Reklamı Kapat

Kılıçdaroğlu: Beka sorununu ülkeyi yönetenler yaratır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Beka sorununu kim yaratır? Esnaf yaratmaz herhalde, çiftçi, emekli, taşeron işçisi, sendikacı yaratmaz. Ülkeyi yönetenler yaratır" dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'beka' tartışmalarıyla ilgili olarak, "Beka sorununu kim yaratır? Esnaf yaratmaz herhalde, çiftçi, emekli, taşeron işçisi, sendikacı yaratmaz. Kim yaratır beka sorununu, kim? Ülkeyi yönetenler yaratır" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kırklareli'de partisinin düzenlediği miting öncesinde bir otelin toplantı salonunda, sivil toplum kuruluşları, esnaf odalarının temsilcileri, muhtarlar ve sendika temsilcileri ile bir araya geldi. CHP'nin dünyada örneği olmayan tarihsel derinliğe sahip olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi, köklü gelenekleri olan bir siyasal kurumdur. Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvayi Milliye ilkeleri üzerine inşa edilmiş, ülkenin bağımsızlığı üzerine mücadele etmiş insanların kurduğu bir siyasi harekettir. Cumhuriyet Halk Partisi, aynı zamanda çağdaş uygarlığı yakalamak için kendisine hedef aldığı çağdaş uygarlığı hem ulaşmak, hem geçmek için mücadele eden bir harekettir. Cumhuriyet Halk Partisi, kadın erkek eşitliğine inanan, demokrasiye inanan, hangi siyasal görüşten olursa olsun insanları kimlikleri inançları dolayısıyla ötekileştirmeyen, 82 milyonu kucaklayan, tasada ve kıvançta beraber olan beraber olmayı düşünen bir siyasal harekettir” dedi.

‘AKIL VE ÜRETİMDEN TOPLUMU KOPARIRSANIZ BEKA SORUNU BAŞLAR'

Türkiye'de bir beka sorunu tartışması yaşandığını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sürekli 'Türkiye'nin beka sorunu var' diye söyleniyor. Osmanlı neden battı? 600 yıllık Osmanlı neden battı? Dünyaya egemen olan Osmanlı neden battı? Üretimden koparıldığı için battı. Ne diyor ozanımız, 'delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu.' Sen yalın kılıç gidiyorsun, adam seni 500 metreden indiriyor. Demek ki neymiş; akıl, mantık, üretim. Bundan bir toplumu koparırsanız, beka sorunu başlar. Almanya Avrupa’nın en güçlü devletlerinden birisi, kişi başına gelirin en yüksek olduğu ülkelerden birisi. Kendi insanına istihdam yaratıyor, yetmiyor dışarıdan insan getiriyor. Kişi başına düşen geliri yüksek. Ama Çin öyle değil. Çin'de çok düşük bedellerle insanlar günün belki de 12 saati çalışıyor. Baktı Almanya geleceği tehlikede, 'ne yapmam lazım, Çin ile rekabet etmem lazım' Sanayide 4.0'ı buldu. Yani, düşünen makineler, yani yapay zeka, yani robotlar. Grev yok, toplu sözleşme yok, düğmeye basıyorsun günün 24 saati kesintisiz çalışıyor. Almanya diyor ki; 'dünya böyle giderse, benim ileride ciddi bir beka sorunum çıkacak, önlem alayım.' Peki biz ne yapıyoruz? Ne yaptık Allah aşkına. Beka sorunumuz var. Kim yarattı beka sorununu. Beka sorununu kim yaratır, esnaf yaratmaz herhalde, çiftçi, emekli, taşeron işçisi, sendikacı yaratmaz. Kim yaratır beka sorununu, kim? Ülkeyi yönetenler yaratır. Buradan Türkiye'nin çıkması lazım, kurtulması lazım, nasıl çıkacağız, üreterek çıkacağız."

'ÜRETİRSENİZ DÜNYADA SÖZ SAHİBİ OLURSUNUZ'

Türkiye’nin üreterek güçlü olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Üretirseniz dünyada söz sahibi olursunuz. Üretip malımızı bütün dünyaya gönderirseniz, herkes tüm dünyada 'Türk malı' diye damgasını gördüğü zaman Türkiye’nin değerini, kıymetini ve büyüklüğünü anlar. Biz yurt dışından pirinç getiriyoruz pirinç, niçin? Şimdi 200 bin ton patates getireceğiz, ne için? Yer mi kalmadı memlekette, çiftçi mi kalmadı? Patates ekecek alan mı kalmadı, saha mı kalmadı? Sizler kanaat önderleri olarak bu gerçekleri topluma anlatmak zorundasınız. Bakın lütfedip anlatın demiyorum, anlatmak zorundasınız. Eğer sorumluluk sahibi iseniz, bu ülkenin gerçekten geleceğini düşünüyorsanız ve bu ülkenin büyümesini, huzur içinde yaşamasını istiyorsanız bu gerçekleri anlatmak zorundasınız. Aksi halde görevinizi yapmamış olursunuz” diye konuştu.

'’VAZGEÇİLMEZ ADAM’ DİYE BİR KAVRAM YOKTUR'

Kemal Kılıçdaroğlu, siyasetin kişiye endeksli olmaması gerektiğini dile getirerek, “'Ali olursa bu iş olur, olmazsa bu iş olmaz', yok efendim, öyle bir şey yoktur. Siyasetin bir kurumsal kimliği vardır. O kurumsal kimlik için insanlar gelirler, giderler. 'Ben belediye başkanı olursam olur, ben belediye başkan olmazsam olmaz.' Niçin? Bunu bir Amerikalı'ya sorarlar, bir kişi kalkar kendisi ilan eder, 'ben olmazsam olmaz' der. Amerikalı bir bilim adamı der ki, 'Amerikan mezarları vazgeçilmez adamlarla doldu.' Vazgeçilmez adam diye bir kavram yoktur. Hepimiz ama hepimiz ömür boyu muhtarlık, ömür boyu belediye başkanlığı, ömür boyu milletvekili, ömür boyu sivil toplum örgütünün başkanlığı, ömür boyu dernek başkanı diye bir kavram yoktur. Seçimler olur, seçimler yapılır, gelir geçer. İnsanlar gelirler, insanlar giderler. Hizmet eden herkesin arkasından da 'Allah razı olsun iyi hizmetler etti' deriz. Kişiye bağlı, kişiye endeksli bir hizmet, kişiye endeksli 'ben olursam olur, ben olmazsam olmaz' kavramı doğru değildir. Aksi halde dünya dururdu. Dünya gelişme ve değişme üzerine inşa edilmiştir. Hayat değişir, teknoloji değişir bunların hepsi değişir” dedi.

'BELEDİYE BAŞKANLARI HARCAMANIN HESABINI VERMELİ'

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin belediye başkanlarının yaptığı her harcamanın hesabını  millete verdiğini savunarak, şunları söyledi:

"Bizim de arzu ettiğimiz budur. Yapılan her kuruş harcamanın hesabını millete vermektir. Vermezseniz siz, geçmişte kara bir leke bırakmış olursunuz. O nedenle biz hesap vermeyi siyaset kurumu olarak onurlu bir görev kabul eden bir siyasi kültürden geliyoruz. Mal varlığımız meydanda, harcamalarımız, ne harcama yapıyorsak meydanda, kaça yapıyorsak o da meydanda. Örneğini vereyim, çarpıcı bir örnek olduğu için size de vereyim. Metro yapıyor üç tane büyük şehrimiz İstanbul, Ankara, İzmir. İzmir metronun kilometresini 50 milyona yapıyor. Ankara 100 milyona, İstanbul 150 milyona yapıyor. Makine aynı makine. İşçi aynı işçi. Mühendisler aşağı yukarı aynı mühendisler. Nasıl oluyor da İzmir 50 milyona, İstanbul 150 milyona yapıyor kilometreyi, Ankara 100 milyona yapıyor. Nasıl oluyor bu, 50 milyonluk bir iş nasıl oluyor da 150 milyon TL’ye bitiriliyor. Giden kimin parası?"

'SİYASETTE YENİ BİR ALAN AÇMAMIZ LAZIM'

Siyasette yeni bir alan açılması gerektiğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, "O çerçevede hepimizin ama hepimizin çok iyi düşünmesi lazım. Siyasette yeni bir alan açmamız lazım. Yeni bir sayfa açmamız lazım. Toplumun muhtarlarını, seçimle gelen sivil toplum örgütlerini, yine seçimle gelen sendikalarını öne çıkarmamız lazım. Onlarla işbirliği yapmamız lazım. Bir toplumda sivil toplum örgütü ne kadar güçlüyse, o toplumda o kadar demokrasi güçlenmiş demektir. Bunu yapmamız lazım. Demokrasiyi güçlendirmemiz gerekiyor" dedi.

BELEDİYE BAŞKANLARINA SESLENDİ

Belediye başkanlarına da seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, "O nedenle belediye başkanımızın bütün bu çalışmalara sivil toplum örgütlerini katması gerekiyor. Onlarla birlikte olması gerekiyor. Üniversite öğrencileri önemlidir. Geleceğimiz çünkü çocuklar. Onlarla birlikte olmak, belediye olarak onlara hizmet etmek olağanüstü güzel bir şeydir. Bunun yapılması lazım. Ayrıca belediye başkanı olduğunuzda sayın başkan hiçbir işçinin işine, hiçbir memurun işine son vermeyeceksiniz. Biz hiç kimsenin aşıyla, işiyle oynamayız. 'Bu bana oy vermedi ben bunu buradan atayım, dersini vereyim' diye bir anlayış bizim kültürümüzde yoktur, sizde de yoktur" diye konuştu.

TÜRK TÜTÜNÜNÜ BİTİRDİK'

Yunanistan’dan ithal edilen buğday ve tütüne de değinen Kılıçdaroğlu, “Yakınsınız, komşumuz var Yunanistan. 2018’de Yunanistan’dan 115 milyon dolarlık pamuk ithal ettik. Yine 2018’de Yunanistan’dan 28 milyon dolarlık buğday ithal ettik ve 13 milyon dolarlık da tütün ithal ettik. Türk tütünü bir dünya markası, Türk tütününü bitirdik, Yunanistan’dan tütün ithal ediyoruz. Sadece Yunanistan’dan 13 milyon dolarlık tütün ithal ettik. Beka sorunu nedir, üretmezseniz beka sorunu çıkar dedik” diye konuştu.

# KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE İLİŞKİLİ:

13 Mart 2019 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?