Reklamı Kapat

Avrupa çiftçi protestolarıyla çalkalanıyor! AB'de tarım krizi çatlağı büyüyor

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde tarım protestoları büyüyerek etkisini hissettirmeye devam ediyor. Günlerdir Avrupa şehirlerinde eylem yapan çiftçiler neyden rahatsız, ne istiyor, istediklerini alabilecekler mi?

Avrupa çiftçi protestolarıyla çalkalanıyor! AB'de tarım krizi çatlağı büyüyor
Video için play'e tıklayın

Paris Advanced Research Center (PARC) Direktörü Dr. Nevzet Çelik, Avrupa'daki çiftçi protestoları hakkında yazdı. 

Dr. Nevzet Çelik'in yazısında şunlar öne çıktı:

ÇİFTÇİLER HAKLARINI ARIYOR

Avrupa'da birçok şehrinde düzenlenen çiftçi protestoları AB'nin merkezi Brüksel'ede sıçradı. Çiftçiler Avrupa Parlamentosu'nun (AP) önünde seslerini duyurmak için kamu binalarını bastı. Fransa'daki protestolarda 79 çiftçi gözaltına alındı.

Çiftçiler, ulusal hükümetlerin ve Avrupa Birliği'nin (AB) çiftçileri ekonomik zorluklarla baş başa bırakmasına öfkeli. Ukrayna savaşı bu öfkeyi daha da arttırdı.

Ukrayna-Rusya savaşı, enerji fiyatları, mazot fiyatları ve nakliye maliyetlerinin yükselmesine neden oldu.

Ukrayna'dan gelen tarım ürünlerine AB'nin gümrüksüz izin vermesi önce Doğu Avrupa ülkelerinde, ardından Batı Avrupa ülkelerinde çiftçileri daha da zor durumda bıraktı.

2023'te, Ukrayna'dan gümrüksüz gelen tarım ürünlerini protesto eden Polonyalı çiftçiler sokağa döküldü, sınır geçişlerini engellemeye çalıştı. Bu gösteriler Almanya, Fransa, Belçika ve İtalya gibi ülkelere de sıçradı.

Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay'ın ekonomik ve siyasi bir blok olarak oluşturdukları Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ile AB'nin imzaladığı anlaşma, tarımsal ve hayvansal ürünleri bu Güney Amerika ülkelerinden daha ucuza getiriyor. AB çiftçileri bu durumdan da olumsuz etkilendi.

Avrupalı çiftçiler, AB'nin aşırı düzeydeki yönetmeliklerinin kendilerini ithalata karşı zayıf bırakmasından, her alanda var olan vergilerden ve karmaşık bürokratik kurallardan bıktıklarını söylüyor.

AB, daha sürdürülebilir bir tarım, iklim kriziyle mücadele ve daha ucuz ürün üretilmesini istiyor.

Bu durum, çiftçileri daha zorlu ve karmaşık bir konumda bırakıyor.

Dev kimya şirketlerinin liderliğindeki pestisit lobisi ve Brüksel merkezli çiftçi birliği Copa-Cogeca lobisinin AB’nin tarım politikasında etkili olması, büyük tarım şirketlerini temsil eden kurumların AB'nin tarım politikalarını belirlemede borç içindeki çiftçilerden daha etkili olduğunu kanıtlıyor. Çiftçilere tek seçenek kalıyor: itiraz etmek, hakkını aramak.

ÇİFTÇİ PROTESTOLARININ AB ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, çiftçilerin Brüksel'deki protestolarından sonra acil bir toplantı düzenledi.

Leyen, Avrupa çiftçilerine destek olacaklarını, işbirliği yaparak idari yükü azaltacaklarını ve sektörün yapısal zorluklarını ele alacaklarını belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Avrupa'nın tarım sektörünün büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu kabul etti. Hedefte olan gıda devleri ile süpermarketlerin çiftçilere adil fiyatlar ödemesini sağlamak için AB'nin "köklü" bir tarım reformu yapması gerektiğini vurguladı.

Fransa'nın yeni seçilen Başbakanı Gabriel Attal ise protestoların bitmesi halinde yaklaşık 100 milyon avroluk bir fonu çiftçilere vereceğini söyledi. Attal hem çiftçi hem de tüm Fransızların hayat kalitesini düşüren bürokrasiyi azaltmak için reform yapılması gerektiğini belirterek "Günlük hayatımızdaki prosedürler ve karmaşıklıklar nedeniyle her yıl 60 milyar avro kaybettiğimiz tahmin ediliyor" dedi.

AB ise çevre emisyonu konusunda çiftçiler için belirlenen uygulamaları gevşetebileceğini açıkladı. 400 milyon avroluk bir paket ile desteklenmelerini öngördü.

AB'nin 2021-2027 dönemini kapsayan bütçesinin üçte biri, yani vergi mükelleflerinin ödediği 386,7 milyar avro, çiftçilere ayrılsa da sübvansiyonlarda hektar başına ödeme yapılıyor ve bu nedenle AB tarım bütçesinin yaklaşık yüzde 80'i, en büyük ve en zengin şirket veya ailelere gidiyor. Bu durum da çiftçi sayısını azaltıyor. Örneğin 1946'da Fransa'da nüfusunun yüzde 46'sı çiftçiyken, bugün bu oran sadece yüzde 2.

AB'nin Ortak Tarım Politikası (OTP), AB çiftçilerini korumak amacıyla kuruldu ancak, küçük çiftliklerin azalmasının temel nedenlerinden biri haline geldi. 2005 ile 2020 yılları arasında AB'deki çiftçi sayısı neredeyse yüzde 40 oranında azaldı ve yaklaşık 5,3 milyon çiftçi işsiz kaldı.

AB Komisyonu, çiftçilere AB tarım destek ödemelerinin devam edeceğini, çevresel nedenlerle arazilerinin bir kısmını nadasa bırakma zorunluluğundan 2024 yılı için muaf tutulacaklarını ancak bu alanlarda çiftçilerin pestisit kullanmadan ürün yetiştirmeleri gerekeceğini belirtti.

Almanya ve Fransa gibi Avrupa’nın en büyük iki tarım ülkesinde çiftçilerin protestolarının ardından mazota yönelik sübvansiyonların ve vergi indirimlerinin sona erdirilmesi planının askıya alınması gündeme geldi.

Avrupa Komisyonu protestolardan sonra kümes hayvanları, yumurta ve şeker için bir ithalat kısıtlaması ve Ukrayna'dan tarımsal ithalata sınırlamayı önerdi.

Avrupalı çiftçiler, bütün bunların tarımdaki sorunu çözeceği konusunda şüpheli ve umutsuz. Protestolarını da bütün bu vaatlere rağmen sürdürmeye devam ediyorlar.

PROTESTOLAR NEREYE EVRİLİR?

İklim değişikliği sebebiyle çiftçiler, su kıtlığı, toprak erozyonu ve aşırı hava olayları gibi zorluklarla mücadele etmek zorunda.

Tarımın, sadece bir ekonomik sektör olmaktan öte ulusal yeterlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayan bir sektör olduğu, gıda ve beslenme güvenliği, ekosistem sağlığı, çevre koruması ve su yönetimi gibi konuları kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği hem Kovid-19 salgını hem de Ukrayna-Rusya savaşı sırasında yadsınamaz şekilde ortaya çıktı.

Jeopolitik durumlar, gıda güvenliğinin, tarımda sürdürülebilirliğin ve direnç gibi stratejik konuların ulusal güvenlik meselelerine dönüşebileceğini gösterdi.

Ukrayna savaşı, başta tahıl olmak üzere yem ve tarım için önemli olan enerji tedarikini riske atabilecek bir potansiyeli ortaya koydu.

Avrupa'ya yayılan çiftçi protestolarının haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde, çiftçilere daha fazla vaatlerde bulunan aşırı milliyetçi partilerin sıçrama yapmasına katkı sağlaması öngörülüyor. Muhafazakar ve aşırı sağcı politikacılar da çiftçilerin güvenliğini ve istikrarını yeniden tesis etme sözü veriyorlar.

Son kertede, Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte ortaya çıkan jeopolitik gelişmeler ve artan enerji fiyatları, Brüksel'deki lobilerin etkisi, artan bürokratik prosedürler ortadan kalkmadan Avrupa'yı kasıp kavuran çiftçi protestolarının son bulmasını beklemek gereksiz bir iyimserlik olarak önümüzde duruyor.

07 Şub 2024 - 13:23 İstanbul- Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi