısı, yerel seçimlerin ardından ilk kez gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bayram boyunca gerçekleşen trafik kazalarına ve Antalya’da meydana gelen teleferik kazasına dikkat çekerek, “Kazalarda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Antalya’daki elim teleferik kazasının siyasi hesap güdülmeden tüm yönleriyle aydınlatılmasını, ihmali olanların hukuk önünde hesap vermesini ve bu olaydan herkesin ders çıkararak, bir daha benzer hadiseler yaşamamak için gerekli tüm tedbirlerin alınmasını temenni ediyorum” dedi.

“HEPSİ SINIFTA KALMIŞTIR”

Gazze’de üç çeyrek asırdır İsrail’in saldırılanına devam ettiğini belirten Karamollaoğlu, saldırıların ise 7 Ekim’den bu yana daha da arttığının altını çizerek, “Tüm bu olup bitenlerin hepsi dünyanın gözünün içine baka baka, biz Müslümanlara da adeta meydan okurcasına yapıldı ve yapılıyor! Sözde aslî görevleri dünya üzerinde huzur ve barışı tesis etmek olan uluslararası kurum ve kuruluşlar ise aylardır kör, sağır ve dilsiz kesildiler! ABD ve sözde ‘gelişmiş kabul edilen’ Batılı ülkelerin tavrı ise çok daha vahim. Her fırsatta barıştan, özgürlükten, demokrasiden dem vuranlar, söz konusu suçlu Siyonist rejim olunca tüm bu değerleri rafa kaldırdılar. Zulme engel olmak bir yana, adeta zulmün destekçisi olmak için birbirleri ile yarışır durumdalar. Çok net söylüyorum; hepsi sınıfta kalmıştır. Hepsi samimiyetsiz ve ikiyüzlü olduklarını tescil ettirmişlerdir! Al ABD’yi vur İngiltere’ye, al İngiltere’yi vur Fransa’ya, al onu vur Hollanda’ya; hiçbir farkları yok!” diye konuştu.

“ZULMÜN OLDUĞU YERDE, TARAFSIZLIK NAMUSSUZLUKTUR!”

İslam dünyasının da sınıfta kaldığını belirten Karamollaoğlu, Batılı ülkelerin destek için somut adım atarken İslam ülkelerinin ise mazluma destek için somut adım atmadığını ifade ederek, “Birileri kınıyor, birileri tarafsızlık ve itidal çağrısı yapıyor; birileri alttan alta ticaretine devam ediyor, birileri de İsrail’in yanında utanmadan saf tutuyor! Hiç kimse kusura bakmasın, çok net söylüyorum ve bu ifadeyi bilerek kullanıyorum; zira merhum Cemil Meriç’in de ifadesiyle; ‘Zulmün olduğu yerde, tarafsızlık namussuzluktur!’ Bir de mesele Filistin ise, mesele Mescid-i Aksa ise, söz konusu masum insanların zulüm görmesi ise; bu ifadeler bile çok hafif kalır” dedi

“DÜN NEREDE DURUYORSAK BUGÜN DE ORADAYIZ”

İran’ın gerçekleştirdiği operasyona yönelik olarak yapılan açıklamalara değinen Karamollaoğlu, Saadet Partisi’ni İrancılıkla suçlayanlara dikkat çekerek, “Biz Millî Görüşçüyüz! Biz Saadet Partisiyiz! Dün nerede duruyorsak, bugün de aynı yerde duruyoruz! Dün Irak ve Afganistan’ın işgalinde, adına Arap Baharı denilen süreçte, Suriye meselesinde nerede durduysak, bugün de aynı yerde duruyoruz!

Çünkü biz, coğrafyamızda olup bitenlere hiçbir zaman Washington’dan, Londra’dan aldığımız gözlüklerle bakmadık, bundan sonra da bakmamakta kararlıyız!” diye konuştu.

“ÜLKEMİZE BÜYÜK SORUMLULUKLAR DÜŞMEKTEDİR”

Büyük Ortadoğu Projesi dahilinde Irak, Afganistan, Libya ve Mısır’da gerçekleştirilen plana dikkat çeken Karamollaoğlu, şimdi ise İran ve Türkiye’ye yönelik atılan adımlara rıza gösterilmeyeceğini belirterek, “Washington’da, Londra’da, Brüksel’de ve Tel Aviv’de senaryosu yazılan bu filmin figüranlığına Müslüman ülkeler hiçbir zaman razı olmamalıdırlar. Ankara’nın, Tahran’ın, Bağdat ve Şam’ın bir araya gelmesi mümkündür ve bu sadece bir tercih değil artık zorunluluktur. Bu konuda da ülkemize büyük sorumluluklar düşmektedir. Artık bugün Gazze, insanlığın turnusol kâğıdı olmuştur. Hak ile batılın mücadele merkezi bugün Gazze’dir. Gazze imtihanından geçemeyen hiçbir insanın, hiçbir kurumun, hiçbir siyasi parti veya iktidarın, diğer sınavlardan geçme imkân ve ihtimali yoktur.

Küreselcilerin, Batı âleminin, Filistin’i, ülkemizi, coğrafyamızı ve aslında tüm yeryüzünü ifsâd etmelerine engel olmak boynumuzun borcudur” dedi.

“BİZ HAZİNE YARDIMI ALMAYAN PARTİLER ARASINDAYIZ”

Gerçekleştirilen yerel seçimlere yönelik açıklamalarda bulunan Karamollaoğlu, değerlendirmeler yapılırken siyasi partiler arasındaki güç farkına dikkat çekerek, “İktidar partisinin belediye başkan adaylarına saatlerce yayın imkânı veren TRT, Meclis’te grubu bulunan partilerin genel başkanlarına dahi, seçim sürecinde bir dakika olsun yayın imkânı vermedi. Bırakın bizimle ilgili haber yapmayı, seçim döneminde kendi bütçemizle TRT’de parasını vererek reklam yayınlatma talebimiz bile kabul edilmedi. Devlete ait imkânları, millete ait kaynakları kendisinin malı kabul eden anlayışı bu seçim döneminde açıkça gördük. Sayın Erdoğan’ın, AK Parti genel başkanı olarak kürsüye çıktığı mitinglerde Cumhurbaşkanlığı’nın uçakları, helikopterleri, otobüsleri ve personeli dahi pervasızca kullanıldı. 

Bakın, Saadet Partisi olarak biz Hazine yardımı almayan partiler arasındayız. Diğer taraftan, en çok seçim çevresinde seçime katılan partiyiz. Biz, teşkilat mensuplarımızın ve vatandaşlarımızın katkılarıyla oluşturulmuş bir bütçeyle seçim kampanyamızı yürüttük. Milletin huzuruna, milletin hukukuna halel getirmeden çıktık” diye konuştu.

“MİLLÎ GÖRÜŞ’ÜN FİKRİ YAPISINI TAHRİP ETMEYE MEYİLLİ BİR OLUŞUMU PALAZLANDIRDILAR”

Millî Görüş hareketine karşı adımlar atıldığını anımsatan Karamollaoğlu, yeni tartışmaların dahi gündeme getirildiğini belirterek, “İktidar partisi ve müttefikleri, bizim kendilerini ifşa eden siyasetimizden rahatsızlar. Bu çevreler bu nedenle, bizi taklit etmeye, Millî Görüş’ün fikri yapısını tahrif ve tahrip etmeye meyilli bir oluşumu palazlandırdılar. Hatta ‘Millî Görüş’ü kim temsil ediyor?’ tartışmasını bile başlatmaya yeltendiler. Millî Görüş gömleğini çıkaran ile Millî Görüş gömleğini kendisinin sanan arasındaki iş birliği, herkesin malumudur. Taklitçiliğin ve işbirlikçiliğin hüküm sürdüğü bu süreçte işimizin zor olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, yapılan yanlışları ifşa, yapılması gereken doğruları izah eden biz olmamıza ve bu noktada takdir edilmemize rağmen, milletimizin seçimde mührü neden başka partilerin üzerine vurduğunu elbette değerlendireceğiz” dedi.

“MİLLÎ GÖRÜŞ’E DUYULAN İHTİYAÇ HER ZAMANKİNDEN FAZLADIR”

Seçim sonuçlarının farklı bir seçim olduğunu gösterdiğini ifade eden Karamollaoğlu, 2023 seçimlerini sadece oy oranları üzerinden değerlendirmenin doğru olmayacağını belirterek, “2016’dan itibaren yaşanan süreç, 2018, 2019 ve 2023 seçimlerinde yaşananlar, ittifaklar, algı ve medya manipülasyonları denkleme dahil edilmeden, bugünkü sonuçlara dair yapılan tüm yorumlar eksik kalacaktır. Bizler, başta Meclis grubumuz olmak üzere, genel merkez ve il-ilçe teşkilatlarımızla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her daim ahlakı ve adaleti önceleyecek, doğruyu destekleyecek, doğruyu teklif edeceğiz. Artık yeni bir dönem başlamıştır. Bugünden sonra bizler açısından zaman ve zemin hiç olmadığı kadar müsaittir. Millî Görüş’e duyulan ihtiyaç ise her zamankinden fazladır" ifadelerini kullandı.

“MÜHÜRLÜ KALPLERİ AÇTIRAMADIK”

Karamollaoğlu'nun ardından kürsüye gelen Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, gerçekleştirdiği konuşmada, Gazze’de yaşananlar nedeniyle Ramazan Bayramı’nın hüzünlü geçtiğini belirterek, “Gazze'de çocukların yüzde 16'sı şu anda bile açlıktan ölüyor. Gazze'de çocuklar açlıktan ölürken, Türkiye'den kalkan gemilerle eğer İsrailli soykırımcı askerleri tıka basa karınlarını doyurup o enerjiyle bu çocukları öldürmeye devam ettiyse, Gazze'de soykırım için bomba yağdıran uçakların yakıtları Türkiye'den gittiyse, Filistinlilerin evlerinin yerine yapılan yerleşimcilerin evlerinin demiri, çimentosu Türkiye'den gitmiş ise bizim tuttuğumuz şey oruç değil. Yüreğim kan ağlıyor. Mühürlü kalpleri açtıramadık. Yazıklar olsun bize ki vefat eden her çocuğun açlığından sorumluyuz. Feryat ettik ama duyuramadık" diye konuştu.

“BU BİR DUYUM DEĞİL, BİLGİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerini hatırlatan Davutoğlu, İsrail’i protesto için yürüyüş gerçekleştireceklerini belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı, eğer böyle bir iftira varsa o kabinede birlikte oturduğunuz Ticaret Bakanınıza sorun. Onun yayımladığı resmi belgede 'Jet yakıtına kısıtlama getirildi' deniyor. O Ticaret Bakanı'nı tanıyorum, onun da vicdanı sızlıyor. Mayıs ayında açıklanan ticaret verileri 19-22 Nisan tarihleri arasında jet yakıtının gittiği Ceyhan'dan, demir, çimentonun gittiği Antalya'ya kadar bir yürüyüş yapalım, dedik. O sırada bu kısıtlamalar geldi. Mayıs ayı ticaret verilerini görmek üzere bu yürüyüşü erteledik. Nisan ayı ticaret verileri mayıs ayında açıklandığında, biz de bu yürüyüşü yapacağız. İsrail ile ticaret kısıtlaması gelmeden önce iktidar yetkilileri ticaret yapan firmayı arayıp, 'Yapacağınız ticareti hızlandırın bir kısıtlama getirmeyi planlıyoruz' diye tüyo veriyorlar. Bu bir duyum değil, bilgi" ifadelerini kullandı.

18 Nis 2024 - 04:30 - Siyaset

Mahreç  Mehmet Fahri Özkan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi