Reklamı Kapat

Temel Karamollaoğlu, Millî Gazete'ye yazdı: İnsanlık, Milli Görüş anlayışına hasret ve de muhtaçtır

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Millî Gazete'ye yazdı... "Son zamanlarda taklitlerimiz çoğalmış, sahte ve hakiki ayrımı epey zorlaşmıştır! Milletimizin gerçek Milli Görüş ile sahtelerini ve taklitçilerini ayırt edebilmesi için her türlü çabayı ortaya koyacağız."

“Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir” buyrulmuştur. 27 Şubat 2011 tarihinde, bu sözün ifade ettiği o derin mana bir kez daha ve çok iyi anlaşılmıştır. İlim, fikir, siyaset, devlet ve dava adamı merhum Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızı, bundan tam 13 yıl evvel dualarla ve milyonlarca insanın hüsn-ü şehadetiyle Hakk’a uğurladık. Milli Görüş hareketimizin kurucusu ve her daim öncümüz olan Erbakan Hoca’mızı, vefatının sene-i devriyesinde rahmetle, minnetle ve özlemle bir defa daha yâd ediyoruz.

Zaman ilerledikçe, ülkemizde, coğrafyamızda ve yeryüzünde cereyan eden hadiseler tecrübe edildikçe, O’nun fikirleri ve mücadelesi çok daha iyi anlaşılmaktadır. Ufkuna ve vizyonuna duyulan ihtiyaç azalmak bir yana, her geçen gün daha da artmaktadır. Zira insanlık, bugün her zamankinden daha çok Milli Görüş anlayışına hasret ve de muhtaçtır.

Erbakan Demek Milli Görüş Demektir, Milli Görüş Demek de Saadet Partisi Demektir

Erbakan Hoca’mız, ömrünün son nefesine kadar hakkın hâkimiyeti için çalışmış; her daim iyinin, doğrunun, güzelin ve faydalının mücadelesini vermiştir. O her zaman, küçük siyasi hesapların değil, büyük ideallerin insanı olmuştur. Bu ideallerin ilki; “Yaşanabilir bir Türkiye”dir. Ardından da hemen “Yeniden büyük Türkiye”yi işaret etmiştir. Nihai hedef olarak ise “Yeni bir Dünya”yı kurmayı hedeflemiştir. Bu üç mefkûre, bunların gerçekleşmesi için kendisinin attığı adımlar ve hedef olarak gösterdiği hamleler dikkatlice incelendiğinde anlaşılacaktır ki; Erbakan Hoca’mız, Milli Görüş hareketimizi salt bir siyasi hareket olmanın çok ötesinde, bütün insanlığın saadeti için verilen küresel bir medeniyet mücadelesi olarak görmüştür.

Biz Milli Görüşçüler, Saadet Partisi mensupları olarak, bu şerefli mücadeleyi tam 55 yıldır olduğu gibi bugün de kararlılıkla sürdürmekteyiz. Zaman geçtikçe birileri tarafından unutturulmaya çalışılan önemli bir hususu da hatırlatmak mecburiyetindeyiz. Erbakan Hoca’mız, Saadet Partisi Genel Başkanı olarak Hakk’a yürümüştür. Herkes bilmelidir ki; Erbakan demek, Milli Görüş demektir. Milli Görüş demek, Saadet Partisi demektir! Zira “Milli Görüşçüyüm” demek sadece bir iddiadır. Bu iddianın ispatı ise ancak Saadet Partili olmakla mümkündür.

1989, 1994 ve 2024

Erbakan Hoca’mızın vefatının 13. yılında ülkemiz kritik bir dönemeçtedir. Önemli bir yerel seçimin arefesindeyiz. Bu nedenle bazı temel hatırlatmaları yapmak önem arz etmektedir. Milli Gazete’mizin yaptığı bu çalışma, bu anlamda çok kıymetlidir. Kendilerini tebrik ediyor, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Çünkü Milli Görüş belediyeciliğinin milletimiz tarafından hakkıyla anlaşılması bu tarihi seçim öncesi büyük önem arz etmektedir.

Bizler inanıyoruz ki; 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak seçimler, milletimizin özlemini duyduğu Milli Görüş belediyeciliğine yeniden kavuşması için önemli bir fırsat olacaktır inşallah. 1969, 1989 ve şimdi 2024! Zira eğer bir bilinçten, ruhtan bahsedilecekse, yakın tarihimizde çok önemli iki milat vardır. Bunlardan birisi ‘69 ruhu, diğeri ise ‘89 ve ‘94 ruhudur.

Milli Görüş Anlayışı, Yerel Yönetimlerde Bir Zihniyet Devrimi Gerçekleştirmiştir

1969 yılında Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızın öncülüğünde başlatılan “Bağımsızlar Hareketi”yle, ülkemizde “Önce Ahlâk ve Maneviyat”ı esas alan, tam bağımsızlığı savunan yeni bir siyaset anlayışıhakim olmaya başlamıştır.

Zira, Denk Bütçe, Havuz Sistemi, Şahsiyetli Dış Politika, Kıbrıs Barış Harekatı ve çok daha fazlası ‘69 ruhuyla başarılmıştır.

‘89 ruhu ise yerel yönetimlerde yeni bir şahlanışın ve yeni bir zihniyet devriminin ilk işaret fişeği olmuştur. Aslında Milli Görüş’ün yerel yönetimlere ilk adımı, 1970 yılında Nevşehir Acıgöl Belediye Başkanlığı ile atılmıştı. Ardından 1984 mahalli seçimlerinde Şanlıurfa Belediye Başkanlığı ve 15 ilçede de belediye seçimleri kazanılarak bu adım pekiştirilmiştir.

1989 yılında yapılan seçimlerde ise esas ciddi çıkış yaşanmış; Şanlıurfa, Van, Kahramanmaraş, Konya ve Sivas illeri ve pek çok ilçe kazanılarak, Refah Partili belediye başkanları, belediyecilik anlayışını tümden değiştiren destansı hizmetleriyle bütün Türkiye’nin dikkatini çekmeyi başarmışlardır. Cenâb-ı Allah’a hamdolsun ki, o dönem Sivas Belediye Başkanlığında hizmet etmek âcizane bendenize nasip olmuştu.

Bu başarıların sonucu olarak 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde, İstanbul, Ankara, Konya, Kayseri, Erzurum ve Diyarbakır büyükşehirleri başta olmak üzere, toplamda nüfusumuzun %65’inin yaşadığı 29 il ve pek çok ilçe ve beldede belediye başkanlıkları kazanılarak, seçimlere ülkemiz genelinde Milli Görüş mührü vurulmuştur.

Milli Görüş Belediyeciliği Nedir?

Seçim kazanmanın ötesinde, bu belediyelerde yapılan hizmetlerle aziz milletimizin gönlü fethedilmiştir. Ve artık, belediyecilik denilince herkesin aklına Milli Görüş gelmeye başlamıştı. Peki, ne yapmıştı Milli Görüş? Bu işin sırrı neydi? Bugün hâlâ özlemle yâd edilen, yana yakıla aranılan o ruhta ne vardı?

Öncelikle bilinmelidir ki, Milli Görüş belediyeciliğini diğerlerinden ve bugünkü yönetimlerden ayırt eden en temel husus; her şart altında hakkı üstün tutmaktır! Yani, önce ahlak ve maneviyatı esas almak, her işte adaleti gözetmek, vatandaşımızın derdini kendine dert edinmektir.

Milli Görüş, iş başına gelir gelmez belediyelerle halkı bütünleştirmiş; belediyenin her zaman halkın yanında olmasını sağlamıştır. Şehirlerin kronikleşmiş altyapı sorunları bir bir çözümlenmiş; kentler, köy görünümünden kurtarılarak gelişmiş ülke kentleriyle yarışır hale getirilmiştir.

O güne dek hiç görülmemiş uygulamalar tek tek hayata geçirilmiştir. “Halk Ekmek” projeleri ilk kez o zaman devreye sokularak, ucuz, sağlıklı ve kaliteli ekmek üretilmiştir. Her daim dar gelirli vatandaşlarımız desteklenmiştir. Aşevleri kurulmuş, iftar çadırı geleneği başlatılmıştır. Fakir fukaranın, yolda kalmışın yardımına koşulmuştur. Kimsesizler için yurtlar ve bakım evleri kurulmuş, belediyelerimiz, “kimsesizlerin kimsesi” olmuştur.

Milli, manevi ve tarihi değerler ihya edilmiş, sosyal yardımlaşma ve dayanışma yaygınlaştırılmıştır. Şehirlerin yeşil dokusu geliştirilmiştir. Öyle ki, temizlik ve çevre anlayışında Milli Görüş belediyeciliği bir marka haline gelmiştir.

Belediyelerimiz ucuz konut edinmeyi teşvik etmiş, arsa ve altyapı desteğiyle vatandaşlarımızın uygun imkânlarla mesken sahibi olmalarına imkân hazırlamıştır. Onbinlerce insanımız, böylelikle konut sahibi olabilmiştir. Erbakan Hocamızın bizlere çizdiği ufuk sayesinde, merkezi hükümetlerin dahi hayal edemediği hizmetler, Milli Görüşçü belediyeler tarafından bir bir hayata geçirilmiştir.

Milli Görüşçü belediyelerin yerel yönetimlerde en büyük hizmeti ise rüşvet, iltimas, kayırmacılık ve yolsuzluk düzenini tarihe gömmek olmuştur. Bizler belediyeleri kazanır kazanmaz, ilk yaptığımız iş, belediye kapılarının girişine; “Rüşvet alan da, veren de mel’undur.” hadis-i şerifinin yazılı olduğu tabelaları asmak olmuştu. Aslında bu tabelalar gönüllerimize nakşedilmiştir.

Doğrusu merak etmiyor değilim. Acaba bizim astığımız o tabelalar şimdi nerededir? Neden kaldırılmıştır? İnşallah 1 Nisan’da ilk işimiz, bu tabelaları depolardan çıkarmak ve yerlerine tekrar asmak olacaktır.

Problemlerimizi Ancak Milli Görüş Anlayışı ve Saadet Partili Kadrolar Çözebilir

İşte 31 Mart, belediyelerimizi yeniden liyakatli ve emin ellere teslim etmek için önemli bir fırsattır. Bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz. Şehirlerimizin sorunlarını, vatandaşlarımızın problemlerini yine ancak Milli Görüş anlayışı ve Saadet Partili kadrolar çözebilir.

Biz, Erbakan Hoca’nın talebeleriyiz! Biz, emanete sahip çıkarız. Bize emanet edilen kaynaklara; “yetim malına sahip çıkar gibi” sahip çıkarız. Bizde israf ve yolsuzluk olmaz. Asla yemeyiz ve yedirmeyiz! Tasarrufa azami itina gösteririz.

Biz, Erbakan Hoca’mızdan işi ehline vermeyi öğrenmiş bir siyasi hareketiz.

Biliriz ki, ehil ellerden çıkan işler kaliteli olur.

Milli Görüş anlayışında planlı ve programlı çalışmak esastır.

Biliriz ki, plan ve program verimliliği arttırır.

Hizmette ayrım gözetmez, asla partizanlık yapmayız.

Zira biz, bereketin birlikte ve kardeşlikte olduğunu biliriz.

Özetlersek, şu dört hususu altını çizerek belirtmek isterim ki:

Biz Milli Görüşçüyüz! Bütün çalışmalarımızda adalete riayet ederiz. Biz Saadet Partisi’yiz! Kapımızı herkese açık tutarız.

Biz dert babasıyız! Herkesin derdi ile dertleniriz. Evet, her derdi çözemeyebiliriz ama dertlerin paylaşılınca hafiflediğini de biliriz.

Biz, insanı eşref-i mahlûkat gören bir inancın mensuplarıyız!

İmar uygulamalarında rantı değil, insanı esas alırız.

Saadet Partisi; siyaseti mevki ve makam için değil, Allah rızası için yapan tertemiz bir kadronun adıdır. Milli Görüş kadrolarının tek bir derdi vardır, o da bu ülkeye, bu millete olan aşkıdır, sevdasıdır. İnancımız bize bunu emretmiş, Erbakan Hoca’mız bize bunları öğretmiştir.

Saadet Partisi ve Diğerleri

İşte bu anlayışıyla, Erbakan Hoca’mıza verdiğimiz sözleri yerine getirmek için, ülkemizin geleceği için, daha güzel yarınlar için 31 Mart’a kadar köy köy, ilçe ilçe, sokak sokak dolaşacağız. Her sahada en aktif çalışmayı biz yapacağız. Her kapıya gideceğiz, her eli tutacağız, her yüreğe dokunacağız! Hiçbir ayrım gözetmeksiniz 85 milyonu kucaklayacağız.

Son zamanlarda taklitlerimiz çoğalmış, sahte ve hakiki ayrımı epey zorlaşmıştır! Milletimizin gerçek Milli Görüş ile sahtelerini ve taklitçilerini ayırt edebilmesi için her türlü çabayı ortaya koyacağız. Unutmayalım ki, 31 Mart 2024 seçimlerinde pusulada 36 parti olacak. Ancak Erbakan Hoca’mızın da sık sık dikkat çektiği gibi, gerçekte iki parti var; Saadet Partisi ve diğerleri!

İnşallah 1 Nisan sabahı, Saadet Partisi ile yeni bir güne, yeni bir döneme, yeni bir Türkiye’ye uyanacağız. Milli Görüş belediyeciliği ile yeni destanlar yazacağız. Bu inançla; Milli Gazete’mizin siz kıymetli okuyucularına en kalbi hürmet ve muhabbetlerimi sunuyor, Milli Görüş Hareketimizin Kurucu Lideri, merhum Genel Başkanımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızı bir kez daha rahmet ve şükranla yâd ediyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.

Temel KARAMOLLAOĞLU 
Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve Genel Başkanı

07 Mar 2024 - 04:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

04

Nefer Zurnaci - Camii tuvaletleri Kurban Bayramı'nda ÜCRETSİZ hizmete sunulacak mı?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Mart 11:36
03

Nuli - Saadet Partissi kurulduğundan beri 22 yıldırErbakan hocamın görüşlerini dile getiriyor.Hocam bu görüşleri savunarak RP döneminde yüzde 21 alırken SP GEnelbaşkanları ançak yüsde 2-3 alabildiler neden ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mart 22:07
02

Çetin Bey - Demokrasi de millet kendini TBMM de temsil etmesi için seçim yapar. Fakat seçim yaparken kendini temsil etmeyen veya edemeyen yöneticileri seçmemesi gerekir. Acaba şimdiki merkezi idare milleti temsil edebiliyor mu. Bunun cevabını ay sonunda yapılacak yerel seçimde göreceğiz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mart 17:04

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi