Reklamı Kapat

Filistin asıllı Azzam Tamimi: Filistin halkı direnişe hiç ara vermedi!

İşgalci İsrail'in 7 Ekimden bu yana devam eden insanlık dışı saldırılarına yönelik açıklamalarda bulunan Filistin asıllı İngiliz akademisyen ve aktivist Azzam Tamimi, "ABD'nin Vietnam yenilgisinden, Fransa'nın Cezayir yenilgisinden ders almak istemiyorlar. Aynı şey Filistin'de de olacak. Siyonizm eninde sonunda yenilgiye uğrayacak" ifadelerinde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Nekbe'nin (Büyük Felaket) tanıklarından olan ailesinin yaşadıklarını ve Filistinlilerin yurtlarından atılma sürecini anlatan Londra merkezli Arapça yayın yapan El-Hivar televizyonunun Genel Yayın Yönetmeni ve sunucusu Azzam Tamimi, 7 Ekim'den beri devam eden İsrail-Filistin çatışması hakkında değerlendirmelerde bulundu.

"NEKBE TARİHİMİZİN BİR PARÇASI"

1955 yılında Filistin'in El Halil şehrinde dünyaya geldiğini aktaran Tamimi, "İsrail 1948'de kurulduğunda annem, ailesi ve kardeşleriyle birlikte Birüssebi'deki (Beerşeba) evlerinden sürülmüş ve El Halil'e, babamın doğduğu kente gitmişler. Annem ve babam orada tanışmış ve daha sonra evlenmiş. Yani ben de Nekbe'nin sonuçlarından biriyim" şeklinde konuştu.

İsrail'in 1948'de bağımsızlığını ilan etmesiyle Filistinlilerin yurtlarından çıkarılması sürecinin Nekbe olarak adlandırıldığını kaydeden Tamimi, "Çoğu Filistinli, İsrail'in Filistin'in herhangi bir parçasında var olma hakkını tanımıyor" dedi.

8 yaşına kadar Filistin'de yaşayabildiğini söyleyen Tamimi, "Nekbe, tarihimizin bir parçası. Ailemin, bize anlattıklarına ve bu deneyimleri yazan insanların anılarından okuduklarımıza göre yaşananlar gerçek bir felaketti. Ben, kardeşlerim ve sanırım benim kuşağımdaki tüm Filistinliler, bir gün halkımıza yapılan yanlışların düzeltileceğini ve evimize döneceğimizi umarak büyüdük" ifadelerinde bulundu.

"SİYONİST HAREKETİ FİLİSTİN'E TAŞIYAN İNGİLİZ MANDASIDIR"

Birinci Dünya Savaşı akabinde kurulan Milletler Cemiyeti'nin, 1922 yılında aldığı bir kararla Filistin'i İngiliz mandasına verdiğini hatırlatan Tamimi, "İngilizler, lehlerine olan bazı Osmanlı dönemine ait kanunları da kullanarak, yerli nüfusa karşı Yahudi göçmenleri kayırdı, onlara toprak verdi ve Filistinlilere verilmeyen ayrıcalıklara sahip olmalarını sağladı. Dolayısıyla İngiliz mandası, siyonist hareketin kendini kabul ettirmesi ve birçok kurumunu Avrupa'dan Filistin'e taşıması için bir fırsattı" dedi.

Nazi Partisinin Almanya'da yükselişiyle birlikte Filistin'e Yahudi göçünün artmasının paralel olarak ilerlediğini dile getiren Tamimi, "Birdenbire vatanınız elinizden alınıyor ve insanlar dışarıdan, çok uzaklardan gelip kendilerine karşı başka biri tarafından işlenen dehşetin kurbanları olduklarını iddia ediyor ve sizin bununla hiçbir ilginiz yok. Sonra bu insanların kendi devleti olsun diye siz vatanınızdan oluyorsunuz" şeklinde konuştu.

"SİYONİSTLER FİLİSTİN'İN TAMAMINI İŞGAL ETME NİYETİNDE"

Filistin'i iki devletli yapıya bölünmesini öngören 29 Kasım 1947 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) taksim planının, Filistin halkının yurtlarından sürülme sürecini hızlandırdığına dikkat çeken Tamimi, konuşmasının devamında şu ifadelerde bulundu:

"Filistinliler için bu imkansız bir teklifti çünkü benden kendi evimi, kendi bahçemi Avrupa'dan yeni gelmiş biriyle paylaşmamı istiyorsunuz. Hiç mantıklı değildi. Elbette çok sonraları pek çok kişi Filistinlileri suçladı ve onlara 'Bölünmüş toprakları kabul etseydiniz, kendi devletinize sahip olurdunuz.' dedi. Ancak bu doğru değil, çünkü siyonistler Filistin'in tamamını işgal etmeye niyetliydi ancak bunu aşamalı olarak gerçekleştireceklerdi."

1948'de İsrail'in bağımsızlık ilanı ile birlikte Filistin köylerindeki etnik temizliğin arttığını aktaran Tamimi, devamında:

"Birüssebi'den sürülen anneannem ve dedeme, 'Sorun yok, gidebilirsiniz, güvenli bir sığınak bulun, her şeyi içeride bırakın, sadece kapıyı kilitleyin ve anahtarları alın, birkaç hafta içinde sorunu çözeceğiz o zaman geri gelebilirsiniz.' dediler. Onlar da söyleneni yaptı. Kapıyı kilitlediler, anahtarları sakladılar ve El Halil'e gittiler ama bir daha asla geri dönemediler. Çocukken o anahtarları görürdük. Ailemin Filistin'deki evlerinin anahtarları her zaman duvarda asılı dururdu" ifadelerinde bulundu.

"FİLİSTİN HALKI DİRENİŞE HİÇ ARA VERMEDİ"

Siyonist İsrail işgalinin başından beri Filistinlilerin vatanlarını korumak için büyük mücadele verdiğini ve direnişi hiç bırakmadığını vurgulayan Tamimi, şöyle konuştu:

 "Babam, Filistin'de siyonist devletin kurulmasını engellemek için 1948'deki savaşta amcamla birlikte savaştı ve amcam şehit oldu. Yahudi göçmenler Avrupa'dan gelmeye ve Filistin'i işgal etmeye başladığından beri Filistinliler mücadelelerine hiç ara vermedi. Çocuklarımıza ve torunlarımıza Filistin'de hakları olduğunu ve mücadeleye devam etmeleri gerektiğini öğretiyoruz." 

"SİYONİZİM ENİNDE SONUNDA YENİLGİYE UĞRAYACAK"

Katil İsrail'in Gazze'de 4 aydan beri sivilleri hedef almasına rağmen uluslararası toplumdaki sessizliğe değinen Tamimi, "Sözde uluslararası toplumun, yani bugün ABD'nin başını çektiği dünyadaki emperyalist güçlerin tutumu bana Güney Afrika'da apartheid olarak da adlandırılan beyaz ırkçı azınlık rejiminin, çoğunluktaki siyahları köleleştirip onları temel haklarından mahrum bıraktığı dönemdeki tutumlarını hatırlatıyor" ifadelerinde bulundu

Siyonistlerin ve Batılı devletlerin tarihten ders çıkarmadığına dikkat çeken Tamimi, şunları söyledi:

"O kadar kibirliler ki gözleri kör olmuş. Tarihten ders çıkarmak istemiyorlar. ABD'nin Vietnam yenilgisinden, Fransa'nın Cezayir yenilgisinden ya da Güney Afrika'da ırkçılığın yenilgisinden ders almak istemiyorlar. Aynı şey Filistin'de de olacak. Siyonizm eninde sonunda yenilgiye uğrayacak. Batılı hükümetler yaptıklarından ve yapacaklarından pişman olacak."

Gazze'deki direnişin kırılma noktası olacağı düşünen Tamimi, sözlerini şöyle noktaladı:

"Bugün yaşananlar, durdurulamaz şekilde devam eden bir mücadelenin parçası ve sanırım bugün bu mücadelede yeni bir sayfa açıldığını görüyoruz. Bu mesele sadece Filistinlilerin meselesi değil. Bence Gazze'de yaşananlar ABD'deki Yahudiler de dahil olmak üzere küresel bir ayaklanmaya neden oluyor. Diasporada siyonizme karşı çıkan, siyonizmi reddeden ve Filistinlilerin yanında yer alan Yahudilerin sayısının giderek artığını duyuyor ve görüyoruz. Filistin'deki durumun değişmesine yardımcı olacak şey de bu."

02 Şub 2024 - 12:00 İstanbul- Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Vicdanlı Vatandaş - ALLAH yar ve yardımcıları olsun Bizde TÜRKİYE olarak İsrail e gemi göndermede ara vermedik canımmmmm. Tabi boş gemi göndermedik.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Şubat 11:25

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi